<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Ekonomi</title>
         <link>https://www.egemenlik.com.tr/ekonomi/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Kınık OSB’de yatırım seferberliği]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir’in kuzey aksındaki sanayi üretiminin yükselen değeri Kınık Organize Sanayi Bölgesi’nde küresel ölçekteki belirsizliklere, savaş ortamına ve ekonomik zorluklara rağmen yatırım iştahı hız kesmeden devam ediyor. Mevcutta 15 fabrikada üretimin yapıldığı, 19 fabrikanın kuruluş aşamasında olduğu bölgede, sanayicilerin tesislerini bir an önce faaliyete geçirebilmesi için yaklaşık 100 milyon TL yatırımla gerçekleşecek altyapı çalışmalarının 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

Kınık Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Ekmekçioğlu, Ege Bölgesi Sanayi Odası bünyesinde oluşturulan yeni müteşebbis heyetinin ilk toplantısının ardından yaptığı değerlendirmede bölgedeki güncel verileri paylaştı.



Ekmekçioğlu: “Sanayicilerin üretim heyecanına altyapı ile eşlik ediyoruz”

Kınık Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde toplam 49 sanayi parselinin bulunduğuna dikkat çeken Hüsamettin Ekmekçioğlu, sanayicilerin üretim heyecanına altyapı yatırımlarıyla eşlik ettiklerini belirterek, “Şu anda 15 sanayicimiz fabrikalarında üretim yapıyor ve 19 firmamızın da inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Toplamda 34 fabrikamızda bacaların tütmesi için gün sayılıyor” dedi.

Ekmekçioğlu: “Küresel ve jeopolitik sorunlara rağmen yatırımlar sürüyor”

Küresel ve jeopolitik risklerin yatırım iklimini olumsuz etkilediğini, Çin ve ABD arasındaki ekonomik savaş üzerine eklenen Rusya Ukrayna savaşı ve akabinde Trump’ın küresel anlamda hamleleriyle ortaya çıkan İran/İsrail-ABD savaşının küresel ölçekte yatırımları durdurduğuna dikkat çeken Ekmekçioğlu, “Zaten Türkiye ekonomisi zor bir süreçten geçiyor. Yüksek enflasyon, buna bağlı olarak yüksek faiz ile sanayici yatırımdan öte, olanı koruma peşindeyken Kınık OSB’de katılımcılarımız yatırımlarına hız kesmeden devam ediyorlar. Biz de Kınık OSB yönetimi olarak onların hızına eşlik ederek altyapı yatırımlarımıza son sürat devam ediyoruz” diye konuştu.



Arıtma tesisi için 40 milyon TL kredi

Bölgenin geleceğini ‘sürdürülebilirlik ve çevre dostu üretim vizyonu’ üzerine kurgulayan Kınık Organize Sanayi Bölgesi yönetimi, Yeşil OSB kriterlerine uyum sağlama noktasında kritik öneme sahip olan atık su arıtma tesisi için süreci de hızlandırdı.

Projenin çevreci bir yaklaşımın ilk adımı olduğunu vurgulayan Kınık Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Ekmekçioğlu, atık su arıtma tesisi yatırımının bölgenin sürdürülebilirliği için hayati olduğunu ifade ederek, “Sürdürülebilirlik ve Yeşil OSB konusundaki en önemli adımımız olan atık su arıtma tesisi projemizin yatırım kararını aldık. Burası aynı zamanda bir tarım bölgesi. O sebeple bu konuya özellikle çok ciddi eğiliyoruz. Bu yıl içerisinde ihale sürecini tamamlayıp ilk kazmayı vurmayı hedeflediğimiz arıtma tesisimiz için yaklaşık 40 milyon TL'lik kredimiz onaylandı. Arıtma tesisi inşaatına en kısa sürede başlamayı hedefliyoruz. Bu yatırımımızla birlikte Kınık’ı daha çevreci ve geleceğe hazır bir sanayi merkezi haline getireceğiz” şeklinde konuştu.



Ekmekçioğlu: “Bu yıl sonunda Kınık OSB’nin çehresi değişmiş olacak’’

Kınık Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayi parsellerine erişimi kolaylaştırmak ve lojistik imkânları güçlendirmek adına yol yapım çalışmaları da program dahilinde ilerlediğini söyleyen Ekmekçioğlu,ilk etapta 1 km’lik yolun altyapı çalışmalarına başladıklarını belirterek, sanayicilerin talepleri doğrultusunda altyapı eksikliklerini hızla giderdiklerini söyledi.

2025 yılında başladığımız yoğun yatırım dönemini 2026 yılında tüm altyapı unsurlarını tamamlayarak taçlandırmak istediklerini vurgulayan Ekmekçioğlu, “Bölge altyapısı şu an yüzde 70 seviyesinde tamamlandı. Sene sonuna kadar tüm altyapı çalışmalarını bitirmeyi planlıyoruz. Ara yolların açılması ve parsel bağlantılarının bitirilmesiyle birlikte yatırımcılarımızın önündeki tüm engelleri kaldırarak bölgemizin tam kapasiteyle ekonomiye değer katmasını sağlayacağız. Bu yılın sonunda bölgemizin çehresi değişmiş olacak” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kinik-osb-de-yatirim-seferberligi-9794.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kinik-osb-de-yatirim-seferberligi-9794.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kinik-osb-de-yatirim-seferberligi-9794-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kinik-osb-de-yatirim-seferberligi-9794.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/kinik-osb-de-yatirim-seferberligi/21129/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk mobilyacılarından ABD çıkarması]]></title>
			<description><![CDATA[Egeli ihracatçılar ilk kez milli katılım organizasyonuyla ABD’de HD Expo Conference 2026 Fuarı’nda yerini almaya hazırlanıyor]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin 86 yıllık tarihinde bir ilk yaşanıyor. Birlik, 5–7 Mayıs 2026 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Las Vegas kentinde düzenlenecek HD Expo Conference 2026 Fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirilecek.



ABD pazarında konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz 

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2025 yılında 66 milyar dolarlık mobilya ürünleri ithal ettiğini dile getiren Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, ABD’nin mobilya ithalatının 90 milyar dolarlara ulaştığı yıllar olduğunu, Türkiye’nin ABD’ye 250 milyon dolar olan mobilya ihracatını 500 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. 

Sektörel ticaret heyetlerine fuar organizasyonlarını ekliyoruz

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak geçtiğimiz 4 yıllık dönemde 8 ülkeye sektörel ticaret heyetleri düzenleyerek 139 firmanın pazarlama kasının güçlenmesine katkı sağladıklarını kaydeden Güngör, “Sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetlerine devam ederken HD Expo Conference 2026 Fuarı’yla ilk kez bir fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştireceğiz. HD Expo Conference 2026 Fuarıyla; Türk mobilya sektörünün küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı, Türk markalarının uluslararası projelerde daha fazla yer almasını sağlamayı ve ABD pazarındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.

HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın otel, restoran, kruvaziyer, resort ve ticari konaklama projelerine yönelik mobilya, aydınlatma, tekstil, zemin kaplamaları ve iç mekân çözümlerine odaklandığını ifade eden Güngör, HD Expo Conference Fuarı’nın; sektörün önde gelen uluslararası buluşma noktalarından biri olarak öne çıktığını. Fuarın, mimarlar, iç mimarlar, proje geliştiriciler, satın alma profesyonelleri ve zincir otel temsilcileri ile doğrudan temas kurulabilen güçlü bir ticaret platformu olduğunu ifade etti. 

ABD Pazarında Stratejik Tanıtım Hamlesi

Amerika Birleşik Devletleri’nin, Türk mobilya ve iç mekân sektörünün hedef pazarları arasında yer aldığının altını çizen Güngör şöyle devam etti: “ABD, Tasarım gücü, üretim kapasitesi ve kalite standardı yüksek ürünlerimiz için önemli fırsatlar barındırıyor. HD Expo Conference 2026 kapsamında gerçekleştirilecek milli katılım organizasyonu ile Türk firmalarının marka bilinirliğinin artırılması, yeni ticari bağlantılar kurulması ve ihracat hacminin güçlendirilmesini hedefliyoruz.”

Devlet Destekli Katılım İmkânı

HD Expo Conference 2026 Fuarı’nın Ticaret Bakanlığı’nca desteklenen fuarlar listesinde olduğu bilgisini veren Güngör, mevzuatta belirtilen şartları sağlayan katılımcı firmaların, fuar katılım giderleri için belirlenen oran ve üst limitler dahilinde destekten yararlanabileceklerini vurguladı. 

HD Expo Conference 2026 Türkiye Milli Katılım Alanında yer alacak firmalar:

2B Stone Marble İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.

Büyüksoy Bayrak ve Şemsiye San. Tic. A.Ş.

Decosit Mobilya İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Demar Makina İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.

Egeli Polisaj Mob. San. ve Tic. A.Ş.

Goldsit Ofis Mobilyaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Karlı Orman Ürünleri A.Ş.

Moreno Konsept Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.

Pi Konsept Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.

Yücel Bahçe Mobilya San. ve Tic. A.Ş.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-mobilyacilarindan-abd-cikarmasi-8255.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-mobilyacilarindan-abd-cikarmasi-8255.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-mobilyacilarindan-abd-cikarmasi-8255-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/turk-mobilyacilarindan-abd-cikarmasi-8255.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/turk-mobilyacilarindan-abd-cikarmasi/21125/</link>
			<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:29:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[A101 Carrefoursa'yı satın aldı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Bünyesinde bulunan A101 mağazalarıyla Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet gösteren Yeni Mağazacılık A.Ş., organize perakende sektörünün önde gelen şirketlerinden Carrefoursa’yı devralmak için Sabancı Holding ve Carrefour ile anlaştı.

Konuya ilişkin Pay Devir Sözleşmesi, 17 Nisan 2026 tarihinde imzalanırken, pay devri Sabancı Holding’in şirketteki yüzde 57,12’lik hissesinin yanı sıra Carrefour Grubu’na bağlı Carrefour Nederland BV.’nin yüzde 32,16’lık hissesini de kapsıyor. İşlemin tamamlanmasıyla birlikte, Carrefoursa sermayesinin toplam yüzde 89,28’sine karşılık gelen paylar Yeni Mağazacılık A.Ş.  kontrolüne geçmiş olacak.

Taraflar arasında imzalanan anlaşma kapsamında devir işlemi, 325 milyon dolarlık şirket değeri esas alınarak, kapanış tarihindeki net borç ve işletme sermayesi düzeltmelerine göre hesaplanacak nihai hisse değeri üzerinden gerçekleştirilecek. Devir işlemleri Rekabet Kurulu tarafından gerekli onayın alınması da dahil olmak üzere tüm kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olarak tamamlanacak; böylece Sabancı Holding’in ve Carrefour Grubu’nun Carrefoursa’da herhangi bir payı kalmayacak.

“TECRÜBEMİZİ AKTARARAK YENİ BÜYÜME ALANLARI YARATMAYI HEDEFLİYORUZ”

Yeni Mağazacılık A.Ş.  Yönetim Kurulu üyesi Erhan Bostan söz konusu işlemin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunun altını çizerken, “Türkiye genelinde yaygın mağaza ağımız, güçlü tedarik zincirimiz ve operasyonel verimlilik odağımızla, organize perakende sektöründe sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiriyoruz. Bu yaklaşımımız; yalnızca mevcut operasyonlarımızı büyütmeyi değil, aynı zamanda farklı iş modelleri ve formatlar üzerinden yeni büyüme alanları yaratmayı da kapsıyor. Bu çerçevede Carrefoursa’nın köklü geçmişi ve güçlü mağaza ağı ile grubumuzun perakende tecrübesinin bir araya gelmesinin önemli bir potansiyel sunduğuna inanıyoruz.

A101 ve Carrefoursa’nın faaliyetlerini farklı yönetim yapıları altında, ayrı segmentlerde ve kendi marka kimliklerini koruyarak bağımsız şekilde sürdürmesi öngörülmektedir. Bu doğrultuda temel hedefimiz, tüm paydaşlarımızla bir arada çalışarak, Carrefoursa’nın faaliyet gösterdiği iş alanlarında güçlü ve sürdürülebilir büyüme sağlamak ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşan, çeşitlenen bir perakende yapısı oluşturmaktır” dedi.

“SERMAYE TAHSİSİMİZİ GELECEĞİN PORTFÖY YAPISINA GÖRE ŞEKİLLENDİRİYORUZ”

Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanı Gökhan Eyigün de, sahip oldukları portföyü geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiren bir anlayışla ele aldıklarının altını çizerken, “Bu yaklaşım; yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Bu kapsamda, yaptığımız değerlendirmeler ve tüm paydaşlarımızla paylaştığımız stratejik yol haritamız kapsamında, Sabancı Holding portföyünde bulunan Carrefoursa hisselerinin Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye devir sürecini başlattık. Dinamik portföy yaklaşımımız kapsamında, 30 yıllık ortağımız Carrefour ile birlikte aldığımız bu hisse devir kararı, gelecek hedeflerine çok daha odaklı ilerleyen bir Sabancı yaratma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu vizyon doğrultusunda sermaye tahsisimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, geleceğin portföy yapısına göre de şekillendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde atacağımız yeni adımlarla, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli gördüğümüz alanlarda odağımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. Kurulduğu ilk günden bu yana Türkiye’de ilkleri hayata geçiren Carrefoursa, ülkemizde organize gıda perakendesinin gelişimine de öncülük etmiştir. Yeni Mağazacılık A.Ş.’ye teslim edeceğimiz bu bayrağın çok daha yükseklere taşınacağına olan inancımız tamdır. Bu kapsamda, bugüne kadar değer yaratan tüm çalışma arkadaşlarımıza, yöneticilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; önümüzdeki dönemde de bu güçlü birikimin değer üretmeye devam edeceğine inanıyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/a101-carrefour-u-satin-aldi-6168.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/a101-carrefour-u-satin-aldi-6168.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/a101-carrefour-u-satin-aldi-6168-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/a101-carrefour-u-satin-aldi-6168.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/a101-carrefour-u-satin-aldi/21116/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 02:05:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[8 yıllık başkan veda etti… Hazır giyimde koltuk değişimi! ]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nde seçimli genel kurul gerçekleştirildi. Seçimde 8 yıllık başkanlık görevini bırakan Burak Sertbaş yerine Çağlar Bağcı tek aday olarak yarışa girdi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege İhracatçılar Birliği’nde (EİB) seçimli olağan genel kurul süreçleri sürüyor. Son olarak Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği seçime gitti.
Kurulda divan başkanı olarak Turan Göksan seçildi. Kurulda birliğin bilançosu açıklandı. Açıklanan bilançoya göre birliğin geliri 49 milyon TL, gideri 49 milyon TL olarak açıklandı. Bütçe, 34 bin 772 TL gelir fazlası verdi. 2026 yılı için tahmini gelir 69 milyon 900 bin TL olarak açıklandı. Tahmini gider bütçesi de 69 milyon 900 bin TL olarak açıklanarak, denk bütçe belirlendiği ifade edildi.
Birliğin yönetim kurulu başkanı olan Burak Sertbaş, 8 yıllık görevinin ardından tüzük gereği son kez başkan sıfatıyla kürsüye çıktı.



SERTBAŞ: BAŞKAN OLMASAM DA AYNI AMAÇ ALTINDA BULUŞACAĞIZ

Sertbaş veda konuşmasında, “2 dönemdir büyük bir gurur ve emekle yürüttüğüm görevim kapsamında son kez sizinle konuşuyorum. Bundan sonraki süreçte görev ve sorumluluklarım başkanlık olmasa da aynı amaç altında buluşacağımızı ümit ediyorum. 2025 yılı sektörümüzün rekabetçiliğin yeniden tanınan bir yıl oldu. Maliyetler, finansmana erişim sorunları ihracatımızı olumsuz yönde etkiledi. İhracatımız yüzde 8 oranında azalma yaşadı. Birim fiyatlarımız yükselmeye devam etti. İhracat ortalamamız ortalamanın çok üzerinde devam etti. İspanya, Almanya, Hollanda, İtalya en çok ihracat yaptığımız ülkeler oldu. İlk on ülkeye yüzde 86 seviyesinde ihracat gerçekleştiriyoruz. Farklı ülkelere ihracat yapmamız gerekiyor, yeni yönetime bu anlamda tavsiyede bulunuyorum” dedi.

‘İHRACATIMIZ ZORLANSA DA GÜCÜMÜZÜ KAYBETMEDİK’

Başkanlık süreci boyunca birliğin faaliyetlerinden bahseden Sertbaş, “İhracat sıralamasında gerilesek de en temel taşlardan biri olmaya devam ettik. İhracatımız zorlansa da gücümüzü kaybetmedik. Firmalarımızı en önemli platformlarda göstermeye devam ettik. Son dönemlerdeki hedefim ABD idi. Organizasyonlarımızı düzenli bir hale getirdik, bu anlamda devam edeceğimizi düşünüyorum. Tasarım, sürdürülebilirlik, insan kaynakları konusunda öncü bir noktaya taşıdık. Tasarım yarışmamızı sürdürmeye devam ettik. Tüm birlikler arasında ilk sürdürülebilirlik URGE’sini hayata geçirdik. Ülkenin önde gelen isimleri üyelerimizle buluşturduk. Büyük emeklerle hayata geçirdiğimiz projelerin artacağına inanıyorum” diye konuştu.

‘2026’YA ZOR BAŞLASAK DA NİSAN’DA ARTIŞ KAYDETTİK’

Sertbaş, son olarak, sektöre dair değerlendirmelerde bulunarak, “2025 küresel talepteki daralma, kurun enflasyon oranında artmaması, artan işçilik ve hammedeler konusunda sıkıntılı bir sene geçti. Küresel ve bölgesel istikrarsızlık bizim için en büyük sorunlar olacak. 2026 yılı bizim için zor bir başlangıç oldu. Yılın ilk yarısında yaşananlar belimizi bükmeye devam ediyor. Olumsuzluklara rağmen Nisan ayına daha iyi başladık. İlk 15 günde yüzde 28’lik bir artış kaydettik. Savaş nedeniyle rakiplerimiz olan Asya tedarik sorunları, Avrupa’ya yakın olmamız nedeniyle bize avantaj sağlayabilir. Bu yılın denge ve toparlanma süreci olacağına inanıyorum. Beraber çalıştığım bütün arkadaşlarıma, destek veren bütün üyelerime 8 yılı unutulmaz kıldıkları için teşekkür ediyorum” dedi.



KIZILGÜNEŞLER: MORALLERİ BOZMANIN SIRASI DEĞİL

Sertbaş’dan önce başkanlık görevini üstlenen İZTO Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, başkan olacak olan Bağcı’ya desteklerini belirterek, “4 kuşak buradayız. Biraz moraller bozuk gibi geldi. Moral bozmanın yeri ve sırası değil. Dünyada yaşanan birçok şeye bakınca sektörümüzde yapısal bir dönüşüm var. Optimizasyonla ilgili şirketler yol aldı. Ege Bölgesi’nde işi bilen insanlar şirketleri yönetiyor ve bu beni umutlandırıyor. Benden sonraki başkanın nasıl yanında olduysam Çağlar Başkanın da yanındayım. Burak Başkan çok özverili ve fedakarca çalıştı. Gece gündüz birlik ile yatıp kalktı. Çağlar’dan da aynı performansı göreceğime ve çıtayı yukarı çıkaracağına eminim. Abileri olarak her zaman yanındayız” diye konuştu.



BAĞCI: KAPIM DA AKLIM DA AÇIK OLACAK

Tek aday olarak yarışa giren ve halihazırda yönetim kurulu başkan yardımcısı olan Çağlar Bağcı ise konuşmasında, “Benim için sadece bir seçim günü değil, büyük ailenin yeni bir sorumluluğu üstlenme günüdür. Ülkemizin sürdürülebilir üretimi için çalışıyorum. Aynı sorumluluk ve heyecanı sürdürme arzusu ile karşınızdayım. Sektörümüz zor bir dönemden geçiyor. Biz ülkenin en köklü, eğitimli bir sektörüyüz. İhracat birim fiyatımız ortalamanın on kat üzerinde. Krizler karşısında hızlı aksiyon alabilme kabiliyetine güvenim tam. Çatı altında çok büyük bir aileyiz. Hızlı hareket etme kabiliyeti, deneyim ve tasarım gücümüz var. Sertbaş’a özverili çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Kapım da aklım da açık olacak. Gayretimle sizlerle beraber olacağız. Özellikle eğitim alanında dirsek teması içinde olacağız. Dış pazar stratejilerini geliştirme, dijital dönüşüm süreçlerinde sonsuz gayret göstereceğiz. Çok güçlü, deneyimli bir yönetim kurulu oluşturduk. Hepinize güveni için teşekkür ediyorum” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/hazir-giyimde-koltuk-degisimi-8201.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/hazir-giyimde-koltuk-degisimi-8201.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/hazir-giyimde-koltuk-degisimi-8201-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/hazir-giyimde-koltuk-degisimi-8201.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/hazir-giyimde-koltuk-degisimi/21111/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:22:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ETHİB’e Eskinazi veda etti: Turan Göksan dönemi başladı]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) seçimli olağan genel kurula gitti. Birliğin 8 yıldır başkanlığını yapan Jak Eskinazi, görevini sonlandırdı. Eskinazi'nin yerine seçime tek aday olarak Turan Göksan katıldı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege İhracatçılar Birliği’nde (EİB) seçimli olağan genel kurul süreçleri sürüyor. Son olarak Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ETHİB) seçime gitti.

Birliğin yönetim kurulu başkanlığını yapan ve aynı zamanda EİB Koordinatör Başkanı olan Jak Eskinazi, yapılan seçimli kurulla birlikte birliğin yönetim kurul başkanlığına veda etti. Tüzük gereği en fazla iki dönem başkanlığa seçilme maddesi olduğu için aday olamayan Eskinazi, yapılan seçimle birlik başkanlığına veda etmiş oldu.

Eskinazi yerine tek aday olarak Birlik Başkan Yardımcısı Turan Göksan oldu

Genel Kurulun divan başkanı olarak Aydın Ünsal seçildi. Kurulda birliğin mali bilançosu açıklandı. Açıklanan bilançoya göre; birliğin geliri 29 milyon TL, gideri ise 27 milyon TL olarak açıklandı. Birliğin 1 milyon 414 bin TL gelir fazlası verdiği açıklandı.



ESKİNAZİ BAŞKAN SIFATIYLA SON KEZ KONUŞTU

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı sıfatıyla son konuşmasını yapan Eskinazi, “Bugüne kadar yaptığımız en kapsamlı genel kurullardan biri oldu. Pamuk birliğimizin en önemli konularından biri. Tekstildeki duraklama dolayısıyla pamuk ihracatımız arttı. Üyesi olduğumuz grupların toplantılarını sıklıkla takip ettik. Biz normal olarak birliğimizle alakalı diğer işleri de yapmaya çalıştık. Avrupa’da organizasyon ve çalışmaları takip ettik. Halı ihracatında URGE çalışmalarımız oldu. Halıcı arkadaşlarımızı yönetime aldık ve bundan sonra daha başarılı bir 4 yıl geçireceğiz. Uşak’ta geri dönüşüm alanında çalışmalar yürüttük. Sürdürülebilirlik çıktığında herkes şaşkınlık içindeydi, biz Uşak’ı işaret ettik. Uşak’ta bu senelerdir devam ediyor. Türkiye’nin başarılı işler yapacağını bizlere gösterdiler. Tekstil mühendisliği konusunda katkılar vermeye çalışıyoruz. Öğrencilerin kalitesini arttırmaya çalıştık. Daha kaliteli öğrencilerin tekstil mühendisliğine seçilmesini sağladık. Sürdürülebilirlik konusunda 2025 yılında çok önemli çalışmalar yaptık. Üye ilişkilerimizi arttırmaya çalışıyoruz. Bize göstermiş olduğunuz teveccühe layık olmaya çalıştık. Yeni ve genç arkadaşlar bu bayrağı daha iyi yerlere götürecektir” dedi.



GÖKSAN: JAK BAŞKANDAN BU GÖREVİ DEVRALMAK KOLAY DEĞİL

Yeni Başkan olarak seçilecek Turan Göksan ise, “Jak başkandan bu görevi devralmak kolay değil. Pamuk bizim tedarik zincirimizin başında bir ürün. Daha fazla desteklenmesi gerekiyor. Devlet destekleri konusunda üyelerimizi daha fazla bilgilendirmeliyiz. Finansman en büyük sorunların başında geliyor, bankalarla daha fazla iletişime geçeceğiz. Döviz dönüşüm desteğinin, istihdam desteğinin artmasını istiyoruz. Yeşil dönüşüm konusunda çalışmalara devam edeceğiz. Yeni URGE başvurularımız var, yapay zeka üzerine çalışıyoruz. İhracatımız için ekip halinde çok çalışacağız ve başaracağız” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ethib-e-eskinazi-veda-etti-turan-goksan-donemi-basladi-4044.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ethib-e-eskinazi-veda-etti-turan-goksan-donemi-basladi-4044.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ethib-e-eskinazi-veda-etti-turan-goksan-donemi-basladi-4044-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ethib-e-eskinazi-veda-etti-turan-goksan-donemi-basladi-4044.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ethib-e-eskinazi-veda-etti-turan-goksan-donemi-basladi/21110/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 15:21:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mobilyacılar finansal desteğe ihtiyaç duyuyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Mobilya sektörünün Türkiye’nin ve İzmir’in yıldız sektörleri arasında olduğunu vurgulayan İzmir Mobilyacılar Odası (İZMOD) başkanı Zafer Koç, meslek dalındaki üyelerin finansal desteklere ihtiyaç duyduklarını söyledi.

Yan sektörleriyle birlikte önemli ihracat, istihdam, üretim gücüne sahip olduklarını hatırlatan Koç, ‘Ekonomiye önemli katma değer sağlıyoruz. Ülke genelinde ve İzmir’de ihracatta lokomotif üç sektörün arasındayız. Önemli döviz girdisi sağlarken, istihdam olanaklarımızla, vergilerimizle, üretim potansiyelimizle ekonomiye can suyu veriyoruz. Ülke yöneticilerinin, böylesine etkin bir sektörün üyelerine daha fazla ilgi göstermeleri gerektiğine inanıyoruz’ dedi.

Üretime Hazırız…

Üretmeye ve ihraç etmeye hazır olduklarını kaydeden Başkan Koç, ‘Türkiye ancak üretim gücünü etkinleştirdiği takdirde kalıcı kalkınma hamlesi gerçekleştirebilir. Mobilya ve yan sektörleri üretme potansiyeline sahip, ürettikleri ürünleri iç ve dış pazarlara doğru şekilde sunan işletmelerden oluşuyor. Sektörü geliştirmeye yönelik azmimiz, gelişme arzumuz var, ancak finansman kaynaklarımız yetersiz.

Esnaf Kredi Kooperatiflerinin uygun kredileri dışında avantajlı finansman bulamıyoruz. Ankara’da ülke yöneticileri tarafından sektörümüze ilişkin yeni bir teşvik ve kredi paketi hazırlamalıdır. Üretimimizi destekleyen yeni uygulamalar kısa vadede Türk ekonomisine olumlu yansıyacaktır. Ayrıca İzmir ve çevre illere de iktisadi atılım yaşatma iddiasında oluruz.’ diye konuştu.

Ankara Temasları…

Yerel yönetimlerle uyumlu çalıştıklarını da hatırlatan Koç sözlerini şöyle sürdürdü: ‘İzmir’de gerek mülki amirlerimizle gerek belediyelerimizle samimi ve işbirliği altında çalışmalar yürütüyoruz. Üyelerimizin çalışma şartlarını iyileştirmek, daha geniş ve kullanıma uygun işyerleri inşa etmek oda yönetimimizin ilk hedefleri arasında.

İzmir’deki yerel yöneticilerimizin sektörümüze gösterdiği ilgi ve alakayı ulusal bazda ülke yöneticilerinden de bekliyoruz. Mobilya sektörüne can suyu verdiğiniz takdirde, çok daha fazlasını geri dönüş olarak alabilirsiniz.

Yaz aylarında planladığımız Ankara temaslarımız var. Oda yönetimi olarak düşünce ve önerilerimizi içeren raporumuzla iktidardan ve mesleki üst kuruluşlarımızla istişarelerde bulunmak istiyoruz. Mobilya sektörü yan kollarıyla oldukça büyük ve etkin bir sektör. Hak ettiği desteği almalı.’
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/mobilyacilar-finansal-destege-ihtiyac-duyuyor-6646.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/mobilyacilar-finansal-destege-ihtiyac-duyuyor-6646.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/mobilyacilar-finansal-destege-ihtiyac-duyuyor-6646-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/mobilyacilar-finansal-destege-ihtiyac-duyuyor-6646.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/mobilyacilar-finansal-destege-ihtiyac-duyuyor/21108/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:36:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kiraz hasreti bu sene bitiyor]]></title>
			<description><![CDATA[Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle kiraza hasret kalan vatandaşların bu sene kiraz hasreti sona erecek. Kiraz ihracatçıları yeni sezona girerken 200 milyon dolar ihracat hedefi koydu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi.  Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.

Kirazda Türkiye’nin en batısından en doğusuna bin 850 km’lik bir hasat yolculuğu yaşanıyor

Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.

C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor.



Kiraz hasreti bu sene bitecek

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi.

Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.



Ege Bölgesi’nde 250 bin ton kiraz üretiliyor

Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.



Almanya, Rusya ve İtalya ihracatta zirvede

Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-4172.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-4172.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-4172-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor-4172.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor/21107/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 12:36:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kırgızistan pazarı İzmir iş dünyasını bekliyor]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Ticaret Odası, üyelerini Orta Asya’nın yükselen pazarlarından Kırgızistan ile buluşturdu. Düzenlenen “Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı”, iki ülke arasında ticaret ve yatırım alanlarında yeni iş birliklerinin kapısını araladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Üyelerine yeni pazarları tanıtma hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzmir Ticaret Odası, Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı düzenledi. Yoğun bir katılımla gerçekleşen toplantı, Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç’un açılış konuşmalarıyla başladı. Moderatörlüğünü Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Basın Temsilcisi Adilet Artıkbekov’un yaptığı toplantıda, Kırgız Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Çıngız Esengul Uulu, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı Başkan Yardımcısı Meerimbek Koyçumanov ile Kırgız Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Sancar Diykanov birer sunum gerçekleştirdi.



ERKOÇ: İŞ BİRLİĞİ ÇEŞİTLENDİRİLEBİLİR

Heyette yer alan Kırgız Ticaret ve Sanayi Odası da dahil olmak üzere,  Kırgız Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Bişkek Ticaret Odası ile İzmir Ticaret Odası arasında imzalanmış iş birliği anlaşmalarına ve Bişkek ile İzmir’in kardeş kent olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, 2024 yılı itibarıyla Türkiye ile Kırgızistan ilişkilerinin Kapsamlı Stratejik Ortaklık seviyesine yükseldiğini, iş birliğinin çeşitlendirilebileceğini ifade etti. Kırgızistan enerji sektöründeki belirli projeler ve teşvik mekanizmaları kapsamında uygulanan vergi muafiyetlerine ve ülkenin tarım ve seracılık sektöründe gelişmesinde İzmirli firmaların katkı sağlayabileceğine değinen Erkoç, toplantının bu anlamda verimli olmasını diledi.



TOKTOBEKOV: TİCARET HACMİ 2 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

İzmir’de olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, toplantının Türkiye ile Kırgızistan arasındaki dostluğu güçlendirmeyi ve iş dünyası arasında somut iş birliklerini geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Başkonsolos, İzmir’in Türkiye ekonomisindeki önemli konumuna dikkat çekerek, şehrin ticaret, sanayi ve ihracattaki güçlü yapısının Kırgızistan için de önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. 2024 yılında gerçekleştirilen üst düzey ziyaret kapsamında iki ülke arasında önemli anlaşmalar imzalandığını ve ticaret hacminin artırılmasının hedeflendiğini belirten  Başkonsolos, bu hedefe ulaşmak için gerekli şartların oluşturulduğunu ve geçtiğimiz sene iki ülke arasındaki ticaret hacminin neredeyse 2 milyar dolara ulaştığını belirterek bu durumdan gurur duyduğunu ifade etti. İş insanlarını yeni iş bağlantıları kurmaya ve ortak projeler geliştirmeye davet eden Başkonsolos, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı.

Açılış konuşmaları ve sunumların ardından İzmirli iş insanları, iş birliği fırsatlarını öğrenmek için Kırgız heyete sorularını yöneltti. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kirgizistan-pazari-izmir-is-dunyasini-bekliyor-2625.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kirgizistan-pazari-izmir-is-dunyasini-bekliyor-2625.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kirgizistan-pazari-izmir-is-dunyasini-bekliyor-2625-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/kirgizistan-pazari-izmir-is-dunyasini-bekliyor-2625.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/kirgizistan-pazari-izmir-is-dunyasini-bekliyor/21088/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:42:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İAOSB’de 'Tedarik Zinciri Buluşması' yoğun ilgi gördü]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde ikinci kez düzenlenen Fabrika Tedarikçileri Fuarı, (FABTED) artan katılımcı sayısı, güçlü iş bağlantıları ve uluslararası katılımla tamamlandı. Üç gün süren organizasyon, sanayi ile tedarikçileri aynı platformda buluşturdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), üretim ekosisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan tedarik zincirini odağına alan önemli bir organizasyona daha başarıyla ev sahipliği yaptı. Bu yıl ikinci kez düzenlenen Fabrika Tedarikçileri Fuarı, 8–10 Nisan tarihleri arasında yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Üç gün boyunca 09.00–18.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayan fuar, sanayi kuruluşları ile tedarikçi firmaları doğrudan buluşturarak iş geliştirme süreçlerine önemli katkı sağladı.

KATILIMCI SAYISI İKİYE KATLANDI

Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren İAOSB Bölge Müdürü Engin Bişar, organizasyonun kısa sürede gösterdiği gelişime dikkat çekti.

Geçtiğimiz yıl 24 firmanın katıldığı fuarın bu yıl 44 katılımcıya ulaştığını belirten Bişar, organizasyonun her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini ifade etti.

Sanayinin en kritik bileşenlerinden birinin tedarik süreçleri olduğunu belirten Bişar, fuarın hem İAOSB’ye hem de İzmir sanayisine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

SANAYİ VE TEDARİK AYNI PLATFORMDA BULUŞTU

Fabrika Tedarikçileri Fuarı; makine ve ekipman çözümlerinden lojistik hizmetlerine, mühendislik uygulamalarından dijital dönüşüm teknolojilerine, enerji çözümlerinden finans ve danışmanlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren firmaları bir araya getirdi.

Sanayi kuruluşları ile tedarikçi firmaları doğrudan buluşturan organizasyon; satın alma profesyonelleri, yöneticiler ve karar vericiler için etkin bir iş geliştirme zemini oluşturdu. Katılımcılar, üretim süreçlerini daha verimli ve rekabetçi hale getirecek çözümleri yerinde inceleme fırsatı buldu.

ÜRETİMİN MERKEZİNDE STRATEJİK ORGANİZASYON

Fuarın doğrudan üretim sahasının içinde, İAOSB’de düzenlenmesi organizasyonu benzerlerinden ayrıştıran en önemli unsurlar arasında yer aldı.

Bu sayede katılımcı firmalar hedef kitleleriyle birebir temas kurarken, bölgedeki sanayi kuruluşları da ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetlere yerinde ulaşma imkânı elde etti.

Organizasyon, yalnızca bir sergileme alanı olmanın ötesine geçerek aktif bir iş geliştirme ve networking platformu olarak öne çıktı.

FORUM VE B2B GÖRÜŞMELER YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Fuarın ikinci ve üçüncü gününde gerçekleştirilen forumlar ve B2B networking görüşmeleri, organizasyonun içeriğini daha da güçlendirdi. Yurt içi ve yurt dışından katılan uzman konuşmacılar; dijitalleşme, yapay zekâ, enerji verimliliği, üretimde dönüşüm ve küresel ticaret gibi başlıklarda önemli paylaşımlarda bulundu. Gerçekleştirilen oturumlar, katılımcılara sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etme ve yeni iş birlikleri geliştirme imkânı sundu.

YOĞUN KATILIM, GÜÇLÜ TEMAS

Fuarın açılış gününde İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, Denetim Kurulu Üyeleri Durmuş Kara ve Hasan Yıldırım ile ATAER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Atınç Abay stantları ziyaret ederek katılımcı firmalarla bir araya geldi.

Ziyaretler kapsamında firmaların sunduğu ürün ve hizmetler yerinde incelenirken, olası iş birliklerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

TEDARİK ZİNCİRİNE GÜÇLÜ KATKI

İAOSB’nin sanayi kuruluşlarının rekabet gücünü artıran ve iş birliklerini geliştiren organizasyonlara ev sahipliği yapmayı sürdürdüğünü ortaya koyan fuar, sektör paydaşları açısından önemli kazanımlar sağladı.

Fabrika Tedarikçileri Fuarı’nın, başta bölge sanayicileri olmak üzere tüm katılımcılar için yeni iş bağlantılarının kurulmasına katkı sunduğu ve tedarik zinciri ilişkilerini güçlendirdiği değerlendirildi.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/iaosb-de-tedarik-zinciri-bulusmasi-yogun-ilgi-gordu-6139.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/iaosb-de-tedarik-zinciri-bulusmasi-yogun-ilgi-gordu-6139.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/iaosb-de-tedarik-zinciri-bulusmasi-yogun-ilgi-gordu-6139-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/iaosb-de-tedarik-zinciri-bulusmasi-yogun-ilgi-gordu-6139.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/iaosb-de-tedarik-zinciri-bulusmasi-yogun-ilgi-gordu/21069/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:47:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde İbrahim Alimoğlu güven tazeledi]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda İbrahim Alimoğlu güven tazeleyerek ikinci kez Başkan seçildi. İbrahim Alimoğlu, Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatını 2026 yılında 1,5 milyar dolara, 2030 yılında da 2 milyar dolara çıkarma hedefiyle yeni döneme giriş yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - İbrahim Alimoğlu’nun listesinde; Yönetim ve Denetim Kurulu’nda 6 isim yeni dönemde de listede yerini korurken, YK ve DK’da 8 isim değişmiş oldu.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’nin Divan Başkanlığı yaptığı Genel kurulda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, ilk dönemlerinde önemli adımlar attıklarını ve pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

Göreve geldiklerinde 1 milyar 80 milyon dolar olan ihracat rakamlarını, tüm zorluklara rağmen 1 milyar 380 milyon dolara taşımanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Alimoğlu, “Madencilik sektörümüz, diğer sektörlere verdiği hammadde ve güç desteğiyle Türk ekonomisine tam 60 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyor. Bizler, bu devasa çarkın en stratejik parçasıyız. Dönemimiz boyunca "basılmadık yer, çalınmadık kapı bırakmama" düsturuyla hareket ettik: Kazakistan’dan Meksika’ya, Kenya’dan Amerika’ya, Birleşik Arap Emirlikleri’den İngiltere’ye, Suudi Arabistan’a kadar çok sayıda Sektörel Ticaret Heyeti düzenledik. Güney Kore’ye ilk kez Türkiye Milli Katılımı’nı gerçekleştirdik. Xiamen Uluslararası Taş Fuarı’na bu yıl 14’üncü kez milli katılım organizasyonu düzenledik” diye konuştu.

EGEBİM ile dijital dönüşümü başlattık

Turkish Stones Turquality Projesi’yle onlarca ülkede dünyanın en seçkin etkinliklerinde Türk doğal taşını en üst seviyede temsil ettiklerine vurgu yapan Başkan Alimoğlu, şöyle devam etti; “Geçen yıl, Denizli Laodikya’nın büyüleyici atmosferinde gerçekleştirdiğimiz Amorf Doğal Taş Tasarım Yarışması ile sektörü sanatla buluşturduk. EGEBİM platformunu kurarak dijital dönüşümü başlattık; artık mimarlar ve tasarımcılar taşlarımızı dijital dünyada tek tıkla keşfedebiliyor. Elde ettiğimiz bu tecrübe, bizim en büyük sermayemizdir.”

Yeni dönemle ilgili hedeflerini de paylaşan Alimoğlu, “2026 yılında ihracat hedefimiz 1,5 milyar dolar; ancak asıl vizyonumuz 2030 yılında bu bayrağı devrederken 2 milyar dolar barajını aşmış bir birlik bırakmaktır. Önümüzdeki dönemde Rusya, Özbekistan, Kazakistan ve Tacikistan odaklı ticaret heyetlerimizle yeni pazarlara çıkarma yapacağız. 2025 yılında başlattığımız Sürdürülebilirlik Odaklı URGE Projesi ile yeşil dönüşüme öncülük edecek, 2026’da 6. Kez düzenleyeceğimiz Amorf yarışmamızla yine ilham vereceğiz. Yasal düzenlemelerin önümüzü açması için kamu temsilcileriyle kurduğumuz diyaloğu daha da güçlendireceğiz. Sektörümüzün imajını yükseltmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Biz sadece taş ihraç etmiyoruz; biz bu toprakların bereketini, emeğini ve estetiğini dünyaya sunuyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programının kabulünün ardından seçimlere geçildi.

Tek listeyle gidilen seçimlerde İbrahim Alimoğlu 42 oyla ikinci kez Başkan seçilirken Yönetim Kurulu’nda “Faik Tokatlıoğlu, İbrahim Altınpınar, Reyhan Sezgin, Rıfat Özdilek, Mehmet Şen, Akın Yeşilkaya, Mehmet Serter, Onur Demir, Leyla Türk ve Mehmet Tuncer” yer aldı.

Denetim Kurulu; “Ekrem Demirel, Zafer Soybaş ve Soner Ozan”dan oluşurken, TİM Genel Kurulu Asil Delegeleri, “Yakup Burak Ürper, İrfan Çelikten, Oben İnceler, Remzi Boncuk ve Togan Akkoç” olarak belirlendi.

Afyonlu ihracatçılar listeye ağırlığını koydu

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM Delege Listesi’ne Afyonlu ihracatçılar 9 ihracatçıyla ağırlığını koydu. İzmir’den 5, Manisa’dan 2, Denizli, Aydın ve Balıkesir’den 1’er ihracatçı yer aldı.



İbrahim Alimoğlu kimdir?

3 Şubat 1956 yılında Afyonkarahisar’da dünyaya gelen İbrahim Alimoğlu; dedesi, amcası, babası ve kardeşleriyle birlikte büyük bir ailenin içinde büyüdü.

İlk, orta ve lise öğrenimini Afyonkarahisar’da tamamlayarak 1979 yılında Afyonkarahisar Eğitim Enstitüsü’nden Sınıf Öğretmeni olarak mezun oldu.

Çocukluğundan itibaren mermer tozunun içinde büyüyen İbrahim Alimoğlu, 1980 yılında evlendi ve 4 çocuğu oldu. Vatanî görevini 1981 yılında Balıkesir Çayırhisar’da kısa dönem ordonat olarak tamamladı.

Doğduğu günden bu yana dedesinin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesi, büyümesi ve dünya pazarlarında yer alması konusunda olağanüstü çabalarla bugünlere ulaşmış, dünyanın dört bir tarafına, ülkemizin Denizli, Burdur, Afyonkarahisar yöresindeki en güzel mermerlerini ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam etmektedir.

Mermer satışıyla ilgili olarak dünyanın birçok ülkesine seyahat etme fırsatı bulan Alimoğlu, 2009 yılında gittiği Endonezya’da su altı zenginlikleriyle tanışmış ve birtakım incelemeler sonunda fabrikasında oluşturduğu akvaryumuyla başlayan hobisi, deniz fosilleriyle birlikte evlerde kullanılan her türlü eşyayı toplama gayretine dönüşmüştür. Yıllar önce başlattığı hobileri ile bugün çok zengin bir koleksiyona sahip etnografikmüze niteliğindeki bu eserler çoğunlukla evlerimizde kullandığımız etnografik değere sahip eşyalardan oluşmaktadır.

İbrahim Alimoğlu, Afyon Kocatepe Üniversitesi İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi bünyesinde 500'den fazla müzik enstrümanını sergiliyor.

İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi, İzmir Efes, İstanbul Hilton, Bursa Kervansaray otelleri Alimoğlu Ailesinin mermer işlerini yaptığı projeler arasında yer alıyor.

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nde 2008 yılından itibaren Yönetim Kurulu Üyesi, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görevlerde bulunan İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. İbrahim Alimoğlu halen TİM Sektörler Konseyi Üyeliği görevini de sürdürüyor.

2019 yılında TÜMMER Başkanlığına seçilen İbrahim Alimoğlu, 2022 yılında EMİB Başkanlığına aday olunca TÜMMER Başkanlığı görevini bırakmıştı.

İbrahim Alimoğlu, 13 Nisan 2026 tarihinde Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanlığına ikinci kez seçildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nde-ibrahim-alimoglu-guven-tazeledi-6589.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nde-ibrahim-alimoglu-guven-tazeledi-6589.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nde-ibrahim-alimoglu-guven-tazeledi-6589-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nde-ibrahim-alimoglu-guven-tazeledi-6589.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ege-maden-ihracatcilari-birligi-nde-ibrahim-alimoglu-guven-tazeledi/21064/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 20:52:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaş meyve sebze ihracatında 1 milyar dolar sınırı aşıldı]]></title>
			<description><![CDATA[Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.

Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.



Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde 

2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”



Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu

Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.

Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-1-milyar-dolar-siniri-asildi-602.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-1-milyar-dolar-siniri-asildi-602.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-1-milyar-dolar-siniri-asildi-602-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/yas-meyve-sebze-ihracatinda-1-milyar-dolar-siniri-asildi-602.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/yas-meyve-sebze-ihracatinda-1-milyar-dolar-siniri-asildi/21053/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 13:07:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde Ali Fuat Gürle güven tazeledi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerini temsil eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin genel kurulunda mevcut Başkan Ali Fuat Gürle 4 yıl için tekrar başkanlığa seçildi.

Genel kurulda konuşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2022-2026 döneminde sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri, fuarlar, URGE projeleri ve tasarım yarışmalarıyla en yoğun faaliyet gösteren birliklerin başında geldiklerini, bundan dolayı gurur duyduklarını 2026-30 döneminde etkinliklerini artırarak yollarına devam edeceklerini kaydetti. Gürle, “2026 yılında yapacağımız fuarlar, sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacağız” şeklinde konuştu.



81 firmanın katılımıyla ticaret heyetleri ve alım heyeti düzenledik

Mobilya sektörü açısından kur–maliyet dengesinin bozulduğu, hammadde ve enerji maliyetlerinde artışın yaşandığı süreçte esnek üretim ve tasarım gücüyle ayakta kaldıklarını vurgulayan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, 4 yıllık dönemde 8 ülkeye sektörel ticaret heyetleri yaptıklarını, İzmir Mobilya Fuarı’yla da eş zamanlı Alım Heyetleri yaptıkları bilgisini verdi. Güngör; “Birliğimizin koordinasyonunda yürütülen UR-GE projeleri kapsamında, Aegean Furniture projemiz ile 34 firmamıza eğitimler verdik, Çin’de (Şangay & Guanco) fuar ziyareti ve yurt dışı pazarlama faaliyetleri düzenledik. Güney Afrika, Fas, Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, ABD, Romanya ve Bulgaristan’a düzenlediğimiz ticaret heyetlerine Türkiye’nin dört bir tarafından 139 firmamız katıldı. Ticaret heyetleri firmalarımıza önemli fırsatlar sundu. Bunlara ek olarak, ABD’nin en büyük e-ticaret platformlarından Wayfair ile İzmir’de 14 firmamızın bir araya geldiği alım heyeti gerçekleştirdik. Bu faaliyetler, Türk mobilyasının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmakta kritik rol oynadı” ifadelerini kullandı.

Tasarım projelerimiz artarak devam etti

Tasarım alanında yenilikçi projelere devam ettikleri mesajını veren Güngör şöyle devam etti: “2025 yılında 5. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması düzenlendi ve genç tasarımcılarımızla ihracatçı firmalarımız aynı platformda buluşturuldu. Ayrıca Design2Prototype Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı ile sürdürülebilir malzemelerle üretilen prototipler geliştirilip sergilendi.”

Mobilya sektöründe ilk fuar milli katılımımızı yapacağız

2026 yılı faaliyetlerinin yoğun geçeceğini vurgulayan Güngör; “UR-GE projelerimiz devam edecek, Las Vegas HD Expo & Conference kapsamında milli katılım organizasyonu ile Türk mobilyası, hospitality ve contract segmentlerinde uluslararası alıcılarla buluşacak. Mobilyalarımız şu anda yolda gidiyor. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın 6. edisyonu ile tasarım kültürünü desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.



Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesini kuruldu

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 94’ünün Ege Bölgesi’nden yapıldığını, odun dışı orman ürünleri sektöründe defne, adaçayı, biberiye, ıhlamur gibi ürünlerde ihracat artışı için üretici bölgelerde “Üretici Bilgilendirme Toplantıları” yaptıklarını, Avrupa Baharat Birliği ve Amerika Baharat Birliği’yle yoğun temas halinde olduklarını vurguladı.

“2025’te odun dışı orman ürünleri sektörü için EİB Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi kuruldu” diyen Altuntaş; “Komite, sektörün teknik sorunlarını proaktif şekilde ele alarak uluslararası mevzuata uyum süreçlerinde üyelerimizi bilgilendirdi. Avrupa ve ABD baharat birlikleriyle yürütülen iş birliği ve lobicilik faaliyetleri de sektörümüzün dünya pazarındaki etkinliğini artırdı” şeklinde konuştu.



Kâğıt ve Ambalaj sektöründe 3 fuar 1 tasarım yarışması düzenlenecek 

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin kağıt ve ambalaj sektörüne yönelik sürdürdüğü projeler hakkında bilgi veren Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, kâğıt ve ambalaj sektörünün ihracat lideri olduğunu, sektörün ihracat potansiyelini yukarı taşımak için 2026 yılında üç fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştireceklerini vurguladı.

3-5 Haziran 2026 tarihlerinde Abu Dhabi’de, 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show Fuarlarına Milli Katılım Organizasyonu için çalışmalarının sürdüğü bilgisini veren Kemer, “Bu fuarlarda kâğıt, hijyen ürünleri, nonwoven ve ambalaj sektörlerinden firmalarımız bölgedeki uluslararası alıcılarla buluşacak. Rusya’nın Moskova kentinde 16–19 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan RosUpack 2026 Fuarı’na yönelik Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürdürülebilir ve yenilikçi tasarımları teşvik etmek amacıyla 1. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını hayata geçireceğiz. Bu yarışma, katma değerli ihracatın güçlendirilmesine ve sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi kabul edilirken, seçime tek aday olarak giren Ali Fuat Gürle, 45 oyla 4 yıl için Başkanlığa seçildi. Mevcut Yönetim Kurulu’ndan; Hikmet Güngör, Ferit Kora, Engin Çakmak, Şeyma Başterzi, Metin Güreler ve Kazım İlter Gürel yeni listede yerlerini korurken, Bahadır Enes Helvacı, Mustafa Yurteri, Etem Uyar ve Şükrü Altuntaş bu dönem Yönetim Kuruluna giren isimler oldu.

Denetim Kurulu’nda İmran Yük ve Özge Ertuğrul Parlas bu dönemde de görevlerini sürdürürken, Mehmet Türer Denetim Kuruluna giren yeni isim oldu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nde-ali-fuat-gurle-guven-tazeledi-9399.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nde-ali-fuat-gurle-guven-tazeledi-9399.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nde-ali-fuat-gurle-guven-tazeledi-9399-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nde-ali-fuat-gurle-guven-tazeledi-9399.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ege-mobilya-kagit-ve-orman-urunleri-ihracatcilari-birligi-nde-ali-fuat-gurle-guven-tazeledi/21050/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:34:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Genç İş İnsanları ile BASİFED’den ortak proje buluşması]]></title>
			<description><![CDATA[TÜRKONFED çatısı altındaki genç iş insanları derneklerinden oluşan geniş katılımlı heyet, bölgesel iş birliği kapsamında Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş’i ziyaret etti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - TÜRKONFED Genç İş İnsanları Derneklerinden Sorumlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Urhan başkanlığındaki heyet, BASİFED’i ziyaret ederek BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş ve BASİFED Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Federasyon Merkezi’nde gerçekleşen buluşmada TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Komisyonu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Finansmana Erişim Komisyonu Başkanı Kaan Kiziroğlu ile TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Gençlik ve Eğitim Komisyonu Başkanı Feyyaz Ünal yer aldı. 

Dernek başkanları düzeyinde gerçekleşen katılımda Adana Genç İş adamları Derneği (AGİAD), Aydın Genç İş İnsanları Derneği (AYGİAD), Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Eskişehir Genç İş Adamları Derneği (ESGİAD), Genç Yönetici İş İnsanları Derneği (GYİAD), Manisa Genç İş Adamları Derneği (MAGİAD), Kuzey Kıbrıs Genç İş İnsanları Derneği, Genç Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD) başkan ve yöneticileri de hazır bulundu.

Ekonomik iş birliğinde gençlik ve kadın vurgusu

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek genç iş dünyasının dinamizminin Türkiye ekonomisi için bir kaldıraç görevi gördüğünü belirtti. BASİFED Yönetim Kurulu Üyeleri Hayriye Şendinç, Başak Çayır Canatan ve Ali Talak’ın da katıldığı görüşmede Güneş, iş birliği ve ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti.Genç iş insanları derneklerine ve kadın derneklerine ayrı bir özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, özellikle genç iş insanlarının, bu zorlu ekonomik tabloda, önlerini açmanın herkesin ortak sorumluluğunda olduğunu dile getirdi. Tüm genç iş insanları ile her türlü iş birliğine ve onlara katkı sunmaya hazır olduklarını belirten Güneş, bu ziyaretten dolayı büyük mutluluk duyduğunu vurguladı.

Federasyon ve dernekler arası işbirliği

GİAD’lardan Sorumlu TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Urhan ise yaptığı konuşmada sivil toplum kuruluşları arasındaki iletişimin çok değerli olduğunu söyledi. Federasyonlar ile genç iş insanlarını buluşturmanın sinerji yaratma noktasında çok büyük bir etkisi olacağını söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Urhan, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş nezdinde tüm BASİFED ailesine gösterdikleri yakınlık ve misafirperverlik için teşekkür etti. 

Bu toplantıların daha sık yapılmasını ve somut iş birliklerine dönüşmesini hedeflediklerini belirten Urhan, “Bundan sonra bu ziyaretleri daha sık yaparak ortak projelere imza atmanın yollarını arayacağız” diye konuştu. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/genc-is-insanlari-ile-basifed-den-ortak-proje-bulusmasi-986.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/genc-is-insanlari-ile-basifed-den-ortak-proje-bulusmasi-986.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/genc-is-insanlari-ile-basifed-den-ortak-proje-bulusmasi-986-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/genc-is-insanlari-ile-basifed-den-ortak-proje-bulusmasi-986.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/genc-is-insanlari-ile-basifed-den-ortak-proje-bulusmasi/21042/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:32:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarında Emre Uygun güven tazeledi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Türkiye’deki zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarını çatısı altında buluşturan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda Emre Uygun 55 oyla tekrar başkanlığa seçildi.

Genel kurulda konuşan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, sektörün küresel ve ulusal sınamalardan geçtiğini vurguladı.

Türk zeytincilik sektörünün 2023/24 sezonunda 763 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiği bilgisini veren Uygun, “2024/25 sezonunda ihracatımız yüzde 27 geriledi ve sezonu 559 milyon dolar döviz geliriyle tamamladık” dedi.

İki farklı tabloyla karşı karşıyayız

İhracat rakamları irdelendiğinde iki farklı tablonun ortaya çıktığı bilgisini veren Uygun şöyle devam etti; “Bu dönemde sofralık zeytin ihracatımız, ürün çeşitliliğimizin stratejik önemini kanıtlayan bir performans sergiledi. Toplamda 255 milyon dolarlık ihracat geliriyle hedefini aşan sektörümüz, Türk zeytinini dünyanın dört bir yanındaki sofralara taşımayı başardı. Siyah zeytin ihracatımız yüzde 19 artışla 194 milyon dolara, yeşil zeytin ihracatımız ise yüzde 29 artışla 61 milyon dolara ulaştı. Tam 117 ülkeye gerçekleştirilen bu ihracat, küresel pazardaki sağlam konumumuzu bir kez daha teyit etti. Buna karşılık, zeytinyağı ihracatımız döviz bazında yüzde 50 oranında bir düşüşle 252 milyon dolara geriledi. Bu sonuçla zeytinyağı ihracatımız, 4 sezon aradan sonra sofralık zeytin ihracatının gerisinde kaldı. Miktar bazında ise 70 bin ton seviyelerinden 50 bin ton seviyelerine inildi.”

Kısıtlama, fon ve yasaklar zeytinyağında kötü sonu hazırladı

“Zeytinyağı ihracatımızdaki bu gerileme, yalnızca küresel fiyatlardaki düşüşle açıklanamaz” tespitinde bulunan Başkan Uygun, “2021 yılından bu yana dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına yönelik uygulanan kısıtlama, fon ve yasaklar, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü derinden etkiledi. Bu uygulamalar, ülkemizin güvenilir tedarikçi imajını zedeledi ve pazar paylarımızın rakip ülkelere geçmesine zemin hazırladı.”

Zeytin ve zeytinyağı sektöründeki ihracat kaybının 2025/26 sezonunda da sürdüğü bilgisini paylaşan Uygun, “2025/26 sezonunda ihracat rakamları yapısal sorunların ve kısıtlamaların yansımalarının sürdürdüğünü gösteriyor. 31 Mart 2026 tarihi itibarıyla sektörümüzün genel toplam ihracatı, bir önceki sezonun aynı dönemine kıyasla tutar bazında 38 azalarak 312 milyon dolardan 192 milyon dolar seviyesine geriledi. Bu dönemde özellikle zeytinyağı ihracatımız miktar bazında geçtiğimiz sezona kıyasla yüzde 73 azalarak 7 bin ton seviyelerine indi ve 44 milyon dolarlık bir döviz getirisi sağladı. Sofralık zeytin ihracatımız ise 135 milyon dolar seviyesinde tutunmayı başardı” ifadelerini kullandı.

Sektörel ticaret heyetlerine ağırlık verdik

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak sektörde yaşanan daralmayı aşarak toplam ihracatımızı yeniden yukarılara taşımak amacıyla, dış pazarlardaki çalışmalarına hız verdikleri bilgisini veren Başkan Uygun, ABD, Kanada, Japonya ve Avustralya gibi hedef pazarlarda sektörel ticaret heyetleri düzenleyerek aktif çalışmalar yürüttüklerini, uluslararası prestijli fuarlarda sektörümüzü güçlü bir şekilde temsil etmeye devam ettiklerini vurguladı, Uygun, sözlerini şöyle sürdürdü; “ABD Summer Fancy Food ve Expo West, Japonya Foodex ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı.  6 gıda birliğinin ortaklığıyla devam eden Turkish Taste turquality projesi ABD pazarındaki çalışmalarına devam ediyor. Bütçesel katkısı olmasa da tanıtım etkinliği olarak zeytin-zeytinyağı sektörünün en fazla kazanımı aldığına emin olabilirsiniz. Bu sene itibariyle Japonya pazarının da turquality projesine dahil edilmesi için girişimler başlatıldı.”

OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi başlıyor

Zeytin ve zeytinyağı sektörünün orta ve uzun vadeli rekabet gücünü artırmak amacıyla OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi’ni hayata geçirdiklerini genel kurul katılımcılarıyla paylaşan Uygun, “Bu projemize sektörümüzden tam 60 firmalık rekor bir başvuru gerçekleşmiştir. Bu sayı, EİB bünyesinde bugüne kadar ulaşılan en yüksek başvuru sayısıdır. Bu rekor katılım, sektörümüzün ihracata yönelik vizyonunun ve yüksek motivasyonunun en somut göstergesidir. Amacımız, firmalarımızın mevcut ihracat potansiyellerini en üst düzeyde hayata geçirmelerini sağlamaktır. Bu doğrultuda, süreç boyunca firmalarımızın altyapısal eksikliklerini tek tek tespit edecek; küresel rekabette ihtiyaç duydukları yetkinlikleri kazandıracak eğitimleri sunacağız.  Akabinde yürütülecek stratejik pazarlama ve markalaşma faaliyetleriyle firmalarımızı uluslararası arenada çok daha rekabetçi bir konuma taşıyacağız. Projemizin; ambalajlı ve katma değeri yüksek ürün ihracatının artırılması, ihracatçılarımızın uzun vadeli ve öngörülebilir bir ihracat yapısına kavuşması ve Türk zeytin ve zeytinyağının uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz” şeklinde görüşlerini dillendirdi.



İhracatta DİR her zaman kullanılabilir olmalı

EZZİB Genel Kurulu’nda ihracattaki yasakların ve kotaların sektörde belirsizlik yarattığı dillendirilirken, Dahilde İşleme Rejimi’nin sürekli açık olması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler öne çıktı.

EZZİB Başkanı Emre Uygun, zeytinyağında ihracat yasaklarının son yıllarda 3 defa geldiğini, bu süreçte ihracatçılara sorulmadığını vurguladı.

Yasaklara sessiz kalmadıklarını ve gerekli mücadeleyi verdiklerini anlatan Uygun, “Bizim beklentimiz ihracatın önünü açacak formüllerin önümüze sunulmasıydı. Bizim zaten gayretlerimiz daha fazla pazar bulmak, katma değerli ihracatı arttırmak. Yasak kalksın diye bir mücadele yapmak ihracatçılar birliğinin ana görevi değil. Keşke biz bunlarla uğraşmıyor olsaydık. Ama maalesef sektörün bazı dinamikleri kimi zaman yurt dışındaki dinamikler bu yasakların konmasını bakanlık nezdinde mecbur kıldı. Maalesef bu konular yaşandı. Tek bizim sektörümüzde değil. Yaş meyve, kuru meyve, hayvansal ürünler. Bunların hepsi hala günümüzde bile tavuk ihracatı yasak. O ilgili birlikler de bunun mücadelesini veriyorlar. Ama 20 yıl 25 yıl öncenin bürokratik ve bakanlık seviyesindeki konuşma ve ilişki şekilleri değişti. Geçmiş dönemlerde olanlarla bugünleri aynı şekilde kefede değerli endirirsek yanlış sonuçlara varırız. Dahilde İşleme Rejimi konusuna gelince; ana mücadelelerimizden biri nedir? İhracatçının sürdürülebilir hammadde tedariğini sağlamaktır. Dahilde işleme rejimi bu enstrümanlardan biridir. Olması da gerekir. Ama bunu bir anda tartışmadan, istişare etmeden üretici, tüccar, ihracatçı herkesin bir araya getirip ortak bir çözüm bulmadan yapmak çözümsüz kaldığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı çözümsüzlüğe ulaşacak metodu denemenin de bir anlamı yok. Biz ne yapıyoruz? istişare ediyoruz, konuşuyoruz. Yönetim Kurulumuz adına konuşmak istemem ama şahsi görüşüm Dahilde İşleme Rejimi her zaman açık olur. İhtiyaç olursa kullanılır. Pazar payımızı kaybetmememiz lazım. Kolay bir operasyon değil zor bir operasyon hadi yapmak istesem finansman koşulları, zamanlaması, üretim vs. Açık olursa sektörün fayda göreceğini şahsen ve en samimi duygularımla inanıyorum. Bütün sektörlerde faydalanacağına inanıyorum ama ihtiyaç varsa kullanır. İhtiyaç yoksa zaten kullanılmaz.”



Pestisit yakın zamanda bizi bekleyen büyük tehlike

Zeytinyağı sektöründe Uzakdoğu ve Amerika’ya ihracat yapan firmaların pestisitlerden dolayı risklerle karşı karşıya olduklarına değinen EZZİB Başkanı Emre Uygun, Ticaret Bakanlığı’nın aldığı numunelerden Ege Bölgesi’ndeki şahit numunelerden 100 civarında numune aldıklarını, yapılan analizlerde yüzde 50’sinden fazlasında pestisit çıktığını Mosh-moah’ında önümüzdeki dönemde sorun olacağını bu konuda üretim sahalarından başlayarak önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Uygun, “Biz Avrupa Birliği’ne direkt ürün satmadığımız için bu sorunu çok hissetmiyoruz. Ama bu büyüyen bir sorun. Bu sorunu uzmanlardan destek alarak çözeceğiz ya da yurt dışından bir tokmakla başımıza vurarak yaptıracaklar” diyerek görüşlerini noktaladı.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nde genel kurul sonrasında yapılan seçimde Emre Uygun’un başkan adayı olduğu liste 55 oyla göreve getirildi. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Emre Uygun seçilirken Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer aldı: “Davut Er, M. Kadri Gündeş, Aykut Eker, Şafi Tunç, İsmail Selçuk, Rahmi Balsarı, Halil Can, Ayhan Bakan ve Vural Gözgeç”

Denetim Kurulu ise; “Ekin Fırıncıoğulları, Aydın Şensal ve Orhan Önal” isimlerinden oluştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/zeytin-ve-zeytinyagi-ihracatcilarinda-emre-uygun-guven-tazeledi-5866.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/zeytin-ve-zeytinyagi-ihracatcilarinda-emre-uygun-guven-tazeledi-5866.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/zeytin-ve-zeytinyagi-ihracatcilarinda-emre-uygun-guven-tazeledi-5866-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/zeytin-ve-zeytinyagi-ihracatcilarinda-emre-uygun-guven-tazeledi-5866.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/zeytin-ve-zeytinyagi-ihracatcilarinda-emre-uygun-guven-tazeledi/21030/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:34:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[TOSBİ’de istihdama KOSGEB kalkanı]]></title>
			<description><![CDATA[KOSGEB iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ) Müteşebbis Heyet Başkanı ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, destek mekanizmalarının hızının belirleyici olduğunu belirterek “Sanayici beklerse üretim durur” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - TOSBİ ev sahipliğinde KOSGEB iş birliğinde gerçekleştirilen “İstihdamı Koruma Destek Programı Bilgilendirme Toplantısı”, sanayi temsilcileri ve iş dünyasını bir araya getirdi. Toplantıda, imalat sanayine yönelik finansman ve istihdam desteklerinin detayları paylaşıldı.

TOSBİ Müteşebbis Heyet Başkanı ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, küresel ekonomik koşullara dikkat çekerek, destek mekanizmalarının hız ve erişilebilirlik açısından güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Sanayi için verilen her destek kıymetlidir ancak artık sadece destek vermek yetmez. Doğru zamanda, hızlı ve erişilebilir destek vermek zorundayız” diyen Akdaş, finansmana erişimde yaşanan zorluklara ve bürokratik süreçlere işaret etti.



“Sanayici beklerse üretim durur”

Akdaş, sahadaki en büyük sorunun finansmana erişim olduğunu belirterek, “Üretici bekleyemez. Sanayici beklerse üretim durur, üretim durursa ekonomi durur. Bu nedenle daha sade, daha hızlı ve daha ulaşılabilir destek mekanizmalarına ihtiyaç var” dedi.  Program kapsamında yapılan iyileştirmeleri olumlu bulduklarını ifade eden Akdaş, çalışan sınırının kaldırılması ve destek oranlarının artırılmasının önemli adımlar olduğunu ancak uygulama hızının da aynı ölçüde artırılması gerektiğini söyledi. İstihdamın korunmasının yalnızca ekonomik değil sosyal bir denge unsuru olduğunu vurgulayan Akdaş, “1 milyon 100 bin kişinin istihdamının korunması hedefi, sadece bir rakam değil; ekonomik istikrarın temelidir” değerlendirmesinde bulundu.  



Kredi yolu açıldı

Toplantıda programın detaylarını aktaran KOSGEB Uzmanı Dr. Enver Çakın ise destekten yalnızca belirli sektörlerin değil, imalat sanayinde faaliyet gösteren tüm işletmelerin faydalanabileceğini söyledi. Çakın, “NACE kodu kapsamında imalat sektöründe yer alan tüm işletmeler bu programdan yararlanabiliyor, kredi imkanına erişim sağlanıyor” dedi.   Program kapsamında işletmelerin, 2025 yılı Kasım ve Aralık aylarındaki prim esas kazanç ortalamasına göre kredi kullanabileceğini belirten Çakın, kredi üst limitinin işletme başına 50 milyon TL’ye kadar çıkabildiğini ifade etti.  



Faiz yükünün 10 puanı KOSGEB’den

Finansman desteği kapsamında kredi maliyetinin önemli bir kısmının KOSGEB tarafından karşılanacağını aktaran Çakın, “Kullanılan kredilerde 10 puanlık faiz ya da kâr payı desteğini biz üstleniyoruz. İşletmeler istihdamlarını korudukları sürece bu destekten aylık olarak faydalanabiliyor” diye konuştu.  

Başvuru sürecinin tamamen dijital ortamda yürütüldüğünü ifade eden Çakın, işletmelerin e-Devlet üzerinden kolayca başvuru yapabildiğini belirtti. Destekten faydalanmak için istihdam seviyesinin yıl boyunca koruması gerektiğini vurgulayan Çakın, belirli dönemlerde oluşabilecek düşüşlerin sonraki aylarda telafi edilebilmesine yönelik esneklikler de sağlandığını ifade etti. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tosbi-de-istihdama-kosgeb-kalkani-663.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tosbi-de-istihdama-kosgeb-kalkani-663.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tosbi-de-istihdama-kosgeb-kalkani-663-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tosbi-de-istihdama-kosgeb-kalkani-663.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/tosbi-de-istihdama-kosgeb-kalkani/21020/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:33:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tekstil ve konfeksiyon tedarikçileri sektörle buluşuyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD), hazır giyim sektörünün üretici ve tedarikçi kesimini bir araya getiren “Ege Tekstil ve Konfeksiyon Tedarikçileri Buluşması’nı uzun bir aranın ardından yeniden sektöre kazandırıyor. Daha önce 6 kez düzenlenen ve sonuncusu 2019 yılında yapılan organizasyon, 7 yıl aradan sonra, 13 Mayıs 2026 tarihinde Wyndham Grand İzmir Özdilek Hotel’de gerçekleştirilecek.

Hazır giyim üretiminin sürdürülebilirliği, rekabet gücü ve katma değerli üretimin artırılmasında güçlü tedarik zincirinin kritik rolüne dikkat çeken etkinlik; kumaş, aksesuar, yan sanayi, teknoloji ve hizmet sağlayıcı firmalar ile hazır giyim üreticilerini aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.Yaklaşık 35 tedarikçi firmanın katılımı ve 200’ün üzerinde üretici firmanın ziyareti beklenen etkinlik, klasik bir fuar yapısından ziyade doğrudan iş bağlantıları kurulmasını sağlayan verimlilik odaklı bir buluşma olarak kurgulanıyor.



Akçakaya: “Üyelerimizin rekabet gücü için birlikte hareket etmeliyiz”

EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, İzmir’deki hazır giyim üreticilerini, sektörün belkemiği olan tedarikçiler ile bir araya getirdiklerini belirtti.

İçinden geçilen bu zorlu dönemde, firmaların rekabet gücünü koruyabilmesi ve geliştirebilmesi için doğru, hızlı ve alternatif tedarik yapısına erişimin her zamankinden daha kritik olduğunu söyleyen EGSD Başkanı Akçakaya, “Çünkü bugün rekabet sadece üretimde değil, tedarik zincirinin doğruluğunda kazanılıyor. Doğru tedarikçiye hızlı erişemeyen üreticinin rekabet şansı giderek azalıyor. Aynı zamanda sürdürülebilir üretim hedeflerine ulaşabilmek için de doğru ve yenilikçi tedarikçilerle çalışmak artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Bu etkinlik ile amacımız, üreticilerimize yeni alternatifler sunmak, maliyet ve kalite dengesini daha etkin yönetebilecekleri iş birliklerinin önünü açmak ve sektörümüzün dayanıklılığını birlikte güçlendirmek” diye konuştu.



Organizasyonun kapsamı ve hedefleri geniş

Etkinlik kapsamında; sürdürülebilir dokuma ve örme kumaş ile aksesuar çözümlerinden makine ve teknolojilere, sektörün önümüzdeki dönemde önemli bir gündem maddesi olacak Dijital Pasaport yazılım çözümlerine, boyahane, nakış, brode ve gipür uygulamalarından konfeksiyon makineleri, barkod sistemleri, tela, fermuar, aksesuar ve yan sanayi ürünlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren tedarikçi firmalar yer alacak. Katılımcılar, yenilikçi ürün ve çözümlerle ilgili birebir temas kurma ve doğrudan bilgi alma imkânı bulacak.

İstanbul, Bursa, Ankara ve Denizli başta olmak üzere İzmir dışından da çok sayıda üretici firmanın ziyaretinin beklendiği etkinlik, katılımcılara yakın coğrafyadan tedarik imkânları sunarak sektörde sürdürülebilir iş modellerinin gelişimine katkıda bulunmayı hedefliyor.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tekstil-ve-konfeksiyon-tedarikcileri-sektorle-bulusuyor-1064.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tekstil-ve-konfeksiyon-tedarikcileri-sektorle-bulusuyor-1064.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tekstil-ve-konfeksiyon-tedarikcileri-sektorle-bulusuyor-1064-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/tekstil-ve-konfeksiyon-tedarikcileri-sektorle-bulusuyor-1064.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/tekstil-ve-konfeksiyon-tedarikcileri-sektorle-bulusuyor/21004/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 11:55:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İZKA raporu uyarıyor: İzmir’de konut açığı tehlikeli boyutlara ulaşıyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından yayımlanan “İzmir Konut Araştırması Raporu”, kentteki barınma krizine dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Rapora göre, 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 347 bin kişi konut sıkıntısıyla karşı karşıya. Önümüzdeki 25 yıllık süreçte ise İzmir’de 1 milyon 365 bin yeni konuta ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İZKOOP Genel Koordinatörü Çağlar Kalkan, söz konusu raporun, insanın en temel haklarından biri olan BARINMA hakkının İzmir özelinde ne denli kritik bir noktaya geldiğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

KONUT SAHİBİ OLMAK İÇİN ZAMAN DARALIYOR

Kalkan, yüksek enflasyon ve azalan alım gücünün birinci el konut satışlarını ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek, bu durumun müteahhitlerin yeni projelere başlama konusunda daha temkinli davranmasına yol açtığını vurguladı. Bölgesel jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklerin de etkisiyle, konut sahibi olmak isteyen vatandaşların zaman kaybetmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

KONUT ARZINA İZKOOP KATKISI

İZKOOP olarak İzmir’in konut ihtiyacına çözüm üretmek için aktif rol üstlendiklerini belirten KALKAN, yürütülen projeler kapsamında 2026 yılında 900, 2027 yılında ise 350 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edileceğini açıkladı. Ayrıca, yeni geliştirilen projelerle birlikte İzmir’in konut arzına katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/izka-raporu-uyariyor-izmir-de-konut-acigi-tehlikeli-boyutlara-ulasiyor-3559.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/izka-raporu-uyariyor-izmir-de-konut-acigi-tehlikeli-boyutlara-ulasiyor-3559.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/izka-raporu-uyariyor-izmir-de-konut-acigi-tehlikeli-boyutlara-ulasiyor-3559-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/izka-raporu-uyariyor-izmir-de-konut-acigi-tehlikeli-boyutlara-ulasiyor-3559.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/izka-raporu-uyariyor-izmir-de-konut-acigi-tehlikeli-boyutlara-ulasiyor/20981/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 01:05:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ESBAŞ ve BASBAŞ Avrasya'nın güvenli ticaret kapısı oluyor]]></title>
			<description><![CDATA[Özellikle enerji arzı, lojistik hatlar ve tedarik zincirleri açısından küresel ticaretin sarsıldığı bu dönemde, Türkiye’nin en gelişmiş serbest bölgesi Ege Serbest Bölgesi ve en yenisi Batı Anadolu Serbest Bölgesi, Çin/Şanghay İşbirliği Örgütü Yerel Ekonomik ve Ticari İşbirliği Bölgesi (SCODA) ile Asya-Avrupa hattının dirençli ekonomik hatlarından birini oluşturacak stratejik bir İşbirliği Mutabakatı imzaladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Şanghay İşbirliği Örgütü Yerel Ekonomik ve Ticari İşbirliği Bölgesi (SCODA) İdari Komitesi ile ESBAŞ ve BASBAŞ arasında imzalanan mutabakat metinleri sayesinde, her iki serbest bölge, Çin’in yanı sıra  SCODA’nın yapısı gereği; Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Hindistan, Pakistan ve İran gibi ülkelerle yürütülen ticari ve lojistik projelerle bağlantı kurabilecek. Bu durum, özellikle Orta Asya ve Avrasya pazarlarına aracısız ve daha düşük maliyetli giriş imkânı anlamına geliyor.  

Her iki serbest bölgeyi kuran ve işleten şirketler olan ESBAŞ ve BASBAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Dr. Faruk Güler, SCODA ile imzaladıkları işbirliği mutabakatının, alternatif ticaret koridorlarının güçlendirilmesi ve Asya–Avrupa hattında daha dirençli bir ekonomik ağ oluşturulması açısından stratejik bir adım niteliği taşıdığını aktardı. Dr. Faruk Güler, SCODA iş birliğinin Ege Serbest Bölgesi ile Batı Anadolu Serbest Bölgesini Çin için Avrasya genelinde inovasyon ve kalkınma yatırımları için güçlü merkezlerden biri haline getirdiğini kaydetti.  

İmzalanan protokollerin Türkiye ile Çin arasında üretim, lojistik ve teknoloji alanlarında derinleştirilmek istenen ekonomik iş birliği modelinin bir uzantısı olduğunu kaydeden Güler, “Bu anlaşma Çin’in Batı pazarlarına erişimini çeşitlendiren ve hızlandıran stratejik açılımın sonuçlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu yönüyle imzalanan mutabakat belgeleri, kısa vadeli ticari kazanımlarının ötesinde, uzun vadeli jeoekonomik konumlanma açısından da önemli bir çerçeve sunmaktadır” dedi. 

Dr. Faruk Güler, imzalanan protokollerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “SCODA ile Ege Serbest Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesi arasında imzalanan iş birliği mutabakatları, tarafların ticaret, yatırım ve sanayi alanlarında uzun vadeli işbirliği perspektifini ortaya koyan yol haritaları sunmaktadır. Anlaşma, her iki serbest bölgemizi üretim, dağıtım ve yeniden ihracat süreçlerinde aktif birer merkez konumuna taşırken; küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Çin ile kurulan bu doğrudan ve kurumsal bağlantı, serbest bölgeler için riskleri dengeleyen ve fırsatları büyüten bir kaldıraç işlevi görmektedir.”

Kuşak Yol Kapsamındaki İşletmelerin Avrupa’ya Giriş Kapısı Olacak

SCODA’nın, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye ülkeler olan Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Hindistan, İran ile Kuşak ve Yol güzergahındaki bölgelerle yerel ekonomik İş birliği yürüten tek platform olduğuna dikkat çeken Dr. Faruk Güler, “Çin, Ege Serbest Bölgesi ve Batı Anadolu Serbest Bölgesini, Avrasya pazarına girmek isteyen "Kuşak ve Yol" kapsamındaki işletmeler için önemli bir giriş kapısı olarak değerlendirmek istemektedir. İş birliği mutabakatı ile yüksek teknoloji, imalat ve modern hizmet sektörlerinde yatırım işbirliklerinin teşvik edilmesi, şirketler arası doğrudan temasların artırılması ve ortak sanayi platformlarının kurulması hedefleniyor. Bu yapı, üretim kapasitesinin entegrasyonunu sağlarken, tarafların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıracak bir ekosistem oluşturmayı amaçlıyor. Lojistik bilgi ve ağ paylaşımının artırılması, sınır ötesi taşımacılık rotalarının optimize edilmesi ve hizmet kapasitesinin geliştirilmesiyle, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, özellikle küresel ticaret hatlarında yaşanan aksamalara karşı alternatif ve dayanıklı lojistik çözümler üretme potansiyeli taşıyor.”

SCODA ile İmzalanan İşbirliği Mutabakatı Neler Sağlayacak?

Çin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında oluşturduğu çok taraflı ekonomik açılım stratejisi ile Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Asya pazarlarını birbirine bağlayan jeostratejik konumunu daha iyi değerlendirmek istiyor. SCODA’nın, Şanghay İşbirliği Örgütü(ŞİÖ) ülkeleri ve Kuşak ve Yol güzergâhındaki bölgelerle yerel düzeyde ekonomik iş birliklerini geliştiren özgün bir platform olması, söz konusu protokolleri, yalnızca ikili değil, çok taraflı ekonomik entegrasyon açısından da önemli hale getirmektedir. Hem Ege Serbest Bölgesi’nin köklü üretim ve ihracat altyapısı hem de Batı Anadolu Serbest Bölgesi’nin gelişmekte olan yatırım ve teknoloji odaklı yapısı, bu iş birliğini farklı ölçeklerde destekleyen tamamlayıcı unsurlar olarak öne çıkmaktadır.

Protokol metinlerinde yer alan iş birliği alanları, oldukça geniş ve operasyonel düzeyde uygulanabilir başlıklardan oluşmaktadır:

-Bu protokol, Çin üzerinden ŞİÖ ekosistemine kurumsal bir erişim kanalı oluştururken, SCODA’nın yapısı gereği; Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Pakistan ve İran gibi ülkelerle yürütülen ticari ve lojistik projelerle bağlantı kurulmasını kolaylaştırması sayesinde, özellikle Orta Asya ve Avrasya pazarlarına serbest bölgeler için aracısız ve daha düşük maliyetli giriş imkânı anlamına geliyor. 

-Bu iş birliği Ege ve Batı Anadolu serbest bölgelerini yalnızca üretim ve ihracat alanı olmaktan çıkararak, çok taraflı ticaret ağlarının düğüm noktası haline getirme potansiyeli taşıyor.  

-SCODA üzerinden geliştirilecek ortak fuarlar, ticaret heyetleri ve yatırım eşleştirmeleri, bu bölgelerdeki firmaların bu ülkelerdeki iş ortaklarına daha hızlı erişme imkânı sunarak, özellikle yüksek teknoloji, lojistik ve imalat sektörlerinde yeni yatırım ve ortak üretim fırsatlarını arttıracaktır. 

-Lojistik açıdan bakıldığında ise ŞİÖ coğrafyasının Çin’den Avrupa’ya uzanan kritik kara ve demiryolu hatlarını kapsamaktadır. Bu çerçevede, ESBAŞ ve BASBAŞ’ın yönettiği serbest bölgelerin bu ağlara entegre olması, tedarik zincirlerinde alternatif güzergâhlar oluşturulmasına ve jeopolitik risklere karşı daha dayanıklı bir ticaret yapısı kurulmasına katkı sağlayacak. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/esbas-ve-basbas-avrasya-nin-guvenli-ticaret-kapisi-oluyor-8266.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/esbas-ve-basbas-avrasya-nin-guvenli-ticaret-kapisi-oluyor-8266.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/esbas-ve-basbas-avrasya-nin-guvenli-ticaret-kapisi-oluyor-8266-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/esbas-ve-basbas-avrasya-nin-guvenli-ticaret-kapisi-oluyor-8266.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/esbas-ve-basbas-avrasya-nin-guvenli-ticaret-kapisi-oluyor/20979/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Apr 2026 00:38:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erkunt Traktör Konya’da sahneye çıkıyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Erkunt Traktör, Türkiye’nin en büyük tarım organizasyonlarından biri olan Konya Tarım Fuarı’nda, 2026 model yılıyla birlikte geliştirdiği yeni nesil yaklaşımını çiftçilerle buluşturuyor. 

Gücünü yerli üretimden alan marka, bu yıl fuarda yalnızca ürünlerini değil; tasarım, teknoloji ve kullanıcı deneyimini odağına alan dönüşümünü sergiliyor.

2026 model Erkunt traktörlerinde, mevcut güçlü ürün altyapısı korunarak; tasarım, ergonomi ve algılanan kaliteyi ileri taşıyan kapsamlı güncellemeler hayata geçiriliyor. Bu yeni dönemde hedef; çiftçilere sadece güçlü ve verimli bir traktör değil, aynı zamanda modern tasarımı ve artırılmış konforuyla fark yaratan bir kullanım deneyimi sunmak.

HEM TASARIM HEM DE PERFORMANS ODAKLI

Bu kapsamda; Jüpiter Kırmızısı gövde rengi ile daha güçlü ve premium bir görünüm, Piano Black jant tasarımı ile daha sportif bir karakter, siyah kabin tavanı ile daha bütüncül ve modern bir duruş sunuluyor. LED aydınlatma grubu ve LED çalışma lambaları sayesinde özellikle gece çalışmalarında yüksek görünürlük ve performans sağlanırken, kabin içi ergonomi iyileştirmeleri ve entegre buzdolabı gibi detaylarla uzun çalışma saatlerinde konfor destekleniyor. Yeni kabartmalı etiket tasarımı ise traktörün güçlü karakterini görsel olarak tamamlayan önemli unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor.



5 YIL GARANTİ SUNUYOR

Motor teknolojilerinde yerli üretim gücünü ortaya koyan Erkunt Traktör, eCapra motorlu traktörlerinde sunduğu 5 yıl garanti ile sektörde güvenin standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Bu yaklaşım, ürün kalitesinin yanı sıra müşteri memnuniyetine verilen önemin de güçlü bir göstergesi olarak dikkat çekiyor. Son dönemde çiftçilerimizin yüzünü güldüren gelişmelerden biri de bu güvence. 5 yıl garanti ile birlikte bakım sıklığı azalırken, yakıt verimliliği artıyor ve çiftçimizin işletme maliyetlerinde somut tasarruf sağlanıyor. Artık çiftçilerimiz makinelerinin bakımını değil, üretim planlarını düşünüyor.

Satıştan servise uzanan tüm süreçleri kapsayan hizmet anlayışıyla Erkunt, çiftçisinin yanında olmayı sürdürüyor. Özellikle Konya ve İç Anadolu Bölgesi’nde güçlü yetkili satıcı ve servis ağıyla marka, sahada kesintisiz ve güvenilir destek sunarak çiftçilerin işini kolaylaştırıyor.

Tarımda bütüncül çözüm anlayışıyla hareket eden Erkunt, fuarda Hisarlar Tarım Makineleri ile birlikte yer alarak, traktör ve ekipman uyumunu aynı alanda deneyimleme imkânı sunacak. Tarım ekipmanları konusunda güçlü bir potansiyele sahip olan Konya’da, bu sinerji çiftçiler için önemli bir avantaj oluşturuyor.



ÇİFTÇİNİN İHTİYAÇLARI BİZİM İÇİN ÖNCELİKLİ

Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Tarımda rekabet artık sadece güçle değil; teknoloji, konfor ve kullanım kolaylığıyla şekilleniyor. Biz Erkunt Traktör olarak geliştirdiğimiz her üründe, çiftçimizin sahadaki gerçek ihtiyaçlarını merkeze alıyoruz. 2026 model yılıyla birlikte sunduğumuz bu yenilikler, aslında tarıma bakışımızın bir yansıması. Konya Tarım Fuarı’nda sergileyeceğimiz PowerShuttle teknolojisine sahip Haşmet 110 Lüks modelimiz de bu yaklaşımın güçlü bir örneği. Sahada hız, konfor ve verimlilik sağlayan bu teknolojiyle, çiftçilerimizin iş yapış biçimine doğrudan katkı sunmayı hedefliyoruz. Biz sadece traktör üretmiyoruz; çiftçimizin zamanını, emeğini ve yarınını koruyan çözümler geliştiriyoruz. Bu anlayışla tüm çiftçilerimizi Konya Tarım Fuarı’nda standımıza davet ediyoruz.”


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/erkunt-traktor-konya-da-sahneye-cikiyor-8532.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/erkunt-traktor-konya-da-sahneye-cikiyor-8532.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/erkunt-traktor-konya-da-sahneye-cikiyor-8532-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/erkunt-traktor-konya-da-sahneye-cikiyor-8532.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/erkunt-traktor-konya-da-sahneye-cikiyor/20958/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:56:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EHBİB'de Muhammet Öztürk güven tazeledi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda Muhammet Öztürk ikinci kez başkanlığa seçildi ve güven tazeledi. Öztürk, 4 yılın sonunda ihracatta 2 milyar doları aşma hedefiyle yola çıktı.

Genel kurul öncesinde Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Törende EHBİB’in 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 185 milyon dolarlık ihracatın 800 milyon dolarlık büyük dilimini gerçekleştiren 24 firmaya 8 kategoride ödülleri verildi.



Gültepe: “Hedefimiz ihracatta ilk 10 ülke arasına girmek”

Ödül töreninde konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, uzun vadede Türkiye’yi en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına çıkarmak istediklerini, tüm oyun planlarını ve stratejilerini bu hedefe göre göre kurguladıklarını dile getirdi.

“Hedefe ulaşmak için ihracatımızı sadece miktar olarak artırmamız yetmiyor” diyen Gültepe, “Yüksek teknolojiyi, Ar-Ge’yi, İnovasyonu, Tasarımı, Markalaşmayı ve elbette ikiz dönüşümü işin içine katmamız gerekiyor. Biz de bu bilinçle daha fazla katma değer, daha fazla markalaşma, daha fazla teknoloji ve daha fazla sürdürülebilirlik odaklı bir ihracat yapısı inşa ediyoruz. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve inovasyon; önümüzdeki dönemde en önemli başlıklarımız olacak. Bu süreçte, siz değerli ihracatçılarımızın gösterdiği çaba ve kararlılık, ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Unutmayalım ki, ihracatla biz sadece ticaret yapmıyoruz. Biz aynı zamanda gittiğimiz her yerde ülkemizi temsil ediyoruz. Türk ürünlerinin kalitesini, Made in Türkiye algısını ve güvenilirliği ve dünyanın dört bir yanına taşıyoruz. Her birimiz ülkemizin gönüllü ticaret elçileri olarak büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Bugüne kadar çok önemli başarılara imza attık. Bundan sonra da daha da fazlasını yapacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum. Elbette her başarı takdiri hak ediyor” diye konuştu.

Küresel ticaretin birbirinden zorlu sınavlardan geçtiği bir dönemden geçildiğine temas eden TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, artan maliyetler, jeopolitik gelişmeler ve iklim değişikliğinin ihracatçıların iş yapış biçimlerini yeniden şekillendirdiği tespitinde bulundu.

Tüm zorluklara karşın Türk ihracatçısının azmi, esnekliği ve çözüm odaklı yaklaşımıyla yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Gültepe sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün ödül alan firmalarımız, sadece ihracatlarıyla değil; aynı zamanda vizyonları, sürdürülebilirlik yaklaşımları ve yenilikçi adımlarıyla da sektörümüze ilham veriyor. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü; gıda güvenliği, arz sürekliliği ve katma değerli üretimiyle stratejik önem taşıyor. Çok şükür bu konuda şanslı bir ülkeyiz. Türkiye, bu alanda sahip olduğu üretim kapasitesi, kaliteli ürünleri ve güçlü lojistik altyapısıyla küresel oyuncu konumunda bulunuyor. 2025’te hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektörümüzün ihracatı yüzde 4 artışla 12,4 milyar dolara yaklaştı. Bu başarıda Ege Bölgesi’ndeki ihracatçılarımızın çok değerli bir katkısı bulunuyor. Birliğimiz çatısı altındaki yaklaşık 1.200 firma, 2025 yılını 1,2 milyar dolarlık bir ihracatla tamamladı. Egeli ihracatçılarımız bitkisel yağlardan unlu mamullere, şekerlemeden baharata 10 farklı alt sektörde, ülkemizin lezzetlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırdı. Ben ödül alsın ya da almasın tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum”



Öztürk: “İhracatta hedefimiz 2 milyar doları aşmak”

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk göreve geldiklerinde 682 milyon dolar seviyesinde olan yıllık ihracat rakamlarını yüzde 74’lük artışla 2025 yılı sonunda 1 milyar 185 milyon dolara taşımanın gururunu yaşadıklarının altını çizdi.

“Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılığı sayesinde birliğimiz ihracatını 1 milyar dolar seviyesinin üstüne çıkararak sürdürülebilir bir büyüme sergiledik” diyen Öztürk, “Küresel ekonomik dalgalanmaların yoğun hissedildiği, belirsizlik ve savaşın etkilerinin arttığı; döviz kurlarının istenen seviyelere ulaşmadığı ve iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu bir dönemden geçiyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ettik. Siz değerli üyelerimiz ve sektör paydaşlarımızla birlikte önemli başarılara imza attık. Önümüzdeki 4 yıllık görev süremizin sonunda ihracatımızı 2 milyar doların üzerine çıkarmak için projeler geliştireceğiz” diye konuştu.

4 yıllık dönemde yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Öztürk şöyle devam etti; “Türkiye Gıda İhracatçıları markamız çatısı altında Dünyanın en önemli 9 Uluslararası Gıda Fuarına katılım sağladık. Bu fuarlarda düzenlediğimiz tadım etkinliklerinde sektörümüz ürünleri ile hazırlanan menüleri fuar ziyaretçilerinin beğenisine sunduk, değerlerimizi en iyi şekilde tanıtmaya çalıştık. Ege İhracatçı Birliklerimizin çatısı altındaki Gıda Birlikleri olarak dünyanın önemli gıda fuarlarına milli katılım organize ettik. Foodex Japan, Summer Fancy Food Show, Biofach Nürnberg, Natural Products Expo West ve Çin İthalat fuarlarının milli katılımlarını başarı ile yürüttük.”



Foodist İstanbul Fuarı’nı dünyanın ilk üç fuarından biri yapacağız

2026 yılında sektörlerinde yeni bir fuara da merhaba demenin hazırlığı ve heyecanı içinde oldukları bilgisini veren Öztürk, “Foodist İstanbul Fuarını, Türkiye Gıda Platformu çatısı altında 1 - 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Tüyap İstanbul’da sektörle buluşturacağız. Dünyanın ilk 3 gıda fuarı arasına girme hedefiyle büyük bir adım attığımız yeni fuarın ülkemizin uluslararası arenadaki iddiasını gözler önüne serecek bir buluşma noktası olacağından hiç şüphemiz yok” ifadelerini kullandı.

Üyelerinin ihracatını arttırmak, kurumsal kapasitelerini geliştirmelerine sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığımız destekli 2 farklı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesini hayata geçirdikleri dillendiren Öztürk, UR-GE Projesi kapsamında Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenlediklerini ifade etti.



Yönetim ve Denetim Kurulu’na 5 yeni isim katıldı

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı bütçesi ve iş programı kabul edildikten sonra seçime geçildi. Seçimde Yönetim Kurulu Başkanlığına Muhammet Öztürk 49 oyla ikinci kez seçilirken Yönetim Kurulu’nda; “Moiz Hemsi, Haluk Tezcan, Turgay Bağçıvancıoğlu, Hakkı Boztoprak, Burak Hucuptan, Levent Çaputçu, Rıza Seyyar, Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları” yer alırken, Denetim Kurulu; “Baha Abalıoğlu, Berna Özmen ve Harun Bütün” isimlerinden oluştu. Yönetim Kurulu’nda Yüksel Paylanbaş, Efe Beşe, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Denetim Kurulu’nda Baha Abalıoğlu, Harun Bütün yeni isimler oldu.

EGE HUBUBAT BAKLİYAT YAĞLI TOHUMLAR VE MAMULLERİ İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ÖDÜL ALAN FİRMALAR LİSTESİ

BİTKİSEL YAĞLAR

1. ABALIOĞLU YAĞ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

2. YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. KÜÇÜKBAY YAĞ VE DETERJAN SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

GIDA AMAÇLI YAĞLI TOHUMLAR VE BAHARATLAR

1. SEYRAN GIDA SAN.VE TİC.A.Ş.

2. KÜTAŞ ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. CEMRE TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

DEĞİRMENCİLİK ÜRÜNLERİ

1. YÜKSEL TEZCAN GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

2. ÇİÇEK YAĞ HAS UN VE YEM FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ

3. TEKNİK TARIM ÜRÜNLERİ İTH.İHR. SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ

GIDA MÜSTAHZALARI

1. AJİNOMOTO İSTANBUL GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

2. STERN INGREDIENTS TURKEY GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. HEF SEASONS GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

HAYVANSAL YEMLER

1. NORMFEED SU ÜRÜNLERİ YEM SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

2. VAMOS TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. MİAVİT YEM KATKI MADDELERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

EKİM AMAÇLI TOHUMLAR

1. SYNGENTA TARIM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

2. POLEN TOHUMCULUK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. GLS TOHUMCULUK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

ŞEKERCİLİK MAMULLERİ HUBUBAT VE HUBUBATTAN MAMUL ÜRÜNLER

1. FERRERO TÜRKİYE ÇİKOLATA VE TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.

2. GLOBAL BRANDS UNION GIDA İNŞAAT TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

3. KULALAC BEBEK MAMALARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

KEDİ KÖPEK MAMASI

1. LİDER PETFOOD YEM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

2. ÇAĞATAY EVCİL HAYVAN MAMALARI VE YEM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

3. DFC PET İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ



MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR?

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu.

1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi.

2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi.

EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu.

Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti.

Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi

Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı.

Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR)’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor.

TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ehbib-de-muhammet-ozturk-guven-tazeledi-1151.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ehbib-de-muhammet-ozturk-guven-tazeledi-1151.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ehbib-de-muhammet-ozturk-guven-tazeledi-1151-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/ehbib-de-muhammet-ozturk-guven-tazeledi-1151.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ehbib-de-muhammet-ozturk-guven-tazeledi/20942/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 18:28:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EMD İzmir Şubesi’nde Murat Demircan ve ekibi adaylığını açıkladı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri kamuoyu ile paylaşan ekonomi muhabirlerinin 36 yılı geride bırakan meslek örgütü Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi, 11 Nisan 2026 Cumartesi günü 8. Olağan Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirecek. 

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Gazeteciler Cemiyeti Uluslararası Basın Merkezi’nde yapılacak Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi’nin genel kuruluna sayılı günler kala Ege İhracatçı Birlikleri Basın Müşaviri ve Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Başkanı Murat Demircan yeni dönem için adaylığını açıkladı ve yeni dönemde Yönetim, Denetim ve Onur Kurulu’nda yer alacak meslektaşlarını kamuoyu ile paylaştı. 

Yeni dönemin mottosu "Sürdürülebilir İzler, Güçlü Yarınlar"

2023-26 yılları arasında başarılı bir dönem geçirdiklerini ve pek çok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Başkanı Murat Demircan, 2026-29 döneminde mottolarını "Sürdürülebilir İzler, Güçlü Yarınlar" olarak belirlediklerini, kurumsallaşmış ve sürdürülebilir bir Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi’ni sonraki döneme taşımayı hedeflediklerini vurguladı. 

İzmir’in Gücü, Türkiye’nin Sesi isimli Ekonomi Zirvesi düzenlenecek

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi’nin organizasyon yeteneği yüksek bir üye profilinden oluştuğuna dikkati çeken Demircan, “Geçtiğimiz dönem Kahramanmaraş depremleri sonrasında hayata geçirdiğimiz “Yerel Basın Yaşasın” isimli kampanyayla organizasyon yeteneğimizi İzmir yanında Türkiye kamuoyuna da gösterdik. Hataylı meslektaşlarımıza bilgisayar ve fotoğraf makinelerinden oluşan ekipman desteği sağlarken, Hatay’a basın merkezi kazandırdık. Önümüzdeki dönemde de İzmir ve Ege ekonomisinin potansiyelini ulusal gündemin en üst sırasına taşımak amacıyla, her yıl kasım ayında gerçekleşecek büyük bir ekonomi zirvesi yapmayı hedefliyoruz. İzmir ekonomisine yön veren kurumlarla iş birliğinde güzel projeleri hayata geçireceğimize inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Kuşaklar Arası Yetenek Alışverisi Projesi Üniversite Öğrencileriyle Buluşacak

2023-26 döneminde Kuşaklar Arası Yetenek Alışverişi adını verdikleri projeyle ekonomi basınında minimum 10 yıl kıdem farkı olan gazetecileri mentör-menti olarak eşleştirdiklerini hatırlatan Demircan şöyle devam etti; “Yöne dönemde "Kampüsten Sahaya Köprü" adıyla projemizi Üniversitelerle iş birliği temelli sürdüreceğiz. Her yıl İzmir’deki bir iletişim fakültesiyle protokol imzalayarak, bu süreci uzun soluklu bir "Akademi-Sektör" iş birliğine dönüştüreceğiz.

Kurumsal iletişimde iletişim fakültesi mezunları vurgusu

“Kurumsal iletişim departmanlarında iletişim mezunlarının istihdam edilmesi önceliklerimizin başında olacak” diye konuşan Demircan, bu konuda farkındalık oluşması için çaba göstereceklerini, Ekonomi gazeteciliğinin itibarını korumak ve üyelerimizin çalışma koşullarını iyileştirmek için ekonomi ve basın meslek kuruluşlarıyla iletişimi en üst seviyeye çıkarmayı amaçladıklarını, üyeler arasındaki iletişimi güçlendirecek projelerin de öncelikleri arasında yer alacağını sözlerine ekledi. 

Listede kadınlar erkeklerden bir fazla 

2026-29 döneminde Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim, Denetim ve Onur Kurulu’nda 29 gazeteci ve basın danışmanı görev yapacak. 29 kişilik listede 15 kadın isim yer alırken, erkekler 14 kişiyle temsil edildi. 

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi’nin mevcut Yönetim Kurulu’ndaki Pusula Medya Kooperatifi Genel Müdürü Metetamer Omur, Ege Bölgesi Sanayi Odası Basın Müşaviri Kadir Kemaloğlu, İzmir İnovasyon ve Teknoloji A.Ş. Kurumsal İletişim Sorumlusu Nihal Özken ve EBSO Haber Editörü Mert Yasin Alpdündar aday listede yerlerini alırken, Gözlem Gazetesi Muhabiri Selin Tekin ve Ticaret Gazetesi Muhabiri Gülcihan Altınkaya listedeki yeni isimler oldu. 

Denetim Kurulu’nda ESBAŞ Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Halime Büyükyüksel, İzmir Ticaret Odası Basın ve Yayın Yönetmeni Melis Apaydın İde ve Ajanda Podcast Genel Yayın Yönetmeni Engin Tatlıbal yer aldı. 

Yönetim Kurulu yedek listesinde genç gazetecilerin yoğunluğu dikkat çekti. Ege Telgraf Gazetesi Köşe Yazarı Tuğçe Doğaneli Kamacı, İlkses Muhabiri Kemal Özkurt, DHA Muhabirleri Seza Nur Alpdündar ve Yağmur Öngün, ANKA Muhabiri Fatih Özkılınç, Medicana İzmir Hastanesi Kurumsal İletişim Uzmanı Didar Demirci Dağdeviren ve Ekonomi Gazetesi Muhabiri İrem Ceylin Demircan EMD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Yedek Listesini oluşturdular.

Denetim Kurulu Yedek Listesi’nde; Ege Üniversitesi Rektör Danışmanı Levent Konuş, Şiir İletişim Ajansı Editörü Alpay Sönmez ve İzmir Şehir Tiyatroları Basın Danışmanı Utkucan Akkaş yer aldılar.

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi’nin 2026-2029 dönemi için aday olan listenin Onur Kurulu’nda; Aylin Süphandağlı, Emel Akçay Uzun, Hicran Özdamar Yalçınkaya Hüsniye Acun, Kutay Gürocak, Mehmet Ali Sütlü, Murat Ervin, Seda Gök ve Ünal Ersözlü isimlerine yer verildi.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/emd-izmir-subesi-nde-murat-demircan-ve-ekibi-adayligini-acikladi-7209.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/emd-izmir-subesi-nde-murat-demircan-ve-ekibi-adayligini-acikladi-7209.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/emd-izmir-subesi-nde-murat-demircan-ve-ekibi-adayligini-acikladi-7209-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/04/emd-izmir-subesi-nde-murat-demircan-ve-ekibi-adayligini-acikladi-7209.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/emd-izmir-subesi-nde-murat-demircan-ve-ekibi-adayligini-acikladi/20941/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:32:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EBSO Başkanı Yorgancılar: 'Savaş dünya ekonomisini olumsuz etkiliyor']]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu idaresinde Ender Yorgancılar Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis üyeleri ve basın mensupları katıldı.

Meclis gündeminin 4. Maddesine göre ekonomik ve güncel konular ile aylık faaliyetler konusunda söz alan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, sanayi ve ticaretin gelişimine dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda iş dünyasının karşılaştığı zorluklar, fırsatlar ve geleceğe dönük beklentiler konusunda açıklama yaptı.

Yorgancılar, günümüzde süregelen ABD, İsrail ve İran tarafından sürdürülen savaşın ekonomik istikrarı tehdit ettiğini belirtti.

Yorgancılar, mevcut çatışmaların ticaret, yatırım ve iş ortamı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.

Başkan Yorgancılar, “ABD, İsrail ve İran tarafından başlatılan savaşım, yalnızca insan hayatını değil, ekonomik yapıları da derinden etkiliyor. Belirsizlik ortamı, işletmelerin büyüme ve yatırım kararlarını olumsuz yönde etkiliyor. İş dünyası olarak, istikrarlı bir ekonomik ortamda daha sağlıklı kararlar alabiliriz” dedi.

Yorgancılar ayrıca, savaşların arz zincirlerini bozduğuna, maliyetlerin artırdığına ve enflasyon üzerinde baskı yarattığına dikkat çeken Yorgancılar, “Artan maliyetler, sanayicilerin ve tüccarların kâr marjlarını daraltmaktadır. Bu durum, özellikle KOBİ’ler için sürdürülebilirlik açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır” şeklinde konuştu.

Ekonomik belirsizliklere karşı iş dünyasının birlikte hareket etmesi gerektiğine vurgu yapan Yorgancılar, “Diyalog ve işbirliği ile bu olumsuz etkilere karşı direnç geliştirebiliriz. Ayrıca, hükümetin destekleyici politikalar üretmesi, ekonomik toparlanma için büyük önem taşımaktadır” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-baskani-yorgancilar-savas-dunya-ekonomisini-olumsuz-etkiliyor-8819.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-baskani-yorgancilar-savas-dunya-ekonomisini-olumsuz-etkiliyor-8819.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-baskani-yorgancilar-savas-dunya-ekonomisini-olumsuz-etkiliyor-8819-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-baskani-yorgancilar-savas-dunya-ekonomisini-olumsuz-etkiliyor-8819.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ebso-baskani-yorgancilar-savas-dunya-ekonomisini-olumsuz-etkiliyor/20931/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 19:10:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Avrupa’nın en büyük sera kümelenmelerinden biri Dikili’de yükseliyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3.038 dönüm alanda,  451 dönümü sanayi, 1.800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. 

Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı.

TÜM PAYDAŞLAR KATILDI

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün,  Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti.

SAHADA İNCELEMELER YAPILDI

Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. 



ÖZGENER: KATILIMCILARIN İLGİSİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE 

Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Oda ve Borsa Başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.



ÇAKAN: YATIRIMCILARIN MEMNUNİYETİ HEYECANIMIZI ARTIRDI

Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak” dedi.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/avrupa-nin-en-buyuk-sera-kumelenmelerinden-biri-dikili-de-yukseliyor-4934.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/avrupa-nin-en-buyuk-sera-kumelenmelerinden-biri-dikili-de-yukseliyor-4934.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/avrupa-nin-en-buyuk-sera-kumelenmelerinden-biri-dikili-de-yukseliyor-4934-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/avrupa-nin-en-buyuk-sera-kumelenmelerinden-biri-dikili-de-yukseliyor-4934.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/avrupa-nin-en-buyuk-sera-kumelenmelerinden-biri-dikili-de-yukseliyor/20928/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:16:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Egeli ihracatçılarda Muhammet Öztürk'ün ayak sesleri]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği başkanlığını dört yıldır başarılı bir şekilde sürdüren Muhammet Öztürk, 1 Nisan’da yapılacak seçimlerde başkanlığa yeniden aday olduğunu açıkladı. Mayıs ayında yapılacak EİB Koordinatör Başkanlığı görevini de üstlenmek istediğini bildiren Öztürk, Nisan ayında yeni seçilecek EİB'e bağlı 12 birlik başkanın da vereceği destek ile bu göreve talip olduğunu vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[HABER: LEVENT HAMURCUOĞLU

EGEMENLİK - Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanlığına adaylığını açıkladı. Başkan Öztürk, sektörün gelişimi ve ihracatın artırılması için yeni projeler ve stratejiler hayata geçirmeyi planladıklarını söyledi.

Mayıs ayında yapılacak Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına aday olan Muhammet Öztürk, göreve gelmesi halinde tüm birimleri bir orkestra şefi titizliğiyle yöneteceğini belirtti.

Öztürk, koordinasyonun önemine vurgu yaparak, “Koordinatör Başkanlığı görevini üstlenmem durumunda, 12 birlik başkanı ve yöneticileri ile birlikte uyum içinde çalışacağını” söyledi.

Başkan Öztürk, Koordinatör Başkanlık adaylığı açıklamasında, Türkiye'nin ihracatının uluslararası pazarlarda daha da güçlü bir konuma gelmesi için çalışacaklarını belirterek, "EİB Koordinatör Başkanı olarak, tüm ihracatçı birlikleri ile işbirliği içerisinde çalışarak sektörümüzdeki potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak istiyorum. Bu görevle, ülkemizin ihraç ürünlerini dünya pazarlarında daha etkin bir şekilde tanıtmayı hedefleyeceklerini" söyledi.

Adaylık sürecinde tüm paydaşların görüşlerine büyük önem verdiğini ve sektör dinamiklerine uygun stratejiler geliştireceklerini vurgulayan Öztürk, EİB’nin, Türk ihraç ürünlerinin dünya pazarlarında daha fazla yer alması için çalışacaklarına dikkat çekerek, "Hedefimiz, kalite ve inovasyonu ön planda tutarak, Türk ihraç ürünlerinin global piyasalarda lider konuma taşımak olduğunu" söyledi.

EİB Koordinatör Başkanlığı adaylığının ardından destek mesajları aldığını vurgulayan Öztürk, yeni seçilecek EİB’e bağlı 12 birlik başkanın kendisine destek vereceğinden emin olduğunu ifade etti.

Muhammet Öztürk, Koordinatör Başkanlığı görevi süresince EİB'e bağlı 12 birliğin başkan ve üyeleri ile güçlü bir diyalog ve işbirliği içerisinde çalışacağını söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilarda-muhammet-ozturk-un-ayak-sesleri-8560.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilarda-muhammet-ozturk-un-ayak-sesleri-8560.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilarda-muhammet-ozturk-un-ayak-sesleri-8560-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilarda-muhammet-ozturk-un-ayak-sesleri-8560.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/egeli-ihracatcilarda-muhammet-ozturk-un-ayak-sesleri/20927/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:41:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ege yaş meyve sebze ihracatında sürdürülebilirlik hamlesi]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, sürdürübelilirliği çalışmalarının merkezine oturttu. İhracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ve “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” isimli üç önemli projeyi hayata geçirdi. 

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü, gıda kayıplarının azaltılmasını ve genç girişimcilerin tarıma kazandırılmasını hedeflediklerini dile getirdi. 



Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat

“Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” Projesini 2021 yılında hayata geçirdikleri bilgisini veren Başkan Uçak, ‘İhracatta yoğunluğu yüksek olan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasını hedefliyoruz. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alınarak akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapılıyor. Analiz sonuçları doğrultusunda üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili paydaş kurumlarla da koordinasyon sağlanıyor” ifadelerini kullandı.

Hayrettin Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Pestisitler tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç. Ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı veya uygun olmayan zamanda uygulama yapılması hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Bu durum ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabiliyor. Projemizle üreticilerimizin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedefliyoruz.”



Ege Yaş Meyve Sebze İhracatında sürdürülebilir üretim atağı

Küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması için sürdürülebilir üretimin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğinin altını çizen Uçak, “Yaş meyve sebze sektörü hem Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi hem de ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda. Ancak uluslararası pazarlarda kalıcı olmak için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarını en üst seviyede tutmak zorundayız. Birliğimiz bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürütüyor. Birlik olarak sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda yürüttüğümüz bir diğer çalışma ise “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” oldu. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ve paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıpları incelendi. Üç yıl süren proje kapsamında kayıpların nedenleri tespit edilirken, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildi. Gıda kayıplarının azaltılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan çok değerli. Tarımda sürdürülebilirlik yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün. Bu projeyle üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpları azaltarak daha verimli ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmayı hedefledik” diye konuştu.



Gençler tarıma kazandırılıyor

EYMSİB’in sürdürülebilir tarım vizyonunun önemli başlıklarından biri de genç girişimcilerin sektöre kazandırılması oldu.

Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.

Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.

Başkan Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-hamlesi-5134.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-hamlesi-5134.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-hamlesi-5134-t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-hamlesi-5134.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ege-yas-meyve-sebze-ihracatinda-surdurulebilirlik-hamlesi/20911/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:52:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Savaşın maliyeti reel sektöre yüklenmemeli”]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ortadoğu’da birinci ayını tamamlayan İran-ABD/İsrail Savaşı ve uzun zamandır süren Rusya Ukrayna Savaşı’nın Türkiye ekonomisi üzerindeki baskısına dikkat çeken İzmir Sanayici ve İş insanları Derneği (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, üreticilerin enerji maliyetleri altında ezilmemesi adına, devletin enerji alanına özel destek paketleri sağlaması gerektiğini vurguladı.

Küresel jeopolitik risklerin zirve yaptığı bir dönemde Türkiye’nin stratejik konumu ve çatışmaların ortasında sergilediği tarafsız duruşun önemli ve değerli olduğuna dikkat çeken İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, ancak bu doğru siyasal duruşun ekonomik önlemlerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Bölgesel savaşların enerji fiyatları üzerindeki volatiliteyi artırdığını ifade eden ve Yüksel, küresel tedarik zincirindeki kırılmaların ve artan enerji maliyetlerinin üretimi zorladığını, savaşın maliyetinin sadece özel sektörün sırtına bırakılmaması gerektiğine vurgu yaptı.

“Savaşın etkisi küresel, önlem gerekli”

Yüksek enflasyon ve finansa erişimdeki zorlukların devam ettiğini belirten İZSİAD Başkanı Alaattin Yüksel, yüksek faiz ortamında sanayicinin işletme sermayesi yaratmakta güçlük çektiğini, buna enerji hatlarını vuran bir savaşın da eklendiğini vurguladı. Enerji maliyetlerindeki her artışın doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını ifade eden Yüksel, sanayi sektörünün küresel rekabetçiliğini koruyabilmesi için enerji fiyatlarında devlet müdahalesini beklediklerini söyledi.

Savaşın yalnızca sanayi sektörünü değil, tarımsal üretimi de doğrudan etkilediğini ifade eden İZSİAD Başkanı Yüksel, mazot ve gübre gibi temel girdi maliyetlerindeki yükselişin çiftçiyi üretimden uzaklaştırma riski taşıdığını belirtti. Tarımsal üretimdeki aksamaların doğrudan gıda enflasyonunu tetikleyerek toplumsal refahı olumsuz etkilediğini dile getiren Yüksel, sanayici ve çiftçinin özellikle enerji konusunda hükümetin bir destek paketi çıkarmasını beklediğini vurguladı. 

“Sanayici ve Çiftçiye Özel Kredi Şart”

İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, bölgedeki ateş çemberinin ekonomik etkilerinden korunmak için yerli üretimin her alanda desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’nin bu zorlu süreçte taraf olmadan durabilmesinin büyük bir diplomatik kazanım olduğunu belirten Yüksel, “Ancak bu duruşun ekonomik maliyetlerini sanayicimizin ve çiftçimizin tek başına omuzlaması mümkün görünmüyor. Özellikle mazot ve enerji maliyetleri konusunda devletimizin üretici kesime yönelik özel teşvikler ve düşük faizli yakıt kredileri açması hayati önem taşıyor. Üretim maliyetlerini düşürmeden enflasyonla kalıcı bir mücadele yürütülemeyeceği gerçeğiyle, tarım ve sanayi sektörlerimize can suyu olacak bir enerji kalkanı oluşturulmalıdır” dedi.

“Tarımsal üretimde de koruyucu tedbirler alınmalı”

Hürmüz Boğazı, küresel üre ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği, gıda güvenliği açısından ikamesi olmayan bir can damarı olduğuna da işaret eden Yüksel,  Mart ayı başından itibaren üre fiyatlarının sert bir yükselişle yaklaşık yüzde 35 arttığını vurguladı. Bu durumun tarımsal üretimimiz için risk oluşturduğunun altını çizen Yüksel, “Türkiye olarak üre ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 90'ını ithalatla karşıladığımız gerçeği göz önüne alındığında, bu maliyet artışı doğrudan çiftçimizi zor durumda bırakıp gıda enflasyonunu tetikleyebilir. Bu nedenle devletimizden beklentimiz, sadece enerji değil, gübre ve özellikle üre gibi kritik girdilerde de çiftçiyi koruyacak kapsamlı bir destek kalkanı oluşturmasıdır" diye konuştu. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/savasin-maliyeti-reel-sektore-yuklenmemeli-4156.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/savasin-maliyeti-reel-sektore-yuklenmemeli-4156.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/savasin-maliyeti-reel-sektore-yuklenmemeli-4156-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/savasin-maliyeti-reel-sektore-yuklenmemeli-4156.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/savasin-maliyeti-reel-sektore-yuklenmemeli/20910/</link>
			<pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:15:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Demir ve demirdışı metaller sektöründe ihracat şampiyonları ödüllendirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Bölgesi’nde ihracat şampiyonluğunu 8 yıldır sürdüren, 2025 yılında Türkiye’ye 2,6 milyar dolar döviz kazandırarak 39 yıllık tarihinin en yüksek ihracat rakamına ulaşan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, ihracat rekoruna en büyük katkıyı sağlayan ve 2025 yılında 2 milyar doların üzerinde ihracata imza atan 29 firmaya 5 kategoride 36 ödül verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. sponsorluğunda düzenlenen “Demir ve Demirdışı Metaller İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, 2025 yılında üretim gücü ve ihracat potansiyeliyle ülke ekonomisine değer katmaya devam ettiklerini, geniş ürün yelpazesi, farklı pazarlara erişim kabiliyeti ve değişen koşullara hızlı uyum sağlama yetenekleri sayesinde küresel ölçekte varlıklarını güçlü şekilde sürdürdüklerinin altını çizdi.



2025 yılında üretim gücümüzü tam olarak ortaya koyamadık

2025 yılının küresel ölçekte talebin zayıf seyrettiği, finansman imkanlarının daraldığı ve ticarette artan korumacı eğilimlerin ihracatın hareket alanını daralttığı bir yıl olduğuna vurgu yapan Ertan, “Yurt içinde ise maliyet baskıları ve ekonomik dengelerdeki hassasiyet, üretim ve ihracat süreçlerimizi daha dikkatli yönetmemizi gerektirdi. Tüm bu zorluklara rağmen yıl başında ortaya koyduğumuz 2,2 milyar dolarlık hedefin üzerine çıkarak 2025 yılını 2 milyar 591 milyon ABD doları ihracatla tamamladık. Zorlu piyasa koşullarına rağmen üretmeye ve ihracat yapmaya devam ederek sektör olarak dayanıklılığımızı bir kez daha ortaya koyduk. 2025 yılında üretim tarafındaki tabloyu açık şekilde ifade edecek olursak kapasite kullanım oranımız yüzde 62,4 seviyesinde kaldı. Bu tablo, sahip olduğumuz üretim gücünü ne yazık ki henüz tam anlamıyla kullanamadığımızı gösteriyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin ham çelik üretiminin yıllık 38,1 milyon ton olarak gerçekleştiği bilgisini veren Başkan Ertan sözlerini şöyle sürdürdü; “Ham çelik üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 3,3’lük artış küresel talepteki zayıf seyir, fiyat baskısı, yüksek enerji maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkılık üretim tarafında hareket alanımızı sınırlamış olsa da bu artış zorlu koşullara rağmen üretim kabiliyetimizi koruduğumuzu ortaya koyuyor.”

Savaşlar planlama süreçlerimizi daha hassas hale getirdi

Küresel ekonomide ve Türkiye ekonomisindeki sorunlar sürerken yakın coğrafyamızda yaşanan savaşların enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinde olumsuz etkilere yol açtığının altını çizen Ertan, “Bu durum sektörümüz açısından maliyetleri artırırken planlama süreçlerini daha hassas hale getiriyor. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen düzenlemeler, sektörümüz açısından yeni bir uyum sürecini beraberinde getiriyor. Karbon odaklı uygulamaların devreye girmesiyle birlikte üretim süreçlerimizin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması önem kazanıyor. Bu çerçevede yenilenebilir enerji kullanımı ve verimlilik artırıcı yatırımlar sektörümüz açısından öncelikli hale gelmektedir. Birlik olarak bizler de bu dönüşüm sürecine destek olmak amacıyla düzenlediğimiz eğitimler ve yürütmekte olduğumuz UR-GE ile Avrupa Birliği projeleriyle firmalarımızın sürdürülebilirlik alanındaki kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yalçın Ertan yüzde 152’lik rekor ihracat artışıyla veda etti 

Nisan ayında yapılacak genel kurulda Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığını yeni bir isme devretmeye hazırlanan Yalçın Ertan, ödül töreninde 8 yıllık başkanlık dönemini de özetledi. Ertan, “2018 yılından bu yana büyük bir onurla yürütmekte olduğum Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimde son yılımı yaşıyorum ve bu vesileyle başkan olarak katıldığım son ödül töreninde sizlerle birlikteyim. Görev sürem boyunca bölgemiz ihracatına katkı sağlamak, sektörümüzün gelişimine destek olmak ve Birliğimizi daha ileriye taşımak adına büyük bir gayret içinde olduk. Bu süreçte her zaman ortak akıl ve dayanışma ile hareket ettik. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nde son 8 yılda hep birlikte çok büyük bir ihracat başarısına imza attık. 2018 yılında 1 milyar 28 milyon dolarlık ihracat hacmiyle devraldığımız bayrağı 2025 yılı sonunda yüzde 152’lik artışla 2 milyar 591 milyon dolarlık ihracatla devrediyoruz. 8 yıl boyunca Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 12 ihracatçı birliğimiz arasında ihracat şampiyonluğumuz hep devam etti” diyerek sözlerini noktaladı.

Zirve Başak Metal Ticaret ve Sanayi A.Ş. ve İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş.’nin oldu

“Demir ve Demirdışı Metaller İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde; Başak Metal Ticaret ve Sanayi A.Ş. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği üyeleri arasında zirvede yer alırken, bakır ürünleri ihracatçıları arasında da zirvede yer alarak çifte şampiyonluk mutluluğu yaşadı.

İzmir Demir Çelik Sanayi A.Ş. genel sıralamada ikinci olurken, demir çelik çubuk ihracatında adını zirveye yazdırıp gecede iki ödül alan firmalardan bir diğeri oldu.

Norm Cıvata Sanayi ve Ticaret A.Ş. bağlantı elemanları sektöründe ihracat şampiyonu olurken, genel kategoride beşinci sıraya adını yazdırdı.

Genel kategoride en çok ihracat yapan altıncı firma olarak altın ödülü kazanan Özkan Demir Çelik Sanayi A.Ş., Alaşımlı çelik ihracatçıları arasında birincilik gururu yaşadı.

Demir çelik inşaat aksamı kategorisinde en çok ihracat yapan Vergo Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. oldu. Vergo Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. genel kategoride sekizinci sıraya adını yazdırdı ve altın ödülü kazanan firmalar arasına girdi.

Demir çelik tel ihracatında Karel Tel Sanayi A.Ş. birinci olurken, gümüş kategoride de ödülün sahibi oldu.

BMS Geri Dönüşüm Sanayi ve Ticaret A.Ş. Alüminyum ürünleri kategorisinde ihracat şampiyonluğu, genel sıralamada da gümüş ödül mutluluğu yaşadı.

Demir çelik çivi ve zincir ihracatının zirvesine BEKSAN-BNT İTHALAT İHRACAT İÇ VE DIŞ TİCARET PAZARLAMA SAN. TİC. LTD ŞTİ. adını yazdırdı.

EGE DEMİR VE DEMİRDIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2025 YILI KRİSTAL KATEGORİ ÖDÜLLERİ

BAŞAK METAL TİC.VE SAN.A.Ş.

İZMİR DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

İSMİNİN AÇIKLANMASINI İSTEMİYOR

EGE DEMİR VE DEMİRDIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2025 YILI ALTIN KATEGORİ ÖDÜLLERİ

KARDEMİR DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

NORM CİVATA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

ÖZKAN DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

İSMİNİN AÇIKLANMASINI İSTEMİYOR

VERGO ENERJİ SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

EGE DEMİR VE DEMİRDIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2025 YILI GÜMÜŞ KATEGORİ ÖDÜLLERİ

HN METAL MADENCİLİK GERİ DÖNÜŞÜMLÜ MADDELER TAŞ. İNŞ. SAN. İÇ VE DIŞ TİC. LTD.ŞTİ.

İSMİNİN AÇIKLANMASINI İSTEMİYOR

BMS GERİ DÖNÜŞÜM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

SAYINLAR METAL GERİ DÖNÜŞÜM İTH. İHR. NAK. TUR. VE İNŞ. SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ.

ŞİMŞEK TENEKE AMBALAJ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

SAY YENİLENEBİLİR ENERJİ EKİPMANLARI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

KAREL TEL SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

EGE DEMİR VE DEMİRDIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2025 YILI BRONZ KATEGORİ ÖDÜLLERİ

SİMTEK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

AYES ÇELİK HASIR VE ÇİT SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ

GÜLERMAK ÇELİK KONSTRÜKSİYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

SÜPERPAR OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

SFS GROUP PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ

EGEMET FORGE METAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

SİLGAN ÖNTAŞ AMBALAJ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

KAYSERİ METAL CENTER SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

OBEL CIVATA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

BATI EV ÜRÜNLERİ PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ

SENTES-BIR METALURJİ KİMYA ENERJİ ÜRETİM VE GERİ DÖNÜŞÜM TEKN. SAN. TİC.A.Ş.

PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ

DENİZCİLER DÖKÜMCÜLÜK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

EGE DEMİR VE DEMİRDIŞI METALLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ 2025 YILI ÜRÜN GRUBU İHRACAT ÖDÜLLERİ

BAŞAK METAL TİC.VE SAN. A. Ş.- BAKIR ÜRÜNLERİ

İZMİR DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ- DEMİR ÇELİK ÇUBUK

NORM CİVATA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- BAĞLANTI ELEMANLARI

ÖZKAN DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ- ALAŞIMLI ÇELİK

VERGO ENERJİ SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- DEMİR ÇELİK İNŞAAT AKSAMI

KAREL TEL SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ- DEMİR ÇELİK TEL

BMS GERİ DÖNÜŞÜM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- ALÜMİNYUM ÜRÜNLERİ

BEKSAN-BNT İTHALAT İHRACAT İÇ VE DIŞ TİCARET PAZARLAMA SAN. TİC. LTD ŞTİ.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/demir-ve-demirdisi-metaller-sektorunde-ihracat-sampiyonlari-odullendirildi-6028.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/demir-ve-demirdisi-metaller-sektorunde-ihracat-sampiyonlari-odullendirildi-6028.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/demir-ve-demirdisi-metaller-sektorunde-ihracat-sampiyonlari-odullendirildi-6028-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/demir-ve-demirdisi-metaller-sektorunde-ihracat-sampiyonlari-odullendirildi-6028.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/demir-ve-demirdisi-metaller-sektorunde-ihracat-sampiyonlari-odullendirildi/20907/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:57:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Migros Capital Markets Day'de büyüme ve dijital dönüşüm hedeflerini paylaştı]]></title>
			<description><![CDATA[Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, "Bütünleşik kanal stratejimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi 2026'da da sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark yaratmaya devam edeceğiz" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

İSTANBUL (AA) - Migros, kurumsal yatırımcılarla bir araya geldiği 'Capital Markets Day (CMD'26)' etkinliğinde şirketin vizyonunu, büyüme stratejisini ve dijital dönüşüm odaklı iş modelini paylaştı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, İstanbul'da düzenlenen etkinlikte Migros'un iştirakleri Migros One, MoneyPay ve Mimeda'nın büyüme performansı ve hedeflerine ilişkin yatırımcılara detaylı bilgi sunuldu.

Öte yandan Migros, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in şirketin 'AA(tur)' olan ulusal uzun vadeli kredi notunu 'AA+(tur)' seviyesine yükselttiğini yaptığı Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamasıyla duyurdu.

Etkinlikte, Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın ve Migros Grubu Mali İşler İcra Kurulu Üyesi (CFO) Cem Doğan'ın yanı sıra Migros iştiraklerinden Migros One Genel Müdürü Orçun Onat, MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik ve Mimeda Genel Müdürü Kına Demirel birer sunum gerçekleştirdi. 

'Çevrim içi satışların payı yüzde 21'e yükseldi'

Açıklamada görüşlerine yer verilen Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, dünyada perakendenin dönüşüm içinde olduğunu belirtti.

Tort, tüketiciler için hız ve kolaylığın vazgeçilmez hale geldiğini vurgulayarak, 'Müşteri tek bir noktadan tüm işlemlerini yönetebilmek istiyor. Biz de bu doğrultuda ana iş modelimiz 'bütünleşik kanal' (omnichannel) ile onların ihtiyaç duydukları her alanda birbirini besleyen hizmetler sunuyoruz. Bunun gerektirdiği güçlü dijital altyapı ise Migros'un ayrıştığı nokta. Bu da yeni iştirak ve girişimlerimizin oluşmasına, birlikte dinamik bir ekosistem yaratmamıza imkan sağlıyor' değerlendirmesini yaptı.

'Bütünleşik kanal' modelinin en güçlü yönünün yarattığı müşteri trafiği olduğunu aktaran Tort, bu sayede Migros'un aynı mağazalarda 3 yıl üst üste pozitif trafik büyümesi elde ettiğini ifade etti. 

Tort, büyümeyi sürdürmek için hem fiziki mağaza sayısını hem de çevrim içi hizmet veren mağaza sayısını artırmayı sürdüreceklerini belirterek, şöyle devam etti: 'Son 3 yılda Türkiye'de toplam hızlı tüketim ürünleri (FMCG) pazarında pazar payımız yüzde 8,5'tan yüzde 10'un üzerine yükseldi. 2025 yıl sonu itibarıyla e-ticaret FMCG pazar payımız yüzde 21,6. Çevrim içi satışların tütün ve alkollü içecekler hariç tutulduğunda Migros'un toplam satışları içerisindeki payı ise son 6 senede 6 katı büyüyerek yüzde 21'e yükseldi. Perakendeye yön veren iştirak ve girişimlerimiz ise Migros'a duyulan güvenden aldıkları güçle büyüyor. Bütünleşik kanal stratejimiz doğrultusunda güçlü büyümemizi 2026'da da sürdürerek müşterilerimiz ve paydaşlarımız için fark yaratmaya devam edeceğiz.' 

Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın da şirketin yapay zeka destekli operasyon ve stok yönetimi ile mağaza içi dijitalleşmenin serbest nakit akışına etkisine dikkati çekti.

Bartın, elektronik raf etiketi ve Jet Kasa gibi teknoloji yatırımlarının operasyonlara sağladığı somut sonuçları paylaşarak, Migros'un büyüme stratejisinin arkasındaki adımları anlattı.

Taze gıda, et, bakliyat ve balık gibi farklı kategorilerde yatırımlarının sürdüğünü kaydeden Bartın, 'Ürün ve hizmetlerimize erişim ve kişiselleştirmeyi önceliklendirerek kesintisiz hizmet akışı sağlıyoruz. Fiziki mağaza ve çevrimiçi operasyonlarımızın coğrafi yayılımıyla sipariş karşılama oranımızı daha da yükseltiyoruz. Raflarımızda 20 bin çeşitten fazla ürüne yer veriyoruz. 5 marka altında 600'ü aşkın çeşit özgün markalı ürünümüzle müşterilerimizin gözünde güven, değer ve uygun fiyat olmak üzere 3 ana noktada fark yaratıyoruz' ifadelerini kullandı. 

'Yüzde 5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz'

Migros Grubu Finansal İşler Direktörü (CFO) Ferit Cem Doğan da şirketin finansal performansına ilişkin bilgi vererek, Migros'un güçlü bir net nakit pozisyonuna sahip olduğunu belirtti.

Lojistik altyapı ve operasyonel giderlerdeki verimliliğe odaklanarak yatırımları güçlendirdikleri bir dönemde olduklarını aktaran Doğan, bu yıl yeni mağazalar açacaklarını belirterek, 'Aynı dönemde yüzde 5-7 konsolide satış büyümesi öngörüyoruz. 2027-2030 yıllarına ilişkin olarak her yıl için konsolide satış büyümesinde yüksek tek haneli reel büyüme ve yüzde 2,5 ila yüzde 3,5 satış alanı büyümesi hedefliyoruz' değerlendirmesini yaptı. 

Migros'un yenilenebilir enerji yatırımlarına da değinen Doğan, şunları kaydetti: 'Sürdürülebilirlik odaklı girişimlerimizi yalnızca taahhüt gerçekleştirme amaçlı değil, gerçek anlamda iş yapışımızın temelini oluşturduğu için gerçekleştiriyoruz. Güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarımız karlılık ve verimlilik sağlayan bir noktada. 2025 yıl sonu itibarıyla bu santraller, Migros'un yıllık elektrik tüketiminin yüzde 24'ünü karşılıyor.'
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-capital-markets-day-de-buyume-ve-dijital-donusum-hedeflerini-paylasti-8398.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-capital-markets-day-de-buyume-ve-dijital-donusum-hedeflerini-paylasti-8398.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-capital-markets-day-de-buyume-ve-dijital-donusum-hedeflerini-paylasti-8398-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-capital-markets-day-de-buyume-ve-dijital-donusum-hedeflerini-paylasti-8398.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/migros-capital-markets-day-de-buyume-ve-dijital-donusum-hedeflerini-paylasti/20906/</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 00:54:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EBSO'dan üniversite-sanayi iş birliğine yenilikçi hamle]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen Üniversite–Sanayi İş Birliği Ödül Töreni, akademi ile sanayiyi aynı çatı altında buluşturarak Türk sanayisinin sürdürülebilir ve teknolojik gelişimine katkı koyacak önemli bir platform oldu. Törende, bilimsel bilgi ile sanayi deneyimini bir araya getiren projeler ile sektör üniversite iş birliğinin güçlenmesine yönelik vizyon ve çalışmalar ödüllendirilirken, sürdürülebilir iş birliğinin ülkemiz kalkınmasına yaratacağı değere ilişkin vizyon kapsamında paydaşlar buluştu. EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, “Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak kent ekonomisine ve ülke sanayisine değer katan birçok ilke imza attık. Bugün de Üniversite–Sanayi İş Birliği Ödülleri ile bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

EGEMENLİK - EBSO, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendirmek, bölgesel Ar-Ge kapasitesini geliştirmek ve iyi uygulama örneklerini görünür kılmak amacıyla bu yıl ilk kez düzenlediği Üniversite–Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri ile önemli bir adım attı. Yoğun ilgi gösterilen programa, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim AKPINAR, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Ege Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Aydoğan Savran, İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Güvençer, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran ile akademisyenler ve sanayiciler katıldı. 



“Eğitim olmadan sanayide dönüşüm mümkün değil”

Törenin açılışında konuşan EBSO Başkanı Yorgancılar eğitimin sanayinin gelişimindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek, “Sanayimizin gelişimini eğitimden bağımsız düşünmedik. 2015 yılında Sanayi 4.0 sürecine dikkat çekerken, ‘Eğitim 4.0 olmadan Sanayi 4.0 olmaz’ demiştik. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğu açıkça görülmektedir. Transfer edilmeyen bilginin kimseye faydası yok dedik, diyoruz.” ifadelerini kullandı. Sanayisi güçlü ülkelerin en önemli ortak özelliğinin güçlü eğitim sistemleri olduğuna vurgu yapan Yorgancılar, anaokulundan üniversiteye kadar uzanan eğitim zincirinin önemine değinerek, akademik camiaya teşekkür etti.

Köklü iş birliği, somut kazanımlar

EBSO’nun üniversite–sanayi iş birliği çalışmalarının 1986 yılında Ege Üniversitesi ile başlatılan ÜSİGEM modeliyle temellerinin atıldığını hatırlatan Yorgancılar, “İmzaladığımız her bir protokolde; sanayi deneyim sertifikasından, meslek yüksekokullarında yeni bölüm açmaya, öğrencilerin sanayide staj yapmasından, yüksek lisans ve doktora tezlerinin sanayi tarafından desteklenmesine ve çeşitli iş birliklerine varan somut sonuçlara vesile olduk, olmaya da devam ediyoruz.” dedi.

İzmir, teknoloji ve girişimciliğin merkezi olma yolunda

İzmir’in sahip olduğu 9 üniversite ve 5 teknoloji geliştirme bölgesi ile büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Yorgancılar, “Üniversite ile sanayi arasındaki bağ güçlendikçe, İzmir yalnızca bir üretim şehri değil; gençliğin, girişimciliğin ve teknolojinin merkezi olmaya en güçlü adaydır. Ödül, emeğin taçlandırılmasıdır” dedi. 

Yorgancılar, yarışmaya katılan tüm kurumlara teşekkür ederek “Üniversitelerimizin kıymetli rektörlerine, akademisyenlerimize ve ödül sürecimize başvuran tüm firma ve kurumlarımıza teşekkür ediyor, üniversite - sanayi iş birliğinin gelişimine verdikleri önem, yarattıkları değer nedeniyle kutluyorum” diye konuştu.

Konuşmasını, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözüyle tamamlayan Yorgancılar, bilim ve eğitim ışığında Türkiye’nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefi doğrultusunda iş birliğinin artarak devam edeceğine olan inancını vurguladı.



EBSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Üniversite Sanayi İş Birliği Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Arda Yüksel de konuşmasında üniversite–sanayi iş birliğinin sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir kalkınma aracı olduğuna dikkat çekerek, İzmir’in bilimsel birikimi ve üretim gücüyle Türkiye’nin teknoloji üssü olma yolunda ilerlediği vurguladı. Yüksel “Ege Bölgesi Sanayi Odası Üniversite-Sanayi Koordinasyon Kurulu’nu (ÜSKK) kurgularken, sadece bir "köprü" kurmayı değil, İzmir’’i teknoloji egemenliğinin parlayan bir kutbu haline getirmeyi hedefledik. Bilimin ticarileşerek sanayiye nüfuz etmesi, sadece bir ekonomik kazanım değil, uluslararası pazarlarda bağımsız bir rekabet gücü kazanmamız adına bir "çarpan etkisi" yaratmaktadır. Laboratuvardaki buluşun fabrikadaki banta inmesiyle başlayan bu dönüşüm, bölgemizin kalkınma haritasını yeniden çizmektedir. İşte bu stratejik vizyonun sahadaki yansımalarını görmek üzere, heyecan verici bir başarı tablosunu paylaşmak isterim. Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak bizler, yalnızca sanayi ve ticaret alanında değil, aynı zamanda vatana hizmet etme sorumluluğuyla hareket ederek, son 20 yıllık süreçte eğitimin her kademesinde önemli adımlar attık. İlkokuldan yükseköğretime kadar uzanan geniş bir yelpazede hayata geçirdiğimiz yerel ve Avrupa Birliği projeleriyle, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin yanında olduk. Meslek Yüksekokulları ile imzaladığımız protokollerle nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunduk” diye konuştu. 

Programda Akademi Hizmet, Sektör Hizmet ve Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorilerinde ödüller sahiplerini bulurken, Yaşar Holding’e Üstün Hizmet Ödülü verildi. Yenilikçi fikirler ile bilginin sanayi deneyimiyle buluşmasını, ülkemizde üniversite ve sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümünü destekleyen, Türk sanayisinin sürdürülebilir ve teknolojik gelişimine katkı koyan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran’a Üstün Hizmet Onur Ödülü; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu ve Ege Üniversitesi Rektör vekili Prof. Dr. Aydoğan Savran, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Güvençer ve programa gösterdikleri ilgi ve katılımları nedeniyle tüm katılımcılara teşekkür plaketi takdim edildi. 

AKADEMİ HİZMET ÖDÜLLERİ

1- Üniversite–Sanayi Enerji İş Birliği Çalışmaları ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji ve İklim Politikaları Araştırma Merkezi Baş Araştırmacı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu

2- Modüler Dayanıklı Yüzer İskele Sistemi Çalışmaları ile Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü, Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Metin Yurddaşkal

3- Bitki Genetiği, Moleküler Biyoloji ve Genomik Temelli Islah Çalışmaları ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sami Doğanlar

AKADEMİ HİZMET ÖZEL ÖDÜLLERİ 

-Mühendislikte Sürdürülebilir Üniversite–Sanayi İş Birliği Modeli Çalışmaları ile İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Güneri Şahin

-Mesleki Eğitimde Güçlü Üniversite–Sektör İş Birliği Modeli ile İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan

SEKTÖR HİZMET ÖDÜLLERİ

1- Sürdürülebilir ve Dijital Tekstil Ar-Ge Dönüşüm Modeli ile Sun Tekstil

2- Çelik Üretiminde Kapasite Artışı ve Eğitim İş Birliği Çalışmaları ile İzmir Demir Çelik

3- Isı Pompası ile Karbon ve Doğalgaz Azaltımı çalışması ile Tetrapak 

ÜNİVERSİTE–SANAYİ İŞ BİRLİĞİ ÖDÜLLERİ

Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi ile; Yaşar Üniversitesi - May-Agro Tohumculuk Atık Su Dezenfeksiyon Prosesi İçin Yeni Nesil Dielektrik Bariyer Deşarj Ozon Üretecinin Sistem Tasarım ve Analiz Çalışmalarına Bağlı Prototip İmalatı Projesi ile; İzmir Ekonomi Üniversitesi - Mat Filtrasyon 

Jeotermal Akışkan İle Gelen Sera Gazlarının Tutularak Üretim Hattına Geri Basılması ve Kabuklaşma Probleminin Minimize Edilmesi Projesi ile; İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü - Tuzla Jeotermal 

ISTA 6A Paketlemesinde Ürüne Gelen Darbe Analizi ve Deneysel Validasyonu Projesi ile; Dokuz Eylül Üniversitesi – Vestel 

Yüksek Hassasiyetli, Biyouyumlu Otomatik Doku Kapatma Cihazı (Stapler) Geliştirilmesi Projesi ile; İzmir Demokrasi Üniversitesi - Hites Enerji 

EEG Tabanlı Beyin-Bilgisayar Arayüzü Kontrollü Bilek Rehabilitasyon Robotu Tasarımı ve Geliştirilmesi Projesi ile; İzmir Ekonomi Üniversitesi - Rota Solution


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-dan-universite-sanayi-is-birligine-yenilikci-hamle-9294.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-dan-universite-sanayi-is-birligine-yenilikci-hamle-9294.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-dan-universite-sanayi-is-birligine-yenilikci-hamle-9294-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ebso-dan-universite-sanayi-is-birligine-yenilikci-hamle-9294.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ebso-dan-universite-sanayi-is-birligine-yenilikci-hamle/20902/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:49:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Poyraz’a ihracatın yıldızı ödülü ]]></title>
			<description><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde zeytinyağı sektöründe, Türkiye de en çok ambalajlı ihracat yapan ilk 10 firma arasında Poyraz Zeytinyağları yedinci sırada yer aldı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Türkiye’nin dış ticaretine ve bölge ekonomisine yüksek katma değer sağlayan başarılı firmaları onurlandırmak amacıyla geleneksel İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’ni gerçekleştirdi. Farklı sektörlerden çok sayıda temsilcinin katıldığı organizasyonda, 2024 yılı performanslarına göre 21 alt kategoride toplamda 58 firmaya ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda, 62 ülkeye ihracat yapan Poyraz Zeytinyağları, ulaştığı ihracat hacmiyle ilk 10’a girerek başarısını bu yıl da devam ettirdi. 

Zeytinyağı kategorisinde Türkiye de en çok ihracat gerçekleştiren 7’nci firma olma başarısını gösteren Poyraz Zeytinyağları’nın ödülünü, Poyraz Zeytinyağları Yönetim Kurulu Üyeleri Selen Özpoyraz ve Ali Özpoyraz birlikte teslim aldı. 

“Kaliteye bağlılık ve sürdürülebilir büyüme hedefimiz”

Poyraz Zeytinyağları Yönetim Kurulu Üyesi Ali Özpoyraz, ödül töreninin ardından yaptığı açıklamada, markanın global ölçekteki büyüme stratejisine ve ekip ruhuna vurgu yaptı.

Bugün itibarıyla tam 62 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini hatırlatan Özpoyraz, “Poyraz Zeytinyağları olarak zeytinyağı sektöründe en çok ihracat yapan firmalar arasında 7’nci sırada yer almaktan dolayı büyük bir gurur yaşıyoruz. Bu başarı; kaliteye olan bağlılığımızın, sürdürülebilir üretim anlayışımızın ve en önemlisi emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımızın ortak eseridir. 62 ülkeye ulaşan ihracat ağımızla Türk zeytinyağını dünyaya tanıtmaya devam ediyoruz. Bize güvenen iş ortaklarımıza ve bu başarıda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum; birlikte daha nice büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum” dedi.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/poyraz-a-ihracatin-yildizi-odulu-5541.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/poyraz-a-ihracatin-yildizi-odulu-5541.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/poyraz-a-ihracatin-yildizi-odulu-5541-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/poyraz-a-ihracatin-yildizi-odulu-5541.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/poyraz-a-ihracatin-yildizi-odulu/20899/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:17:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BASİFED ile TÜSİAD İzmir’de buluştu]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren’i İzmir’de ağırladı. Marriott Otel’de düzenlenen toplantıda Türkiye ekonomisinin makro dengeleri, iş dünyasının finansmana erişim sorunları ve İzmir’in bölgesel kalkınmadaki stratejik rolü masaya yatırıldı. Toplantıya BASİFED Üyesi derneklerin yöneticileri ile birlikte TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, TÜSİAD Genel Sekreteri Ebru Dicle, TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ceren Aydın’da katıldı. 

Güneş: “İzmir Türkiye’nin Silikon Vadisi Olmaya Adaydır”

Toplantının açılışında konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, İzmir’in tarihi boyunca ticaretin, kültürün ve demokrasinin harmanlandığı bir kent olarak Türkiye’nin Dünyaya açılan kapısı olduğunu vurguladı. 

Kentin en büyük sermayesinin özgürlükçü yapısı olduğunu ifade eden BASİFED Başkanı Güneş, “Bu özgür atmosfer, yaratıcı zihinleri ve yenilikçi girişimleri kendine çekerken; şehrimizin sunduğu güçlü yazılım ekosistemi, akademileri ve yüksek teknoloji üretim kapasitesi, İzmir’i bölgemizin Silikon Vadisi olma yolunda eşsiz bir aday haline getirmektedir. İzmir; sadece bir sanayi kenti değil, aynı zamanda yeşil dönüşümün ve dijitalleşmenin öncüsü olma vizyonunu taşımaktadır” dedi.

Toplantıda BASİFED ile TÜSİAD arasında her türlü iş birliği ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. BASİFED üyesi dernek başkanları da toplantıda kurumlarını tanıtarak, TÜSİAD’dan beklentilerini dile getirdiler. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basifed-ile-tusiad-izmir-de-bulustu-1592.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basifed-ile-tusiad-izmir-de-bulustu-1592.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basifed-ile-tusiad-izmir-de-bulustu-1592-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basifed-ile-tusiad-izmir-de-bulustu-1592.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/basifed-ile-tusiad-izmir-de-bulustu/20896/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:25:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ekonomist Ağaoğlu: "Enflasyonla mücadelede yolumuz artık yokuş yukarı"]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ile Yatırım Finansman iş birliğinde düzenlenen ekonomi zirvesinde konuşan Ekonomist Ali Ağaoğlu, 2026 ve 2027 yıllarında küresel piyasalarda dalgalanmanın devam edeceğine dikkat çekerek, iş dünyasının nakit akışı yönetiminde daha ihtiyatlı ve esnek stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Yatırım Finansman Menkul Değerler A.Ş., İzmir Mövenpick Hotel’de iş dünyası temsilcilerini ve finans profesyonellerini buluşturan geniş kapsamlı bir ekonomi zirvesine imza attı. Yoğun katılımın gözlendiği etkinliğe BASİFED Başkanı Semiha Güneş, İZSİAD Başkanı Alaattin Yüksel, EGEV Başkanı Hasan Küçükkurt, EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İTB Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, İzmir Defterdarı Ömer Alanlı, İzmir Vergi Kaçakçılık Denetim Daire Başkanı Yavuz Selim Eser, KDV iadeleri Denetim Daire Başkanı Muhammet Ağan, DOGÜNSİFED Başkanı Devrim Türk, ESBAŞ Başkanvekili Faruk Güler ile oda üyeleri ve iş insanları katıldı. 

Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği zorlu ekonomik sürecin, piyasa beklentilerinin ve geleceğe dönük fırsatların değerlendirildiği toplantıda, özellikle 2026 yılına dair öngörüler öne çıktı. Etkinlikte küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve jeopolitik risklerin reel sektör üzerindeki etkileri ayrıntılarıyla ele alındı.



Zengin: "Yeminli Mali Müşavirlik Ekonominin Güven Mekanizmasıdır"

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir YMMO Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, Türkiye’de ve dünyada dengelerin hızla değiştiği bir dönemden geçildiğini vurguladı. Belirsizliklerin arttığı bu atmosferde doğru bilgiye ulaşmanın ve gelişmeleri sağlıklı analiz etmenin her zamankinden daha kritik hale geldiğini ifade eden Yaşar Zengin, İzmir’in üretim gücü, ihracat potansiyeli ve girişimci ruhuyla ülkenin en dinamik merkezlerinden biri olduğunu hatırlattı.

İzmir YMMO Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, yeminli mali müşavirlik mesleğinin sadece teknik bir iş değil, aynı zamanda ekonominin sağlıklı işlemesi adına güçlü bir güven mekanizması olduğunu belirterek, "Bizler mesleki sorumluluğumuzu yerine getirirken, hizmet verdiğimiz işletmelerin sürdürülebilir büyümelerine katkı sunmayı da temel görevlerimiz arasında görüyoruz. Ekonomideki kalıcı başarının sadece rakamlarla değil; bilgi, diyalog ve ortak akılla mümkün olduğuna inanıyoruz. İzmir YMM Odası olarak kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte düşünen ve üreten bir anlayışla hareket ediyoruz. Bu tür buluşmaların iş insanlarımızın karar süreçlerine ve ticari hamlelerine ışık tutması en büyük gayemizdir" dedi.



Finansal Okuryazarlık ve Küresel Riskler Masaya Yatırıldı

Yatırım Finansman Genel Müdürü Eralp Arslankurt ise konuşmasında, şirketin 50’nci kuruluş yılını kutladıkları bu dönemde Türkiye’nin ilk aracı kurumu olmanın sorumluluğuyla hareket ettiklerini dile getirdi. Finansal okuryazarlığın gelişmesini ana misyonlarından biri olarak gördüklerini söyleyen Eralp Arslankurt, Orta Doğu’daki gerilimlerin ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların artık sadece siyasetin değil, doğrudan finansal piyasaların ana gündem maddesi haline geldiğini kaydetti.

Toplantı kapsamında sunum yapan Yatırım Finansman Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Barış Esen jeopolitik risklerin piyasa yansımalarına dair veriler paylaşırken, Yatırım Finansman Baş Ekonomisti Erol Gürcan 2026 yılına ilişkin ekonomik görünüm ve makro beklentiler üzerine detaylı bir analiz sundu. Konuşmacılar, Türkiye ekonomisinin yeni rotasında enflasyonist baskıların yönetilmesi ve öngörülebilir ekonomi politikalarının önemine değindi.



İş insanlarına piyasa uyarısı

Zirvenin odak noktasını oluşturan "Son Yaşananlardan Sonra Piyasalarda 2026 Öngörüleri" başlıklı sunumunda Ekonomist Ali Ağaoğlu, iş dünyasına yönelik önemli uyarılarda bulundu. Küresel ölçekte faiz politikaları ve emtia fiyatlarındaki oynaklığın 2026 yılında da devam edeceğini öngören Ali Ağaoğlu, 



Ağaoğlu: “Savaşın hedefi Çin’in enerji ve ticaret hatlarını kesmek”

Zirvenin bir diğer konuşmacısı Ekonomist Ali Ağaoğlu, sunduğu verilerle 2026 ve 2027 yıllarına dair net bir tablo çizdi. Küresel ölçekte büyümenin yüzde 3,2, enflasyonun ise yüzde 4,5 seviyelerinde dengelenmesinin beklendiğini kaydeden Ali Ağaoğlu, FED’in faiz indirim süreçlerinin piyasalara likidite anlamında alan açacağını belirtti. Ancak bu süreçte ABD-Çin ticaret savaşları ve yapay zeka temelli teknolojik dönüşümün rekabet şartlarını zorlaştıracağına dikkat çekti. Küresel ölçekte ABD’nin yürüttüğü tüm sıcak çatışmaların Çin’i çevreleme hamlesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağaoğlu, “Mevzu İran değil, mevzu Çin’in enerji ve ticaret hatlarını kesmek” dedi. 

Türkiye ekonomisi için 2026-2027 döneminde yüzde 3,5 ile yüzde 4,0 aralığında bir büyüme öngördüğünü ifade eden Ekonomist Ali Ağaoğlu, enflasyonda tek hane hedefinin yakalanması için kararlılığın sürmesi gerektiğini, ancak bundan sonra bu yolun “yokuş yukarı” olacağını vurguladı. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ekonomist-agaoglu-enflasyonla-mucadelede-yolumuz-artik-yokus-yukari-5035.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ekonomist-agaoglu-enflasyonla-mucadelede-yolumuz-artik-yokus-yukari-5035.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ekonomist-agaoglu-enflasyonla-mucadelede-yolumuz-artik-yokus-yukari-5035-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/ekonomist-agaoglu-enflasyonla-mucadelede-yolumuz-artik-yokus-yukari-5035.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/ekonomist-agaoglu-enflasyonla-mucadelede-yolumuz-artik-yokus-yukari/20894/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:41:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmirli mobilyacılar hedef büyüttü]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ortadoğu'da yaşanan çatışmaların ülke ekonomilerini tehdit ettiği bir dönemde gerçekleştirilen İZFURNEX 2026 Mobilya Fuarını önemsediklerini kaydeden İzmir Mobilyacılar Odası (İZMOD) Başkanı Zafer Koç, ‘Bu fuar sektörün tanıtımı için önemli bir adım oldu. Yurt dışından ve ülkenin dört bir yanından sektörün paydaşlarını buluşturdu. Mobilya sektörü; üretim gücü, istihdam kapasitesi, tasarım kabiliyeti ve ihracat potansiyeliyle ülkemizin en dinamik sektörlerinden biridir’ şeklinde konuştu.

Yerel yönetimlerin önemi..

Fuarların başarısında yerel yönetimlere önemli rol düştüğünü hatırlatan Koç, ‘Bu açıdan İzmirli mobilyacılar şanslı. Sektörün kalbinin attığı Karabağlar’da ve fuar alanının bulunduğu Gaziemir’de esnafa duyarlı, camiamızın sorunlarının çözümüne değer veren belediye başkanlarına sahibiz. Helil Kınay ile Ünal Işık başkanlarımız her zaman yanımızda, mobilyacılardan desteklerini esirgemiyorlar’ dedi.

Fuarda yurtdışından gelen alım heyetleri ile mobilyacıların ticari görüşmeler yaptığını da hatırlatan Başkan Koç, ‘Umuyoruz ki bu fuar üyelerimize yeni pazarlar açan bir kapı olur. Fuara katılan değerli firmalarımız, yurt dışından gelen alıcı heyetleri ve ülkemizin dört bir yanından gelen ziyaretçilerimizle birlikte sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koyduk.

Markalaşma geleceği belirliyor..

Dünya pazarlarında rekabet artık her zamankinden daha güçlü. Sadece üretmek yetmiyor. Markalaşma, tasarım ve yenilikçi bakış açısı sektörümüzün geleceğini belirleyen en önemli unsurlar haline gelmiştir. Mobilyada değer artık yalnızca üründe değil; tasarımda, estetikte ve markanın gücünde’ dedi.

İzmir mobilya sektörünün üretim kabiliyeti ve girişimci ruhuyla global pazarlarda çok daha güçlü  yer bulacağını ifade eden Zafer Koç şunları söyledi: ‘Bunun yolu ise yenilikçi düşünceden, yeni trendleri yakından takip etmekten ve tasarımı üretimin merkezine koymaktan geçiyor. İZMOD’un hedefi, sektörü yalnızca üretimde değil, tasarımda, markalaşmada ve uluslararası rekabette de güçlendirmektir.  Orta Doğu, Avrupa ve dünya pazarlarında İzmir mobilyasının değerini daha da yukarıya çıkarmak istiyoruz. Bu amaca varmak için çaba göstermek, sektörün her kesiminin sorumluluğudur.’
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmirli-mobilyacilar-hedef-buyuttu-3375.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmirli-mobilyacilar-hedef-buyuttu-3375.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmirli-mobilyacilar-hedef-buyuttu-3375-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmirli-mobilyacilar-hedef-buyuttu-3375.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/izmirli-mobilyacilar-hedef-buyuttu/20892/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 12:16:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir”]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmak, yeni pazarlara açılım stratejilerini güçlendirmek ve ihracat ekosisteminde bilgi paylaşımını kurumsal bir zemine taşımak amacıyla kurduğu Dış Ticaret Konseyi’nin ilk toplantısını İzmir’de gerçekleştirdi. 

EGİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu öncülüğünde düzenlenen toplantıda; ihracata yönelik finansman olanakları, devlet destekleri, küresel ticarette değişen dinamikler ve Türk şirketlerinin uluslararası pazarlarda sürdürülebilir büyüme stratejileri kapsamlı biçimde ele alındı.

Toplantıya; Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Eximbank ve EİB yöneticileri ile EGİAD Dış Ticaret Elçileri ve Konsey üyeleri katılım sağladı.

Toplantının “Onur Konuğu” olarak yer alan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, 40 yılı aşan ihracat birikimi ve liderlik tecrübesiyle, küresel ticaretin dönüşen dinamiklerine ilişkin stratejik değerlendirmelerini katılımcılarla paylaştı.



Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, ihracatı bir ülkenin kalkınma iradesi olarak tanımlayarak, “Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi için üretim kadar önemli olan şey, o üretimi dünya pazarlarında değerli hale getirebilmektir. İhracat, döviz kazandırır, istihdam yaratır, firmaları disipline eder, kaliteyi yükseltir, verimliliği artırır ve ülkeyi küresel rekabetin bir parçası yapar. İhracat yapmayan bir şirket sadece kendi büyüme fırsatını kaçırmış olmaz. Aynı zamanda ülkenin dış ticaret dengesine, üretim kapasitesine, teknoloji gelişimine ve döviz gelirine de katkı sunmamış olur. Ben her zaman şuna inandım: Türkiye tüketimle değil, üretim ve ihracatla büyümelidir. Sağlıklı büyümenin yolu budur” dedi. 

Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı

Jak Eskinazi, Türk şirketlerinin dünyaya açılmasında gerçek anlamda ‘oyunu değiştiren’ kırılma anlarını şöyle sıraladı; “İlk olarak Turquality bize markalaşmayı öğretti. İkincisi 2008 krizi bize pazar çeşitlendirmeyi öğretti. Üçüncüsü pandemi bize yakın üretimin değerini hatırlattı. Dördüncüsü de bugünkü ekonomik şartlar ise bize katma değer üretmeden ayakta kalamayacağımızı gösteriyor. Türk ihracatçısı bu kırılma anlarının her birinde adapte olmayı başardı. Bundan sonra da başarı, bu adaptasyon kabiliyetini ne kadar stratejik bir şekilde kullanabildiğimize bağlı olacak” dedi. 



Türkiye’nin kendi ülke algısı marka olmalı

Türk şirketlerinin global pazarlarda büyümesini sınırlayan en büyük üç hatadan bahseden Başkan Eskinazi, “Ülke olarak marka olamamamız ilk hatamız. Bugün dünyada birçok ülke, kendi ülke algısını bir marka gibi yönetiyor. Sadece şirketlerin değil, Türkiye’nin de marka olması gerekiyor. İkinci hata, pazara uygun üretim yapmamak. Her pazarda aynı ürün karşılık bulmaz. Avrupa’nın beklentisi farklıdır, Amerika’nın farklıdır. Başarılı olmak için üretimi pazara göre şekillendirmek gerekir. Üçüncü önemli eksik ise satış sonrası hizmet ve sürdürülebilir ilişki yönetimi. Müşteri sizinle sadece bir sipariş için değil, uzun vadeli güven ilişkisi için çalışır. Türk ihracatçısının DNA’sında rekabetçilik, pratiklik, çabuk kavrama ve adaptasyon, müşteri ilişkilerinde güçlü bir refleks var” dedi.  

Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz

Çin, Hindistan ve Uzak Doğu rekabetinde Türkiye’nin geride kalmasını değerlendiren Eskinazi, “Türkiye, Çin ve Hindistan ile aynı kulvarda değil. Onlar ölçek ekonomisiyle, düşük maliyetle, çok büyük hacimlerle rekabet ediyor. Bizim o yarışa girmemiz doğru değil, mümkün de değil. Bizim rekabet alanımız: tasarım, kalite, hız, esneklik, güven olmalı. Yani Türkiye, “en ucuz üretici” değil, “en akıllı ve en hızlı çözüm ortağı” olmalı. Bugün siparişlerin Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’ya kaymasının en önemli nedeni maliyet avantajı. Türkiye’nin geri kaldığı noktalardan biri de burada: küresel ticaret sistemine yeterince entegre olamamak. Özellikle Hindistan–AB Serbest Ticaret Anlaşması bu açıdan çok kritik, AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çok kritik. Çin ve Hindistan ile maliyet yarışına giremeyiz ama hızda, kalitede ve tasarımda onları geçebiliriz” diye konuştu. 

E-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz 

Toplantıda öne çıkan bir diğer başlık ise dijitalleşme oldu. Başkan Eskinazi, “Artık 10 yıllık projeksiyon yapmak eskisi kadar kolay değil. Dünya çok hızlı değişiyor. Ben bundan 5 yıl önce şunu söylemiştim: “Mevcut işlerin en az %30’u ortadan kalkacak.” Bugün baktığımızda bunun gerçekleşmeye başladığını görüyoruz. Çünkü artık oyunun içinde çok güçlü bir faktör var: yapay zeka ve dijital dönüşüm. En büyük fırsat Bence Türkiye’nin en büyük avantajı şu: Genç ihracatçılarımız dünyayı iyi tanıyor. Daha global bakıyorlar, daha hızlı adapte oluyorlar, teknolojiyi daha iyi kullanıyorlar. Eğer bu bakış açısını doğru yönlendirirsek, özellikle: tüketici odaklı sektörlerde, e-ticarette, dijital markalarda çok ciddi bir büyüme yakalayabiliriz. Bugün dünyada tüketici şunu istiyor: zahmetsiz, hızlı, kaliteli ürün ve hizmet. Bu talebe cevap verebilen herkes kazanacak. Çünkü artık dünya şuna evrildi: hız + teknoloji + deneyim. Bu üçlü yoksa, rekabet de yok. Bugün 30 yaşında bir ihracatçı olsaydım, dijitalleşmeyi merkeze alırdım. E-ihracat, dijital markalaşma, veri odaklı satış, hızlı teslimat altyapısı bunlara yatırım yapardım. Pazar olarak; Avrupa hâlâ ana pazar, ABD yüksek katma değerli fırsatlar sunuyor, dijital sayesinde artık “pazar” kavramı da değişiyor. Doğru ürünü doğru platformda sunduğunuzda, dünya zaten sizin pazarınız oluyor” dedi.



Yeni Pazarlara Açılmanın Stratejik Platformu

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ticaretin artık sadece üretim ve satış değil; strateji, finansman ve risk yönetimi boyutlarıyla ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç haline geldiğine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında, Dış Ticaret Konseyi’nin yalnızca bir toplantı platformu değil, üyelerin küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir yapı olarak tasarlandığını vurgulayarak, “Bugün hayata geçirdiğimiz Dış Ticaret Konseyi ile amacımız; yalnızca güncel gelişmeleri takip etmek değil, üyelerimizin yeni pazarlara açılmasına, riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları daha hızlı değerlendirmesine katkı sağlayacak güçlü bir yapı oluşturmaktır.” dedi. İhracatın artık klasik bir ticari faaliyet olmaktan çıktığını belirten Özhelvacı, “Bugün ihracat; sadece ürün satmak değil, teknoloji üretmek, sürdürülebilir değer yaratmak ve küresel rekabette doğru konum almak anlamına gelmektedir” diye konuştu.

Ortak Akıl ve İş Birliği Kültürü Güçleniyor

Toplantının sonunda konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, Dış Ticaret Konseyi’nin iş dünyasında kolektif öğrenme ve stratejik iş birliği kültürünü güçlendireceğini belirterek şu mesajı verdi: “Bugün burada yapılan paylaşımların yalnızca bilgi düzeyinde kalmayacağına, üyelerimizin iş süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak somut çıktılar üreteceğine inanıyoruz.”

EGİAD: Bölgesel Kalkınmanın ve Küresel Açılımın Güçlü Aktörü

Konuşmasında EGİAD’ın 35 yıllık kurumsal birikimine de değinen Özhelvacı, derneğin ekonomik ve sosyal etkisine dikkat çekerek, “1990 yılında 47 genç iş insanının ortak bir ideal etrafında kurduğu EGİAD, bugün 900’ün üzerinde üyesi ve temsil ettiği binlerce şirket ile yalnızca bir dernek değil; bölgesel kalkınmaya yön veren güçlü bir ekonomik aktördür” dedi.

Özhelvacı, dış ticaretin Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine de vurgu yaparak, özellikle finansmana erişim ve doğru pazar stratejilerinin kritik hale geldiğini ifade etti.

İhracata Yönelik Destek Mekanizmaları Masaya Yatırıldı

Toplantının ilk bölümünde Türk Eximbank tarafından sunulan finansman ve sigorta mekanizmaları detaylı biçimde ele alındı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu olan Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta programları kapsamında; 5 yıla varan vadeli ihracat kredileri, sevk öncesi ve sevk sonrası finansman modelleri, döviz kazandırıcı hizmetlere yönelik kredi imkanları, ihracat alacak sigortası ve risk yönetimi çözümleri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca toplantıda, ihracatçı firmaların pazara giriş süreçlerini destekleyen devlet teşvikleri de kapsamlı biçimde ele alındı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-tuketimle-degil-uretim-ve-ihracatla-buyumelidir-9281.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-tuketimle-degil-uretim-ve-ihracatla-buyumelidir-9281.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-tuketimle-degil-uretim-ve-ihracatla-buyumelidir-9281-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turkiye-tuketimle-degil-uretim-ve-ihracatla-buyumelidir-9281.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/turkiye-tuketimle-degil-uretim-ve-ihracatla-buyumelidir/20891/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:59:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İZTO Başkanı Özgener: Ortadoğu'daki çatışmalar enerji fiyatlarını ve enflasyonu tehdit ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Ticaret Odası (İZTO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı İZTO Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde gerçekleştirildi. Toplantıya; İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, TÜSİAD Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri Aydın Buğra İlter, Cevher Özyavuz, Feyza Narlı, Zeynep Yenel Onursal, TÜSİAD Genel Sekreteri Ebru Dicle, Genel Sekreter Yardımcısı Ceren Aydın Ergün, İZTO Yönetim Kurulu Üyeleri ve İZTO Meclis Üyeleri katıldı.

İZTO Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Ekonomik ve Güncel Konular ile Aylık Faaliyetler” konusunda Meclis Kürsüsü’nden görüşlerini açıkladı.

Özgener, “Gerek küresel boyutta gerek ülkemiz ekonomisinde yaşanan son derece hızlı değişimler karşısında Türk iş dünyası olarak hep birlikte hareket etmemiz büyük önem taşıyor. İzmir iş dünyasının mevcut gelişmeleri doğru okumasına katkı sağlayacak, sağlıklı ve stratejik kararlar almasına önemli ölçüde destek olacaktır. İzmir ekonomisi ve ticaretine ilişkin verilerin ve gelişmelerin, İzmir özelinde ayrı bir pencerenin açılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

SAVAŞ ENERJİ FİYATLARINI YÜKSELTİYOR

Ortadoğu’da başlayan savaşla birlikte küresel ekonomi yeni bir döneme artık göz ardı edilemez bir şekilde girmiş durumda olduğun vurgulayan Özgener, küresel güvenlik mimarisindeki çözülme, ekonomik alanda da koordinasyon kaybını beraberinde getiriyor. Müttefik ülkelerin ortak hareket etmek yerine enerji ve ticaret güvenliği için bireysel anlaşmalara yönelmesi, küresel piyasaların daha parçalı ve öngörülemez hale gelmesine yol açıyor. Bu sürecin, özellikle enerji fiyatları ve ticaret akımları üzerinden küresel enflasyonu ve maliyetleri kalıcı olarak yukarı çeken yeni bir risk alanı yarattığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Jeopolitik gerilimlerin arttığı, küresel kurumların etkinliğinin zayıfladığı ve büyük güç rekabetinin sertleştiği bir dönemden geçiyoruz Ortadoğu’da savaş başlamadan önce yapılan analizler, bu tabloyu ‘belirsiz ama dayanıklı bir küresel denge’ olarak tanımlıyordu. Küresel ekonomi önemli risklerle karşı karşıya olsa da talep dinamikleri, güçlü işgücü piyasaları ve teknolojik dönüşüm sayesinde sistem henüz kırılgan bir kriz aşamasına girmiş değildi. Ancak son gelişmeler, jeopolitik risklerin artması nedeniyle bu tabloyu tersine çevirdi.  Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, yatırım iştahını ve büyümeyi yavaşlatırken enflasyonu yukarı çekiyor. Bu ikili etki, işsizlikte artış ve fiyat baskılarının sürmesi yoluyla ekonomik maliyetleri büyütüyor. Bu tablo, dünya genelinde hükümetler üzerindeki baskıyı artırarak siyasi belirsizliği derinleştirme riski de taşıyor. Bölgesel çatışmalar; enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansal piyasalar üzerindeki etkileri nedeniyle artık küresel ekonominin dışsal bir riski değil, doğrudan belirleyici unsurlarından biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle küresel ekonominin seyri artık yalnızca büyüme ve faiz dinamikleri ile değil, jeopolitik gelişmelerin seyri ile birlikte şekilleniyor. Enerji piyasaları, savaşın etkisiyle küresel enflasyonun şu anda en önemli belirleyicisi oldu. Petrol fiyatlarındaki artışlar yalnızca enerji maliyetlerini değil; üretim maliyetlerini, enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının para politikası kararlarını da doğrudan etkiliyor.”

DÜNYA EKONOMİSİNDE ARTÇI SARSINTILAR DEVAM EDECEK

İZTO Başkanı Özgener, Çin’in ve Asya’nın yükselişi ile birlikte bölgesel ve küresel ölçekte etkisini artıran orta güç olarak nitelendirilebilecek ülkelerin daha görünür hale gelmesi, uluslararası sistemde güç dağılımının giderek çeşitlenebileceğine işaret ettiğini belirterek, “Küresel ticaret akımları ve diplomatik ilişkilerdeki değişimler, bazı ülkelerin ekonomik ve ticari ilişkilerini daha dengeli ve çok yönlü hale getirme eğiliminde olabileceğini gösteriyor. Bu gelişmeler, sistemin daha çok aktörlü, daha esnek ve zaman zaman daha parçalı bir yapıya doğru dönüştüğünü işaret ediyor. Bu süreçte; ticaret, teknoloji ve enerji politikalarının, daha fazla güvenlik perspektifiyle ele alındığını görüyoruz. Ayrıca, verimlilik odaklı küreselleşmenin yerini; tedarik zinciri güvenliği, stratejik sektörlerin korunması ve teknoloji rekabeti gibi unsurların öne çıktığı, yeni bir ekonomik mimari alıyor” dedi.

SAVAŞIN UZAMASI ENERJİ KRİZİNE DÖNÜŞEBİLİR

Savaşın başlangıcına kadar, yüksek faiz oranları ve ticaret gerilimlerine rağmen dünya ekonomisinin durgunluğa girmediğini belirten Özgener, “Birçok ülkede işgücü piyasalarının güçlü kalması ve tüketimin dirençli seyretmesi, küresel büyümeyi destekliyordu. Ancak savaşın uzaması ve bir enerji krizine dönüşmesi dengeleri değiştirebilir. Öte yandan; bu gelişme, ekonomilerin bu tür şoklara karşı alternatif üretme kapasitesini de hızlandırabilir. Bununla birlikte; enerji ve ticaret akışlarının belirli hatlara yoğunlaşmasının yarattığı kırılganlık daha net ortaya çıkarken, alternatif enerji ve lojistik koridorlarının önemi artabilir ve ülkeler tedarik zincirlerini çeşitlendirme yönünde daha hızlı hareket etmek durumunda kalabilir. Özellikle Asya’da, sanayi stratejisinin merkezine enerji dönüşümünün yerleştirilmiş olması, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerden sonra küresel üretim ve ticaret dengelerini daha fazla şekillendirme potansiyeli taşıyor. Bu çerçevede; yapay zekâ, dijitalleşme ve enerji dönüşümünün orta vadede yeni büyüme dinamikleri yaratabileceğini öngördüklerini” söyledi.

Bununla birlikte; savaş kısa sürede sona erse bile, dünya ekonomisinde oluşan artçı etkilerinin uzun süre devam edeceğini de göz önünde bulundurmak gerektiğini söyleyen Özgener, “Ekonomideki bu bozulma nedeniyle yeni denge anlayışı oluşmasının ve yerleşmesinin uzun bir zamana yayılacağı kanaatindeyiz. Ülkemiz açısından jeopolitik risklerin artmasının iki yönlü etki yarattığını değerlendiriyoruz. Bir yandan; enerji fiyatları ve risk primi üzerinden makro dengeleri zorlayıcı bir etki ortaya çıkarken, diğer yandan ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle alternatif ticaret ve lojistik hatlarında daha fazla rol üstlenme potansiyeli artıyor. Ancak kısa vadede baskın etki; maliyet ve finansman kanalı üzerinden geliyor. Nitekim Merkez Bankası son faiz karar metninde, jeopolitik gelişmeler nedeniyle küresel risk algısında bozulma ve enerji fiyatlarında artışa dikkat çekiyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla, para politikasının sıkı tutulduğu ve ilave tedbirlerin devreye alındığını görüyoruz” dedi.

ENERJİ FİYATLARININ ARTMASI ENFLASYONU KÖRÜKLÜYOR

İZTO Başkanı Özgener, konuşmasında daha sonra şu görüşlere yer verdi: “Ülkemiz gibi net enerji ithalatçısı bir ekonomi için, enerji fiyatları en kritik makro belirleyicilerden biri. Merkez Bankası’nın son Enflasyon Raporu’nda 2026 yılı petrol fiyatı tahmini 60 dolar seviyesindeyken, bugün geldiğimiz noktada mevcut fiyat seviyeleri, enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü önemli bir risk.

Merkez Bankası’nın hesaplamalarına göre petrol fiyatlarında her 10 dolarlık artış, enflasyonu doğrudan yaklaşık 1 puan; dolaylı etkilerle birlikte 1,5–2 puan artırabiliyor. Brent petrol fiyatındaki 10 dolarlık artışın ise cari işlemler açığındaki etkisi 4 milyar dolara kadar çıkabiliyor.

Bu durum; ülkemizde enflasyonun yalnızca talep değil, güçlü bir şekilde maliyet ve kur geçişkenliği ile şekillendiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Eşel mobil sistemi ile doğrudan etkiler bir nebze sınırlandırılmaya çalışılsa da, dolaylı etkiler üzerinden dezenflasyon sürecindeki risklerin devam ettiğini görüyoruz.

Bununla birlikte, küresel ölçekte enerji fiyatları kaynaklı enflasyon baskısının, merkez bankalarının faiz indirim sürecini geciktirebileceğini ve ülkemiz dış finansman koşullarının daha uzun süre sıkı kalması anlamına gelebileceğini söyleyebiliriz. Bu çerçevede, küresel faizlerin daha yüksek seviyelerde daha uzun süre kalmasının ve ihracat performansındaki oynaklığın artmasının, büyüme görünümünde aşağı yönlü revizyon riskini artıracağını öngörüyoruz.

2026 yıl sonu beklentilerimiz çerçevesinde değerlendirildiğinde; savaşın uzaması halinde, hem arz yönlü maliyet baskılarının hem de talep koşullarındaki zayıflamanın belirginleşmesi, şirketlerimizin bütçe dengelerine ilişkin öngörülerini de yeniden şekillendirebilir.

Orta ve uzun vadeli perspektiften bakıldığında ise, küresel sistemde güç dağılımının çeşitlenmesi ve tedarik zincirlerinin yeniden tasarlanması ülkemiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Bu yeni konjonktürde, ülkemizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında konumlanan bir ‘bağlantı ekonomisi’ olarak değerlendirmemiz daha doğru olacak. Ülkemiz; Avrupa’ya yakınlığı, güçlü üretim altyapısı ve lojistik kapasitesi sayesinde bölgesel bir üretim ve tedarik merkezi olma potansiyeline sahip. Orta Koridor, Körfez–Türkiye–Avrupa bağlantıları ve Asya odaklı altyapı yatırımları bu konumu destekliyor. Ancak bu fırsatların, sadece sahip olduğumuz coğrafi avantajlarla, kalıcı kazanıma dönüşebileceğinin mümkün olamayacağına inanıyoruz. Ayrıca, maliyet ve finansman istikrarı, yatırım ortamının güçlendirilmesi, makroekonomik öngörülebilirlik ve dış politika ile uyumlu stratejiler, yanısıra kamu-özel sektör iş birliği kritik önem taşıyor. Enerji, yeşil dönüşüm ve lojistik yatırımlarının bu çerçevede yürütülmesinin, ülkemizin yeni jeoekonomik düzende güçlü bir konum elde etmesini sağlayacağına inanıyoruz.”

GÜMRÜK BİRLİĞİ GÜNÜMÜZ ŞARTLARINA UYARLANMALI

Avrupa Birliği tarafından taslağı yayınlanan “Sanayi Hızlandırma Yasası ve AB Ürünü-Made in EU” politikası çerçevesinde; ülkemizin, Avrupa sanayisi ile daha entegre bir yapıya kavuşması ve Gümrük Birliği çerçevesinde ürünlerimizin AB menşeli olarak değerlendirilmesi yaklaşımını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Özgener, “Avrupa Birliği bu yaklaşımı ile özellikle enerji yoğun sektörler, temiz teknolojiler ve otomotiv değer zinciri gibi alanlarda sanayi kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor. Biz de iş dünyası olarak, bu süreçte, Gümrük Birliği’nin günümüz şartlarına göre revize edilmesi ve ülkemizin bu revizyon sürecinden en azami faydayı sağlamasını, ana gündem maddesi haline getirmeliyiz. Bugünkü koşulların bu fırsatı değerlendirmek için uygun zaman olduğunu ve özellikle ikili ilişkiler konusuna eğilmemiz gerektiğini de vurgulamak istiyorum. Bu düzenleme yalnızca ticaret hacmini artırmakla kalmayacak. Aynı zamanda, teknoloji iş birliklerini, yatırım akımlarını ve sanayi dönüşümünü hızlandıracak yeni fırsatlar yaratacağına inanıyoruz. Bu sürecin ortaya çıkmasında katkı sağlayan başta Ticaret Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum” dedi.

GEÇEN YIL YÜZDE 3,6 BÜYÜDÜK

İZTO Başkanı Özgener, ülkemiz ekonomik performansını yakından ilgilendiren 2025 yılı büyüme verileri açıklandı. Geçtiğimiz yıl %3,6 büyüdük. Kişi başı milli gelirimiz ise 18 bin 40 dolara yükseldi. Bu yükseliş ağırlıklı olarak kurdaki değerlenmeden kaynaklansa da, Dünya Bankası sıralamasına göre gelir statüsünde üst bir seviyeye çıktığını belirterek, “2025 yılı üçüncü ve dördüncü çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdiğimizde; mevsimsellikten arındırılmış büyümenin %1’den %0,4’e düştüğünü görüyoruz. Alt detayları incelediğimizde ise özel tüketim, %1,6’den %4,2’ye çıkmış durumda. Dezenflasyon sürecini destekleyen iyi haber olarak, kamu harcamalarının bir önceki çeyreğe göre %1,7’den % eksi 1,7’ye düştüğünü görüyoruz. Bununla birlikte, yatırımların %3,7’den % eksi 0,3’e düşmesi kritik önemde. Bu düşüş, üretim gücümüzün yeniden ve kalıcı olarak güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayi süreçlerimizin, teşvik politikalarımızın gözden geçirilmesi, iyileştirmeler yapılması ve her alanda verimliliğimizin artırılması kritik önemde.

Büyümeyi aşağı çeken esas konu ise net ihracatın etkisinin negatif olması. Ne yazık ki, ihracat %0,45, ithalat ise %0,6 oranında büyümeyi aşağıya çekti. Net ihracat etkisi böyle olmasa büyüme, %1,05 daha yüksek olacaktı. Öte yandan, tarımda geçtiğimiz yıl her çeyrekte derinleşen daralma, artık yıllık verilerde de sert bir kırılmaya dönüşmüş durumda. 2024’te %5,1 büyüyen sektörün, 2025’te %8,8 küçülerek yönünü keskin biçimde aşağı çevirdiğini görüyoruz. Tarımın, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içindeki ağırlığının son 15 yılda %8 civarından %5’e gerilemesine de özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.

Tarımdaki fiyat artışlarının ve gıda enflasyonun yapısal bir hale geldiğini, arz kapasite problemi olduğunu, tarımda yaşanan düşüşün sadece don, kuraklık gibi geçici etmenlere bağlanmaması gerekiyor. Tarım ve gıda alanındaki sorunları düzeltmeden enflasyonu hızlıca ve kalıcı bir şekilde düşürmemizin zor olduğuna inanıyoruz. Tüm bu veriler ışığında, ülkemizin büyüme yapısı ve sektörlerdeki dağılımının çok farklı olması bizim asıl sorunumuz. Ayrıca bu büyüme yapısının bu şekilde devam etmesinin, Merkez Bankası’nın işlerini zorlaştıracağını ve savaşın da etkisiyle cari işlemler açığı ve dezenflasyonist süreç bakımından yeniden hesap yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Güçlü bir büyüme için yatırım ve ihracatın katkısının daha fazla olması, buna bağlı olarak da ihracat ve imalat sanayine yönelik uygun maliyetli finansman kaynaklarının artırılması gerektiğine inanıyoruz.”

ALSANCAK LİMANI İZMİR’İN POTANSİYELİ

İZTO Başkanı Mahmut Özgener konuşmasında, Alsancak Limanı ile ilgili olarak da şu görüşlere yer verdi:

“Kentimizin ticaret limanı kimliğinin en önemli miraslarından olan Alsancak Limanı’nın mevcut durumu ile ilgili gelişmeleri yakından izliyoruz. Limanın devir işlemi kamuoyunun gündeminde. Bu noktada Alsancak Limanı’nın geleceğini, kentimizin geleceği olarak görmekte fayda olduğu kanaatindeyim.Teknik olarak, yeni nesil büyük konteyner gemilerinin, su derinliği yetersizliği nedeniyle Alsancak Limanı’nı kullanamadığını görüyoruz. Yakın geçmişte 800 bin TEU elleçleme gerçekleştiren Alsancak Limanı, bugün maalesef 200 binlere kadar geriledi. Bu veriler ışığında, derinlik sorununu çözecek navigasyon kanalı açılmadığı sürece, Alsancak Limanı’nın sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla yansıtmasının mümkün olmadığını düşünüyoruz. Ancak, bu durum Alsancak Limanı’nın eski işlevini yitirdiğini kabul etmemiz gerektiği anlamına da gelmiyor.

Konuyu derinlemesine incelediğimizde; limanlara karayolu ile ulaşım maliyetlerinin, neredeyse yüklendikleri gemilerin deniz navlunları ile yarışır seviyelere geldiğini görüyoruz. Bu nedenle limanların, yükün çıktığı ya da ulaştığı noktalara olan mesafesi önem arz ediyor. Bu noktada; Alsancak Limanı’nın doğal bir liman olarak dünyada hava koşullarından en az etkilenen limanlar arasında olduğunu vurgulamak istiyorum. Ayrıca, İzmir'in güney ve güneydoğu aksında bulunan bölgelere; Gaziemir, Torbalı-Tire, Ödemiş, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgeleri ile Aydın ve Denizli yükleri için karayolu nakliye maliyeti avantajı da sağlamakta. Ayrıca Pınarbaşı ve Kemalpaşa'daki boş konteyner depoları da artı bir imkan sunuyor.

Limanın bir diğer özelliği ise, rıhtıma kadar uzanan demiryolu bağlantısının ciddi bir verimlilik sağlaması ve bu yönüyle, ülkemizdeki ender limanlar arasında yer alması. Kruvaziyer limanı ile birlikte değerlendirilip her anlamda günümüz şartlarına göre dönüşümü sağlanacak bir Alsancak Limanı’nın, şehrimizin ticaretine, sanayisine ve turizmine çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.

Bu kapsamda, limanın yük bölümünün işletmesinin Türkiye Varlık Fonu tarafından Albayrak Grubu bünyesindeki Alport Alsancak Liman İşletmeciliği firmasına devredilmesinin önemli bir adım olduğu kanaatindeyiz. Bu adımın somut sonuçlarını görebilmek için, güçlü bir işletme modeli ile teknolojik destek yatırımlarının da uygulamaya alınması sayesinde liman gemi tahliye ve yükleme operasyon süreçlerinin ve indirme-bindirme elleçleme süreçlerinin iyileştirilmesini, konteyner boşaltma ve yükleme sürelerinin kısaltılmasını bekliyoruz.

Bununla birlikte, İzmir Limanı’ndaki yolcu iskelelerinin bulunduğu alanın da, kentin ‘liman kenti’ kimliğini daha güçlü yansıtacak şekilde turizm ve ticaret merkezi olarak yeniden değerlendirilmesi şehrimiz ekonomisi için önemli bir fırsat sunuyor.

Alsancak Limanımız; sadece yolcuların kullandığı kapalı bir terminal değil, restoranları, mağazaları, kültür-sanat alanları ve yürüyüş rotalarıyla herkesin kullanabildiği bir cazibe merkezine dönüşebilir. Liman bölgesini kent yaşamının parçası haline getirecek dönüşüme ilişkin sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için ise yerel esnafın korunması, küçük işletmelerin sisteme dahil edilmesi, çevresel hassasiyetlerin gözetilmesi ve ulaşım altyapısının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Tüm bu sürecin en iyi şekilde ilerlemesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu bu vesileyle bir kez daha vurgulamak istiyorum.”

TARIM VE SANAYİ BÖLGELERİ PROJELERİ

İZTO Başkanı Özgener, konuşmasında daha sonra şu görüşlere yer verdi: “Başta Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası olmak üzere, kentimizdeki paydaş kurumlarımızla güçlü iş birliği ve ortak akıl doğrultusunda hareket ederek hayata geçirdiğimiz projelerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ülkemizde stratejik sektörlerin başında gelen ve kentimizin ikinci en büyük üretim üssü olduğu tarımın güçlendirilmesi, ihracat potansiyelinin artırılması yönelik hayata geçirdiğimiz Organize Tarım Bölgeleri Projelerimize yönelik çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz.

2026 yılı itibarıyla faaliyete geçmeye başlayacak tarıma dayalı organize bölgelerimiz, Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmeleri arasında yer almayı hedefleyen yapısıyla yalnızca tarımsal üretimi değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı da güçlü biçimde destekliyor.

Bu yıl Eylül ayında faaliyete geçerek Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 47 fabrika ile 1.800 dönümlük alanda 50 modern sera yatırımı hayata geçireceğiz.

Diğer projemiz Bayındır Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi ile, kentimizin bitkisel üretim ve seracılık potansiyelini ve buna dayalı sanayisini en yüksek seviyede değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Bölgemizde; üretilen ürünlerin katma değerini yükseltmeyi, süs bitkileri seracılık tarımının gelişmesini sağlamayı ve teknolojik tarım uygulamalarını yaygınlaştırılmayı hedeflemekteyiz.

“Türkiye’de tek, dünyada ilk” mottosuyla yola çıkan Kınık Organize Tarım Bölgesi Projemiz ile; sertifikalı tohum üretimi, kümelenme modeli, modern ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ile özellikle kadın istihdamı başta olmak üzere bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Organize tarım bölgesi projelerimizin tam olarak faaliyete geçmeleriyle birlikte yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlanmasını hedefliyoruz.

Organize Tarım Bölgesi projelerimizin yanısıra; İzmir Alsancak ve Aliağa liman bağlantılarıyla Batı Anadolu’nun lojistik üssü olmaya aday Kemalpaşa Lojistik Merkezi Projemiz, yalnızca İzmir’in değil, ülkemizin dış ticaret kapasitesine doğrudan katkı sağlayacak nitelikte kritik bir yatırım.

1 milyon 300 bin metrekareye kurulacak Merkez; kombine taşımacılığı destekleyen, konteyner yönetimini düzenleyen, kent içi trafik ve riskleri azaltan ve demiryolu taşımacılığını güçlendiren yapısıyla kentimize önemli katkılar sağlayacak.

Ortaya koyduğumuz bu projeler yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırımlardır. Bu çerçevede, ülkemizin en güçlü iş dünyası örgütlerinden biri olan TÜSİAD ile kurulacak stratejik iş birliğinin, İzmir’in sunduğu bu yüksek potansiyelin daha geniş bir yatırım ağıyla buluşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. TÜSİAD üyelerini; yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek katma değer üreten bu güçlü ekosistemin bir parçası olmaya, İzmir’in sunduğu fırsatları yakından değerlendirmeye ve kentimize yatırım yapmaya davet ediyoruz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izto-baskani-ozgener-ortadogu-daki-catismalar-enerji-fiyatlarini-ve-enflasyonu-tehdit-ediyor-5361.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izto-baskani-ozgener-ortadogu-daki-catismalar-enerji-fiyatlarini-ve-enflasyonu-tehdit-ediyor-5361.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izto-baskani-ozgener-ortadogu-daki-catismalar-enerji-fiyatlarini-ve-enflasyonu-tehdit-ediyor-5361-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izto-baskani-ozgener-ortadogu-daki-catismalar-enerji-fiyatlarini-ve-enflasyonu-tehdit-ediyor-5361.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/izto-baskani-ozgener-ortadogu-daki-catismalar-enerji-fiyatlarini-ve-enflasyonu-tehdit-ediyor/20886/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 22:41:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Türk lezzetleri Japonya’da görücüye çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Dünya’nın gıda ambarı Anadolu coğrafyasında yetişen lezzetleri dünyanın dört bir tarafına ulaştıran Türk gıda sektörü, Uzak Doğu’nun en büyük gıda fuarı olan FOODEX JAPAN 2026 – 51. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı’nda uluslararası pazardaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.



Işık: “Japonya’ya gıda ihracatında hedefimiz 1 milyar dolar”

Türkiye’nin 2025 yılında küresel iklim krizinin olumsuz etkilerine rağmen Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ürünleri ihraç ettiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, hedeflerinin orta vadede Japonya’ya gıda ihracatını 1 milyar doların üzerine çıkarmak olduğunu bu hedefe ulaşmak için Foodex Fuarı’nda büyük bir adım attıklarını dile getirdi.

Japonya’nın yıllık 70 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal eden büyük bir ülke olduğuna dikkati çeken Işık, “Türkiye’nin Japonya’ya gıda ihracatının yüzde 30’unu Ege Bölgesi’nden yapıyoruz. Fuar kapsamında gerçekleştirdiğimiz tanıtım ve pazarlama faaliyetleri büyük ilgi gördü. Firmalarımız 400 adet ikili iş görüşmesi (B2B) gerçekleştirdi. Japon alıcılarla önceden eşleştirme çalışmaları yapıldı. Türkiye standı, dikkat çekici tasarımı ve konumuyla yoğun ziyaretçi çekti. Türkiye’nin görünürlüğünü artırmak amacıyla fuar alanında reklamlar, dijital tanıtımlar ve influencer iş birlikleri de gerçekleştirildi. İki ülke arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve devam eden Serbest Ticaret Anlaşması sürecinin hızlandırılması, Türk ürünlerinin rekabet gücünü artıracak kritik unsurlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu. 



Öztürk: “Japonya Stratejik Öneme Sahip Bir Pazar”

FOODEX Japan Fuarı’nın yalnızca Japonya’ya değil; Güney Kore, ABD, Kanada ve Avrupa’dan gelen alıcılarıyla bölgesel bir ticaret merkezi niteliği taşıdığının altını çizen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, FOODEX Japan Fuarı’nın Türk firmaları için hem yeni iş bağlantıları kurma hem de Uzak Doğu pazarını yakından tanıma fırsatı sağladığının ifade etti. 

Türk firmalarının Japon tüketicisinin kalite ve sağlıklı ürünlere verdiği önem doğrultusunda, pazara uygun ürün ve stratejiler geliştirdiğine vurgu yapan Öztürk şöyle konuştu; “Zeytinyağından makarnaya, dondurulmuş ürünlerden çikolataya kadar geniş bir ürün yelpazesi Japon ve uluslararası alıcılara sunuldu. Bu temasların sonuçlarını önümüzdeki dönemde alacağımıza inanıyoruz.”



Girit: “Türk Mutfağı Japonya’da İlgi Odağı Oldu”

FOODEX Japan Fuarı süresince düzenlenen tadım etkinliklerinin ziyaretçilerden büyük beğeni topladığı bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Michelin yıldızlı Şef Osman Serdaroğlu’nun katkılarıyla Türk ürünleri Japon damak tadına uygun şekilde sunulduğunu kaydetti. 

Öne çıkan etkinlikler hakkında bilgi veren Girit, “Türk somonu ve orkinosuyla hazırlanan suşi ve saşimi sunumları, Türk şarapları ve Türk kahvesi tadımları, Türk zeytinyağı seminerleri, Türk çayı semineri Türk ürünlerinin kalite ve çeşitliliğini doğrudan deneyimleme fırsatı sundu. 2025 yılında Japonya’ya 337 milyon dolarlık gıda ihracatımızın yüzde 33’üne tekabül eden 113 milyon dolarlık kısmını su ürünleri oluşturdu” ifadelerini kullandı. 



Uygun: “Kurumsal Temaslar ve İş Birliği Görüşmeleri Yaptık”

Japonya’da Foodex Fuarı kapsamında yalnızca stand faaliyetleriyle sınırlı kalmadıklarını, Türkiye ile Japonya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulunduklarını anlatan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun, EİB heyeti olarak Japonya’nın önde gelen kurum ve kuruluşları arasında yer alan Japonya Ulusal Deniz Suyu Balık Yetiştiriciliği Birliği, Japonya Kuruyemiş Birliği, Otsuma Kadın Üniversitesi, Japonya Bitkisel Yağ Derneği ve Japonya Yönetim Birliği görüşmeler yaptıklarını vurguladı. 

Japonya’nın Türk zeytinyağı sektörünün ihracat yaptığı ülkeler arasında ABD’den sonra ikinci sıraya oturduğu bilgisini veren Uygun, “Japonya, 2024/25 sezonunda Türkiye’nin 251 milyon dolarlık zeytinyağı ihracatından yüzde 9 pay aldı. Japonya’ya ihracatımızın kısa vadede 100 milyon dolara ulaşacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. 

Türkiye'nin Japonya'ya gerçekleştirdiği ihracatta öne çıkan ürünler; Taze veya soğutulmuş balıklar, makarnalar ve kuskus, zeytinyağı kurutulmuş üzümler, meyve ve sebze suları, balık filetoları ve diğer balık etleri, hazırlanmış veya konserve edilmiş domatesler, taze veya kurutulmuş hurma, incir, fındık, taze veya kurutulmuş turunçgiller, dondurulmuş balıklar oldu. 

2026 yılında yaklaşık 3.238 firmanın katıldığı fuarda, Türkiye’den milli katılım kapsamında 45, bireysel olarak 4 firma olmak üzere toplam 49 Türk firması yer aldı. 4 gün süren fuarı 73.842 ziyaretçi gezdi. 

Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ile Ticaret Başmüşavirleri Mukaddes Nur Yılmaz ve Sedat Yıldız, Türk firmalarının yer aldığı stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Japon pazarı hakkında değerlendirmelerde bulunulurken, firmaların talepleri ve karşılaştıkları hususlar da ele alındı.

Ege İhracatçı Birlikleri heyetinde, Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Uygun ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rıza Seyyar yer aldı. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turk-lezzetleri-japonya-da-gorucuye-cikti-3516.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turk-lezzetleri-japonya-da-gorucuye-cikti-3516.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turk-lezzetleri-japonya-da-gorucuye-cikti-3516-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/turk-lezzetleri-japonya-da-gorucuye-cikti-3516.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/turk-lezzetleri-japonya-da-gorucuye-cikti/20856/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:47:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pınar Et işlenmiş et pazarının lideri oldu]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Pınar Et, 2025 yılına ilişkin faaliyet raporunu açıkladı. Raporda finansal özete, et pazarındaki konumuna, Ar – Ge ve ihracat faaliyetleri ile sürdürülebilirlik çalışmalarına yer verildi. 

Sürdürülebilir gıda üretimi denince akla gelen ilk markalardan biri olduklarını söyleyen Pınar Et Genel Müdürü Hüseyin Demir; “40 yıldır et sektörüne yön veren öncü ve yenilikçi şirket olarak geçen sene 35.883 ton satış hacmine ulaştık, işlenmiş et pazarında %16,8’lık (Nielsen İndirim Marketleri Hariç) tonaj payımızla pazardaki güçlü konumumuzu koruduk. Tüm bu faaliyetler sonucunda 10,5 milyar TL net satış hasılatı elde ederek %3 büyüme elde ettik” diye konuştu.

Geçen sene 30 ülkede ihracat faaliyeti gerçekleştirdiklerini, birçok pazarda yaşanan çeşitli kısıtlamalara karşın ihracat gelirini 4,8 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleştirmeyi başardıklarını belirten Hüseyin Demir; “KKTC, Irak ve Azerbaycan pazarlarına yönelik marka yatırımlarımızı devam ettirip pazar etkinliğimizi güçlendirdik. Avrupa ve Amerika pazarlarında da faaliyetlerimizi sürdürdük. Dondurulmuş unlu ürünler kategorisinde yer alan börek ve milföy gibi ürünlerimiz birçok ihracat pazarında tüketicilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. 2026 hedefimiz ihracatımızı iki kat arttırmak” şeklinde konuştu.



Avrupa Birliği Ülkelerine İleri İşlenmiş Hindi Eti İhracatı İçin Onay Alan Tek Hindi Eti Üreticisi Pınar Et

Hüseyin Demir, sözlerini şöyle sürdürdü; “2021 yılından bu yana “İyi Tarım Uygulamaları” (İTU) sertifikasıyla faaliyet gösteren Pınar Et’in sahip olduğu bu sertifika, Gıda Güvenliği, Hayvan Refahı, Çevre ve İş Sağlığı ve Güvenliği konularını kapsıyor. Sahip olduğumuz İyi Tarım Uygulamaları sertifikasıyla ürünlerimizin  kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik bulaş ya da kalıntı içermediğini taahhüt ediyoruz. Çevre ve doğal dengeyle uyumlu üretim yaptığımızı belgeleyen bu sertifikayla ihracat yaptığımız ülkelerin ilgili yasal gerekliliklerine uygun olarak faaliyet gösterdiğimizi ispatlayor, tüm süreci garanti altına alıyoruz. Bu sayede Pınar Et olarak, 2025 yılında tam entegre hindi üretim tesislerimizde elde ettiğimiz ham maddelerle ürettiğimiz dilimli şarküteri ürünlerimizi Avrupa Birliği pazarına sunabilmek için Avrupa Birliği ülkelerine ileri işlenmiş hindi eti ihracatı için onay alan” tek hindi eti üreticisi olduk” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/pinar-et-islenmis-et-pazarinin-lideri-oldu-4991.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/pinar-et-islenmis-et-pazarinin-lideri-oldu-4991.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/pinar-et-islenmis-et-pazarinin-lideri-oldu-4991-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/pinar-et-islenmis-et-pazarinin-lideri-oldu-4991.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/pinar-et-islenmis-et-pazarinin-lideri-oldu/20853/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Mar 2026 15:36:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Koç Holding, 62. Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Nakkaştepe’deki Holding merkezinde gerçekleşen toplantıda Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç’un ve Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç’un değerlendirmeleri okundu ve yeni Yönetim Kurulu onaylandı. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Faaliyet Raporu’nda yer alan değerlendirmesinde memleket ekonomisine katkı sağlamaya devam ettiklerini vurgularken, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç da, “Son 5 yılda yaptığımız 16,1 milyar ABD doları tutarındaki kombine yatırım uzun dönemli stratejik bakış açımızın ispâtı niteliğindedir” dedi. Koç Topluluğu’nun 100. yaşını kutladıklarına işaret eden CEO Levent Çakıroğlu ise, “Topluluğumuz Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyor” diye konuştu. 

EGEMENLİK - Koç Holding, 62. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı 18 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirdi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat S. Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Koç Holding üst yönetimi ve hissedarların katılımıyla düzenlenen toplantı, Nakkaştepe’deki Holding merkezinde yapıldı. 

Rahmi M. Koç: “Ülkemizin sahip olduğu ekonomik, beşerî, stratejik ve coğrafi avantajların, yeni dünya düzeninde büyük fırsatlar yaratabileceğine yürekten inanıyorum.”

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, faaliyet raporunda yer alan değerlendirmesinde, 2025’in dünya ekonomisinde taşların yerinden oynadığı ve eski ezberlerin bozulduğu bir yıl olduğunu belirterek, “Yeni tesis edilmekte olan ekonomik düzenin nasıl şekilleneceği henüz net olmasa da ülkemizin sahip olduğu ekonomik, beşerî, stratejik ve coğrafi avantajların büyük fırsatlar yaratabileceğine yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı. Rahmi M. Koç, Koç Topluluğu olarak memleket ekonomisine katma değer sağlamaya devam ettiklerini kaydetti. 

Ömer M. Koç: “Son 5 yılda yaptığımız 16,1 milyar ABD doları tutarındaki kombine yatırım Koç Topluluğu’nun uzun dönemli stratejik bakış açısının ispâtı niteliğindedir.”

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, faaliyet raporunda yer alan değerlendirmesinde, “Değerlerin yerini çıkarların, istişâre ve iş birliğinin yerini güç ittifaklarının aldığı daha riskli, yeni bir dünya şekilleniyor. Bilhassa uluslararası işlerimizin çerçevesini çizen kurumların ve kuralların âkıbeti meçhulken, stratejilerimizi bu tarihi dönüşümü doğru yorumlayarak tâyin etmek zorundayız” ifadelerini kullandı. 

Bu yıl Koç Topluluğu’nun 100. yaşını idrâk ettiğine de değinen Ömer M. Koç, Topluluğun çok daha iyisini başarmak ve Büyük Önder Atatürk’ün Türkiye için tâyin ettiği muasır medeniyet hedefine ulaşmak için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğini vurguladı. Ömer M. Koç, “İçinden geçilen tüm belirsizliklere rağmen, son 5 yılda yaptığımız 16,1 milyar ABD doları tutarındaki kombine yatırım Koç Topluluğu’nun uzun dönemli stratejik bakış açısının ispâtı niteliğindedir” dedi.

Levent Çakıroğlu: “100. yaşımız sadece bir yıl dönümü değil, aynı zamanda Türkiye’ye ve Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığımızın güçlü bir beyanı.”

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ise faaliyet raporu değerlendirmesinde küresel belirsizlik ortamını şekillendiren zorlu etkenlere rağmen yılı güçlü ve sağlıklı bilanço sonuçlarıyla kapattıklarını kaydederek, “Konsolide gelirlerimiz 64,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl kombine bazda 3,7 milyar ABD doları yatırım harcaması yaptık” dedi. 

Rakamların ötesinde, 100. yaşlarını sadece bir yıl dönümü olarak değil, aynı zamanda Türkiye’ye ve Cumhuriyet değerlerine olan bağlılıklarının güçlü bir beyanı olarak değerlendirdiklerini belirten Çakıroğlu, şöyle devam etti: “31 Mayıs 1926 tarihinde merhum Vehbi Koç tarafından  Ankara’da kurulan mütevazı bir ticarethane ile temelleri atılan Koç Topluluğu bugün; 60’ın üzerinde ülkede faaliyet gösteriyor, 155’ten fazla ülkeye ihracat yapıyor, 120 binden fazla çalışanı, 10 bine yakın bayisi ve yetkili servisi ile değer yaratıyor. Topluluğumuz Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyor” dedi. 

Koç Holding’in yeni Yönetim Kurulu belirlendi

Koç Holding 62. Olağan Genel Kurul Toplantısı sonucunda seçilen Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor:

Rahmi M. Koç - Şeref Başkanı

Ömer M. Koç - Yönetim Kurulu Başkanı

Ali Y. Koç - Başkan Vekili

Semahat S. Arsel - Üye

Caroline N. Koç - Üye

İpek Kıraç - Üye

Levent Çakıroğlu - Üye ve CEO

Peter Martyr - Bağımsız Üye

Ömer Önhon - Bağımsız Üye

Kudret Önen - Bağımsız Üye

Umran Savaş İnan - Bağımsız Üye
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/koc-holding-62-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-7686.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/koc-holding-62-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-7686.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/koc-holding-62-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-7686-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/koc-holding-62-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi-7686.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/koc-holding-62-olagan-genel-kurul-toplantisi-gerceklestirildi/20835/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 22:18:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Rekabet Kurumu çimentoculara inceleme başlattı]]></title>
			<description><![CDATA[Dün Rekabet Kurumu’nun çimento sektörüne yönelik inceleme başlatmasının ardından Torbalı Ticaret Odası Başkanı Olgun’dan açıklama geldi: Bu piyasada rekabet yok, kartel var. İlk inceleme İzmir’den başlasın. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - Rekabet Kurulu’nun çimento sektörüne yönelik kapsamlı inceleme başlatma kararı, Türkiye’de inşaat ve altyapı sektörlerinin en kritik girdilerinden biri olan çimentoda rekabet yapısının yeniden mercek altına alınmasına neden oldu. Kurum tarafından yapılan açıklamada, sektörün yüksek yoğunlaşma oranı, sınırlı sayıda üretici yapısı ve ürünlerin homojen niteliği nedeniyle rekabet ihlallerine açık bir piyasa yapısı sergilediği vurgulandı. Bu kapsamda, sadece dönemsel değil uzun vadeli veriler üzerinden, firma davranışları, fiyat oluşum süreçleri ve pazar dinamiklerinin mikro düzeyde analiz edileceği ifade edildi. 

Söz konusu gelişme, özellikle İzmir başta olmak üzere bazı bölgelerde uzun süredir tartışılan beton ve çimento fiyatlarına ilişkin iddiaları yeniden gündemin üst sıralarına taşırken, Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Abdulvahap Olgun’un yıllardır dile getirdiği kartelleşme ve fiyat oluşumlarına ilişkin eleştirileri de yeniden tartışmaya açtı. Uzun süredir sektörün rekabetçi yapısına yönelik uyarılarda bulunan Olgun’un açıklamaları, başlatılan incelemeyle birlikte yeniden dikkat çekti.

BU TABLO YENİ DEĞİL

Torbalı Ticaret Odası (TTO) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun, Rekabet Kurulu’nun başlattığı incelemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörle ilgili yıllardır dile getirdikleri uyarıların artık daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasından memnuniyet duyduklarını belirtti. Olgun, “Rekabet Kurumu’nun açıklamasında da ifade edildiği gibi çimento sektörü yapısı gereği rekabet sorunlarına açık bir alan. Biz de uzun süredir özellikle İzmir’de çimento ve hazır beton piyasasında fiyatların serbest rekabet koşullarıyla oluşmadığını, firmalar arasında örtülü bir koordinasyon bulunduğunu dile getiriyoruz. Daha önce aynı bölgede faaliyet gösteren firmalara müşteri paylaşımı, fiyat belirleme ve bölge paylaşımı gibi gerekçelerle ciddi cezalar kesildi. Bu cezalar, dile getirdiğimiz sorunların somut karşılığıdır. Bugün başlatılan inceleme ise bu yapının daha geniş bir perspektifle ele alınacağını gösteriyor” dedi.

İZMİR’DEKİ BETONCULAR DA İNCELENSİN

Sektördeki fiyat oluşumlarına ve bölgesel farklılıklara dikkat çeken Olgun, açıklamasının devamında beton firmalarının da kartelleştiğini ifade etti. Oda olarak bu konuda defaten şikâyette bulunduklarını ifade eden Olgun şunları söyledi: “Rekabet Kurumu’nun firma ve müşteri düzeyinde veri toplayarak uzun dönemli bir analiz yapacak olması son derece önemli bir adımdır. Çünkü bu piyasada fiyatların nasıl oluştuğu, hangi aktörlerin nasıl davrandığı ve rekabetin ne ölçüde işlediği ancak bu şekilde net olarak ortaya konulabilir. İzmir özelinde değerlendirdiğimizde ise tablo uzun süredir değişmiyor. Türkiye’nin en pahalı betonunun İzmir’de satılması tesadüf değildir. Aynı ürünün farklı şehirlerde çok daha düşük fiyatlarla satılabiliyor olması, piyasa dinamiklerinin sağlıklı işlemediğini açıkça göstermektedir. Bu nedenle başlatılan incelemenin sadece çimento ile sınırlı kalmaması, beton sektörünü de kapsayacak şekilde derinleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Beklentimiz, bu sürecin sektördeki tüm yapıyı ortaya koyacak ve kalıcı çözümlerin önünü açacak sonuçlar doğurmasıdır.”


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/rekabet-kurumu-cimentoculara-inceleme-baslatti-706.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/rekabet-kurumu-cimentoculara-inceleme-baslatti-706.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/rekabet-kurumu-cimentoculara-inceleme-baslatti-706-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/rekabet-kurumu-cimentoculara-inceleme-baslatti-706.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/rekabet-kurumu-cimentoculara-inceleme-baslatti/20829/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Mar 2026 11:45:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Migros'un onarıcı tarım projesi, dünyaya örnek oldu]]></title>
			<description><![CDATA[Migros, Kayseri’de başlattığı pilot projenin ilk yılında toprak sağlığında iyileşme, karbon tutumunda artış, su tüketimde optimizasyon ve tarımsal girdilerde önemli azaltım sağladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Dünyanın en güçlü perakendeci ve üretici şirketlerini aynı masada buluşturan; sürdürülebilirlik, gıda güvenliği, tedarik zinciri verimliliği ve tüketici sağlığı konularında ortak hareket etmeyi sağlayan küresel platform Consumer Goods Forum (CGF), Migros’un Kayseri’de hayata geçirdiği “Yerli Yeşil Mercimek Onarıcı Tarım Projesi’ni “dünyaya örnek gösterdi.

Onarıcı Tarım Modeliyle Topraklar Yeniden Hayat Kazanıyor

Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. tarafından tahsis edilen arazide onarıcı tarım danışmanları eşliğinde uygulamaya alınan Migros’un ‘Yerli Yeşil Mercimek Onarıcı Tarım Projesi’, ürün rotasyonuna dayalı münavebeli tarım modelini temel aldı.  Çalışma kapsamında, şekerpancarı ve yeşil mercimeğin ‘Birlikte Ekim’ (intercropping) sistemi hayata geçirildi. Azotu toprağa bağlayıcılığı ve proteini yüksek yeşil mercimek, şekerpancarı aralarına ekildi. Projenin ilk yıl çıktılarında; ekilen her iki bitkinin birbirine katkısı, toprak kalitesini, verimi ve besin dengesini destekledi. Böylece bitkilerin toprak, hava ve su koşullarına bağlı stres dayanıklılığı artırıldı. Toprak sağlığında iyileşme, karbon tutumunda artış ve su tüketimde optimizasyon sağlanarak birçok noktada sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sağlandı. 



Migros Grubu Pazarlama İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur: “Migros olarak üretimden tüketime kadar perakendenin tüm değer zincirini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir tarım-ekosistemi yaklaşımı benimsiyoruz. Gıda arzının sürekliliğini sağlayan, tarımsal üretimin verimliliğini artıran, çiftçiyi güçlendiren, su ve enerji kaynaklarını koruyan, bilhassa onarıcı tarımı destekleyen geniş çaplı Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Onarıcı tarım, ekosistemi iyileştirmeye odaklı bir tarım sistemi. Sürdürülebilirliğe katkı sağlarken karbon ayak izini düşürüyor, su tasarrufu sağlayıp ve biyolojik çeşitliliği koruyor. Denemeye aldığımız “Migros Yerli Yeşil Mercimek Onarıcı Tarım Projemiz” de yerel tarımda modern tekniklerin kullanımının önemini gösteren bir proje. Projemizin CGF tarafından dünyaya örnek gösterilmesinden gurur duyuyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-un-onarici-tarim-projesi-dunyaya-ornek-oldu-5462.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-un-onarici-tarim-projesi-dunyaya-ornek-oldu-5462.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-un-onarici-tarim-projesi-dunyaya-ornek-oldu-5462-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/migros-un-onarici-tarim-projesi-dunyaya-ornek-oldu-5462.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/migros-un-onarici-tarim-projesi-dunyaya-ornek-oldu/20810/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:20:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mobilyacıların sanayi atıklarına ücretsiz çözüm]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Mobilyacılar Odası (İZMOD), kentte yıllardır kronikleşen çöp sorununa üyeleri adına çözüm getirdi.

İzmir’in merkez ilçelerinde ve sanayi sitelerinde toplanamayan çöpler, çevre kirliliği, hastalıklara davetiye çıkarması ve kötü kokulara yol açmaları nedeniyle özellikle yaz aylarında halka büyük sıkıntılar yaşattı. Sanayi sitelerindeki çöplerin kimyasal atık özellikleri ile kolay yanma riski taşımaları da sorunu büyüten etkenler oldu.

İzmir genelinde mobilya sektöründeki işletmelerin çöp sorununu çözmek için kolları sıvayan İZMOD yöneticileri, oluşan atıkların düzenli şekilde bertaraf edilmesi için önemli bir adım attı.



Yangın riski…

Mobilya üretim alanlarında oluşan atıkların düzenli şekilde bertaraf edileceğini kaydeden İZMOD Başkanı Zafer Koç, ‘Mobilya üretiminde ortaya çıkan talaş, odun, kumaş ve sünger atıkları için HNC firması ile anlaşma yaptık. Üyelerimiz, Pınarbaşı’nda, Bornova Belediyesi şantiyesi içerisinde kurulan atık tesisinde faaliyet gösteren HNC firmasına sanayi atıklarını ücretsiz bırakabilecekler. Bu şekilde sokaklarda oluşan çöp dağlarının çirkin görünümünün ve yangın tehlikelerinin de önüne geçeceğiz. Çevrenin korunması, sokaklarımızın temizliği ve güzelleşmesi için de önemli bir adım atmış olduk. Karabağlar sokaklarında dolaşan müşteri ve misafirlerimize mahcup olmayacağız.’ diye konuştu.

Üyelere ücretsiz..

Oda üyelerine seslenen Zafer Koç, getirilen atıkların içinde evsel atıkların bulunmaması gerektiğini de sözlerine ekledi. 

Anlaşmanın sanayi atıklarını içerdiğini hatırlatan Koç şunları söyledi: ‘Evsel atıkların taşınmamasını önemle rica ediyoruz. Üyelerimiz, üretim alanlarında oluşan atıkları çuvallara doldurup, “İzmir Mobilyacılar Odasından geldiklerini belirterek, atıklarını HNC firmasının tesisine ücretsiz olarak bırakabileceklerdir.

Çevremizi daha temiz tutmak ve sektörümüzün sorumluluk bilincini göstermek adına tüm esnafımızdan büyük hacimli atıkları sağa sola bırakmamalarını rica ediyoruz.

Kameralarla kontrol..

Özellikle Aydın Hat Boyu güzergahına, Buca Seyhan Mahallesi Maliye Top Sahası olarak bilinen yerlere, yerleştirilen kameralar sayesinde çevreye gelişi güzel atık bırakan araçlar tespit edilmektedir. Bu şahıs ve işletmelere çok yüksek para cezaları uygulanacaktır.

Bu nedenle esnafımızın mağduriyet yaşamaması için, ücretsiz olarak anlaşma sağladığımız HNC atık tesisini kullanmalıdırlar. Temiz bir çevre, düzenli bir üretim ve güçlü bir sektör için hep birlikte sorumluluk alalım.’ 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/mobilyacilarin-sanayi-atiklarina-ucretsiz-cozum-4793.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/mobilyacilarin-sanayi-atiklarina-ucretsiz-cozum-4793.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/mobilyacilarin-sanayi-atiklarina-ucretsiz-cozum-4793-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/mobilyacilarin-sanayi-atiklarina-ucretsiz-cozum-4793.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/mobilyacilarin-sanayi-atiklarina-ucretsiz-cozum/20808/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:59:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Egeli ihracatçılar savaşın gölgesinde 2026 hedeflerini zorluyor]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasındaki savaşa rağmen 2026 hedeflerini ulaşmak için kararlılıkla yoluna devam ediyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - 2026 yılı için belirledikleri 1 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak için yoğun bir iş programı oluşturduklarını belirten Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Ferit Kora, Türk ihracatçısının tüm olumsuz koşullara karşı adapte olma kabiliyetine sahip olduğunu, savaş ortamında da bu özelliğinin devreye gireceğine inandıklarını dile getirdi.

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi üyeleriyle bir araya gelen Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (EMKOÜİB) Başkan Yardımcısı Ferit Kora, 2026 yılı için birliğin alt sektörleri olan mobilya, kâğıt ve odundışı orman ürünleri sektörleri için küresel pazarlama atağı başlattıklarını ifade etti. 

Her ay uluslararası fuarlara milli katılım organizasyonu, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti planladıklarını paylaşan Kora, “2026 yılı içerisinde 3 fuarda milli katılım organizasyonu yapacağız. Sektörel ticaret heyetlerimiz, tasarım yarışmalarımız, UR-GE projeleri kapsamında alım heyetlerimiz, çalıştaylarımız ve panellerimiz olacak. Paper & Tissue Show Abu Dhabi Fuarı, Ortadoğu’nun en büyük fuarı konumunda. Savaş nedeniyle 3-5 Haziran 2026 tarihine ertelendi. Savaşın bir an önce sona ermesini ve ticaretin kaldığı yerden sürmesini diliyoruz. 5–7 Mayıs 2026 HD Expo Las Vegas Fuarına, Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyeceğiz ve mobilya ihracatçılarımızın ABD’ye ihracatlarının artmasına zemin oluşturacağız. Bu yıl gerçekleştireceğimiz üçüncü fuar milli katılımı 11–12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show London olacak. “Bu yıl ilk kez Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını düzenleyeceğiz. Ayrıca kâğıt ve ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Aegean Paper UR-GE Projesini başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin, İzmir ekonomi basınıyla buluşmasına, EMKOÜİB Yönetim Kurulu Üyesi Şeyma Başterzi, Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Coşkun’da katıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilar-savasin-golgesinde-2026-hedeflerini-zorluyor-5150.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilar-savasin-golgesinde-2026-hedeflerini-zorluyor-5150.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilar-savasin-golgesinde-2026-hedeflerini-zorluyor-5150-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/egeli-ihracatcilar-savasin-golgesinde-2026-hedeflerini-zorluyor-5150.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/egeli-ihracatcilar-savasin-golgesinde-2026-hedeflerini-zorluyor/20759/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Mar 2026 12:38:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir Marble Fuarı’na 17 ülkeden alıcılar geliyor]]></title>
			<description><![CDATA[Doğal taş sektöründe dünyanın en büyük üç fuarından biri olan MARBLE İzmir-Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı'na sayılı günler kala Ortadoğu’da çıkan savaş nedeniyle iptal edilmesinin istendiği haberlerine Ege Maden İhracatçıları Birliği’nden yalanlama geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu, bu yıl 14 – 17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan MARBLE İzmir-Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı'nın Ortadoğu’daki savaş hali sebebiyle ileri bir tarihe ertelenmesi yönünde bir taleplerinin olmadığını, fuar ile eş zamanlı düzenlenecek alım heyeti programının da yüksek katılımlı gerçekleşmesi için yoğun mesai verdiklerini dile getirdi.

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak, binden fazla ihracatçının temsilcisi olarak, Ortadoğu’daki durumun Marble Fuarına ve sektöre olası etkilerini doğal olarak tartıştıklarını ifade eden Alimoğlu, “Yönetim Kurulu üyelerimiz konu hakkında fikirlerini beyan ettiler. Haklı olarak süregiden savaşın Ortadoğu’dan gelecek alıcıları olumsuz yönde etkileyeceğini dile getiren Yönetim Kurulu üyelerimiz oldu. Konuyu enine boyuna tartıştık ve fuara bu kadar kısa zaman kalmış olması sebebiyle, fuara destek olarak devam kararı aldık” şeklinde konuştu.



Alım Heyeti Programı’nın iptal edildiği ile ilgili söylentiye de değinen Alimoğlu şöyle devam etti: “10 Mart 2026 Salı günü Aydın’da yaptığımız Yönetim Kurulu Toplantısında; “Fuarı ertelemeyelim; aksine dünyanın her yerinden alıcıları Alım Heyeti organizasyonuyla fuara getirip canlandıralım yönünde karar aldık. Bu kapsamda daha önce Ortadoğu ülkelerini alım heyeti programından çıkarıp, diğer potansiyel ülkelerdeki alıcılara yöneldik. Alım heyetine katılmak isteyen ihracatçılarımız için talep toplamaya devam ediyoruz. 11 Mart 2026 Çarşamba günü alım heyeti duyurularımızı tekrarladık. Alım Heyeti Organizasyonunu yapmak için kararlıyız. Çok sayıda firmamız alım heyetine katılmak için başvurdu. İthalatçılar tarafından da 17 ülkeden onlarca ithalatçıyı İzmir’de ağırlayacağız.” 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmir-marble-fuari-na-17-ulkeden-alicilar-geliyor-9636.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmir-marble-fuari-na-17-ulkeden-alicilar-geliyor-9636.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmir-marble-fuari-na-17-ulkeden-alicilar-geliyor-9636-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/izmir-marble-fuari-na-17-ulkeden-alicilar-geliyor-9636.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/izmir-marble-fuari-na-17-ulkeden-alicilar-geliyor/20755/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 17:23:46 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ESİAD Olağanüstü Genel Kurulu gerçekleştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İran’a yönelik askeri müdahalenin enerji fiyatları, ticaret yolları ve finansman koşulları üzerinden Türkiye ekonomisine doğrudan yansımaları olacağını söyledi. Zorlu, ekonomik istikrar ve öngörülebilir bir yatırım ortamının güçlendirilmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - ESİAD 27. Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığını ESİAD’ın kurucularından ve 10. Dönem Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Kemal Çolakoğlu’nun yaptığı genel kurulda, katip üyeliklere Yücel Öztürk ve Sibel Katrancı seçildi. 



AKGERMAN: PUSULAMIZ NET OLMALI

Toplantının açılışında konuşan ESİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Bülent Akgerman, küresel düzenin sarsıldığı, kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçildiğini belirterek, şöyle devam etti: 

“Eskiden ‘jeopolitik riskler’ karşısında hazırlıklı olmaktan bahsediyorduk. Şimdi ‘jeopolitik gerçeklik’ ile yaşıyoruz. Türkiye bu tablonun tam merkezinde yer alıyor. Coğrafi konumu kadar siyasi ve ekonomik ekseni bu dönüşümde kritik bir faktör. Zor bir dönemden geçtiğimiz açık. İş dünyası olarak şunu çok iyi biliyoruz: Zor dönemler, pusulanın en net olması gereken dönemlerdir. Bugün ülkemizde en çok ihtiyaç duyduğumuz kavramların başında güven geliyor. Ekonomik, kurumsal ve toplumsal güven olmadan yatırım olmaz, uzun vadeli planlama olmaz, sermaye kalıcı olmaz. Bu güveni duyabilmemiz için yargının bağımsızlığı, öngörülebilirlik ve şeffaflığın tam olarak tesis edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin potansiyeli büyüktür. Hala genç nüfusu, girişimci ruhu, üretim kabiliyeti ve Avrupa ile bütünleşmiş değer zincirlerindeki konumu önemli bir avantajdır. Ancak bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçebilmesi için ülkemizde güven ikliminin güçlendirilmesi şarttır. Yarınlarımızı, akılla, bilimle, ortak değerler etrafında kenetlenerek inşa etmek zorundayız.”



ZORLU: SAVAŞ, ÜZERİMİZDE EK BASKI YARATACAK

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu da, Türkiye'nin güney ve doğu sınırlarının bir "yangın hattına" dönüştüğünü belirterek, ABD ve İsrail'in İran’a yönelik askeri müdahalesinin bölgeyi büyük bir belirsizliğe taşıdığını ifade etti. İran'ın Türkiye için üçüncü büyük doğalgaz tedarikçisi olduğunu hatırlatan Zorlu, şunları söyledi:

"Hürmüz boğazının kapatılmasının ardından petrol fiyatlarının 100 dolarları geçmesi, enerji faturamıza milyarlarca dolarlık ek yük getirecek ve cari açığımızda ciddi sapma riski yaratacaktır. Bu maliyet artışları, Merkez Bankası’nın yüzde 15-21 aralığındaki enflasyon tahminine ulaşılmasını neredeyse imkansız hale getirmekte ve dezenflasyon sürecini zorlaştırmaktadır. Bir diğer önemli konu da finansman koşullarıdır. Jeopolitik gerilimler yüksek faiz ortamındaki iş dünyamız için ilave bir baskı anlamına gelir. Ayrıca İran, yalnızca bir enerji tedarikçisi değil; Orta Asya’ya açılan stratejik bir ticaret koridorudur. Sınır geçişlerinde yaşanabilecek aksamalar, ihracat ve transit ticaret gelirlerimizi doğrudan etkileyecektir. Buna ek olarak, olası insani hareketlilik ve artan güvenlik maliyetleri de kamu maliyesi üzerinde yeni yükler oluşturabilir.”

Zorlu, Trump’ın ikinci dönemiyle artan küresel korumacılık ve AB’nin Hindistan-Mercosur gibi yeni ortaklıklarına dikkat çekerek, rekabet gücünün artık ucuz işgücünden değil yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından ve inovasyondan geçtiğini vurguladı. Zorlu, "Dünya hızla değişiyor, jeopolitik riskler artıyor ve rekabet sertleşiyor. Böyle dönemlerde en büyük gücümüz; ortak aklımız, kurumsal hafızamız ve birlikte hareket etme irademizdir. Bizim yönümüz; yüksek katma değerli üretimdir. Yönümüz; enerji ve kaynak verimliliğidir. Yönümüz; teknoloji yatırımı ve kurumsal güven ortamıdır. Yolumuz ise akıl ve iş birliğidir" dedi. 



ÜRETİM BİRİNCİ MADDE OLMALI

Toplantının Divan Başkanlığını üstlenen ESİAD 10. Dönem YİK Başkanı Kemal Çolakoğlu, dünyada yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, şöyle konuştu: 

“Tabiri caizse silahların gölgesinde bir genel kurul yapıyoruz. Önce bir Gazze faciası yaşadık. O bitiyor derken zaten devam etmekte olan bir Ukrayna-Rusya savaşı vardı. Ona ilave olarak şimdi İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik başlattığı çatışmalar ve bölgedeki diğer gerilimler… Yani dünyada çok ciddi bir savaş atmosferi var. Biz zaten her gün Türkiye’nin sorunlarıyla birlikte üretimin içinde olan insanlarız. Ülkeyi yönetenlerden sokaktaki vatandaşa kadar herkese, bu ülkenin ancak üretimle, ihracatla ve onun yarattığı istihdamla kalkınabileceğini anlatmaya çalışıyoruz. Ama görüyoruz ki bugün üretim gerçekten gündemin birinci maddesi değil. Ekonomi birinci madde, ama üretim ve üretime bağlı imkanlar birinci madde değil. Ekonominin önü açılmadıkça enflasyonun sadece parasal tedbirlerle düşürülemeyeceğini yıllardır söylüyoruz. Geçmişte söylediklerimizle bugün söylediklerimiz arasında en ufak bir fark yok. Ben bugün ESİAD genel kurulunu yöneten bir başkan olarak inovasyondan, çevreden, kültürden, sanattan bahsetmek isterdim. Bunları konuşup ardından ekonomiyi değerlendirelim isterdim. Ama maalesef bunlara ayıracak ne vaktimiz var ne de gündemimiz. Bu nedenle Türkiye’de sanayicinin ve iş insanının üretime dört elle sarılması gerektiğini anlatmaya devam edeceğiz.”

Konuşmaların ardından 2025 yılı faaliyet raporu ve mali rapor okundu. Yönetim ve Denetim Kurulu raporları oy birliğiyle ibra edildi.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sibel-zorlu-esiad-genel-kurulu-nda-guven-tazeleyerek-yeniden-secildi-9329.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sibel-zorlu-esiad-genel-kurulu-nda-guven-tazeleyerek-yeniden-secildi-9329.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sibel-zorlu-esiad-genel-kurulu-nda-guven-tazeleyerek-yeniden-secildi-9329-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sibel-zorlu-esiad-genel-kurulu-nda-guven-tazeleyerek-yeniden-secildi-9329.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/sibel-zorlu-esiad-genel-kurulu-nda-guven-tazeleyerek-yeniden-secildi/20723/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Mar 2026 11:04:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eskinazi: “Türkiye Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası”]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - AB’nin “Made in EU” taslağında Türkiye’nin Gümrük Birliği çerçevesinde dikkate alınması ihracatçılar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, son dönemde yürütülen yapıcı diyaloğun somut sonuçlar vermesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.

Eskinazi, “Avrupa Birliği ile son dönemde ekonomik ve ticari alanlarda yürütülen yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyuyoruz. AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü Sanayi Hızlandırma Yasası ve ‘Made in EU’ politikası çerçevesinde yayımlanan taslakta, Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin bu politika kapsamında dikkate alınması, iki taraf arasındaki güçlü ekonomik entegrasyonun ve karşılıklı güvenin önemli bir göstergesidir” dedi.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürütülen istişarelerin ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Eskinazi, Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolünün de bu süreçte bir kez daha teyit edildiğini ifade ederek, “Türkiye, uzun yıllardır Avrupa sanayi ekosistemiyle entegre bir üretim yapısına sahiptir. Otomotivden makineye, tekstilden kimyaya kadar pek çok sektörde Avrupa değer zincirlerinin önemli ve güvenilir bir parçasıyız. Bu çerçevede atılan adımların, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Başkan Eskinazi, bu olumlu gelişmede Türkiye’nin yürüttüğü aktif ticaret diplomasisinin önemli bir payı bulunduğunu belirterek Ticaret Bakanlığı’nın sürece sağladığı katkıya özel olarak dikkat çekerek, “Bu sürecin başarıyla yürütülmesinde Ticaret Bakanlığımızın kararlı ve etkin ticaret diplomasisinin büyük rolü bulunmaktadır. Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın Avrupa Birliği ile yürütülen temaslarda ortaya koyduğu yapıcı, çözüm odaklı yaklaşımın bu olumlu sonucun ortaya çıkmasına önemli katkı sağladığını düşünüyoruz. Türk iş dünyasının ve ihracatçılarımızın çıkarlarını uluslararası platformlarda güçlü bir şekilde savunan Ticaret Bakanlığımıza ve Sayın Bakanımıza ve ekibine şükranlarımı sunuyorum” dedi.

Eskinazi ayrıca, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da derinleşmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:“Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ortaklığın güçlenmesi, değer zincirlerinin rekabetçiliğinin artırılması ve yeşil ile dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte kamu ve özel sektörün güçlü iş birliğiyle Avrupa ile ekonomik entegrasyonumuzu daha ileri bir seviyeye taşıyacağımıza inanıyoruz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eskinazi-turkiye-avrupa-deger-zincirlerinin-vazgecilmez-bir-parcasi-6126.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eskinazi-turkiye-avrupa-deger-zincirlerinin-vazgecilmez-bir-parcasi-6126.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eskinazi-turkiye-avrupa-deger-zincirlerinin-vazgecilmez-bir-parcasi-6126-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eskinazi-turkiye-avrupa-deger-zincirlerinin-vazgecilmez-bir-parcasi-6126.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/eskinazi-turkiye-avrupa-deger-zincirlerinin-vazgecilmez-bir-parcasi/20708/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 10:26:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sabancı son 5 yılda 6,5 milyar dolarlık yatırıma imza attı]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Sabancı Holding, 2025 yılına ilişkin enflasyon muhasebesi uygulanmış finansal sonuçlarını açıkladı. 2029 yol haritası kapsamında stratejik büyümesine devam eden Sabancı Holding’in kombine satış geliri 2025’te 1 trilyon 624 milyar TL (holding temettü geliri hariç) olurken, net kârı ise 3,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Devam eden yatırımlara rağmen bilanço kalitesini güçlendirmeyi sürdüren Sabancı Holding’de, son çeyrekte 1,7x olarak açıklanan net borç/FAVÖK 1,6x’e gerileyerek bir kez daha politika eşiği olarak belirlenen 2x’in altında gerçekleşti.  

“100 YILLIK KAZANIMLARIMIZI İKİNCİ YÜZYILIMIZA TAŞIYORUZ”

2025 yılı finansal sonuçlarının, Sabancı Topluluğu’nun değişen makroekonomik koşullar karşısında sergilediği operasyonel dayanıklılığı ve disiplinli yönetim anlayışını ortaya koyduğunu ifade eden Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, “Şirketlerin esneklik ve adaptasyon yeteneklerinin çok ciddi şekilde sınandığı bir dönemdeyiz. Küresel ölçekte süregelen belirsizlik içerisinde iki önceliğimiz var: Şirketlerimizin bugününü doğru şekilde yönetmek ve portföyümüzü daha dirençli bir hale getirip geleceğe hazırlamak. Bu kapsamda stratejik adımlarımızı atarken, bir yandan da bilanço kalitemizi ve nakit yaratma gücümüzü artırmaya odaklanıyoruz. Açıkladığımız finansal sonuçlar da bu yaklaşımın çok net bir göstergesi. Kaynaklarını doğru alanlara yönlendiren, operasyonel verimliliği artıran, tüm iş kollarında daha yalın ve etkin bir maliyet yapısı oluşturan bir Topluluk olarak, 100 yıllık kazanımlarımızı ikinci yüzyılımıza taşıyoruz” dedi.

“SON 5 YILDA YAPTIĞIMIZ 6,5 MİLYAR DOLAR YATIRIMIN %87’Sİ TÜRKİYE’YE”

Sabancı’nın bu dönemde yatırımlarına da kararlılıkla devam ettiğini belirten Kıvanç Zaimler, “2025 yılında Topluluk olarak gerçekleştirdiğimiz toplam yatırım miktarı 1,9 milyar dolar seviyesine ulaşırken, son 5 yıllık yatırım büyüklüğümüz de 6,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2021-2025 dönemini kapsayan yatırımlarımızın yüzde 87’sini ülkemiz için seferber ettik” ifadelerini kullandık.

“YURT İÇİ VE YURT DIŞI TOPLAM ENERJİ ÜRETİM KAPASİTESİ İLK KEZ 5 GW’I AŞTI”

2025 yılında Sabancı’nın stratejik öncelikleriyle uyumlu ve ölçülebilir ilerlemeler kaydettiklerinin altını çizen Kıvanç Zaimler, Topluluk şirketlerinin performansıyla ilgili şunları söyledi: 


	“Enerjisa Üretim tarafında YEKA rüzgâr ihaleleriyle proje portföyümüze eklenen ilave kapasitelerle birlikte kurulu gücümüzü 4.5 GW seviyesine taşırken, rüzgâr kapasitemiz 1 GW’ı aştı. Diğer yandan, YEKA-2 yatırımlarımızın toplam maliyetinin yaklaşık yüzde 90’ını, son 2,5 yılda ağırlıklı olarak yurt dışından sağlanan yaklaşık 1,5 milyar ABD doları tutarındaki finansmanla karşılayarak güçlü bir sermaye verimliliği ortaya koyduk. 
	Uluslararası ölçekte, Sabancı Renewables’ın ABD’deki portföyü 790 MW seviyesine ulaşırken, bugüne kadar Sabancı İklim Teknolojileri’ne konan sermaye taahhüdü 362 milyon dolar oldu.
	Tüm bu yatırımlarla birlikte, Sabancı’nın yurt içi ve yurt dışı toplam enerji üretim kapasitesi 2025’te ilk defa 5 GW seviyesini aştı.
	Elektrik dağıtım iş kolumuzda ise Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve kalite odaklı yatırımlarıyla hedeflerine kararlılıkla devam ederken; Türkiye’de 2026-2030 dönemi için tanımlanan yeni düzenleyici çerçeve, şebeke modernizasyonuna yönelik uzun vadeli yatırımlar için öngörülebilir bir yapı sunuyor. 
	Çimento şirketinden yapı malzemeleri şirketine dönüşümünü başarıyla sürdüren Çimsa, ABD’deki gri çimento öğütme tesisi yatırımını devreye aldı. Böylece ABD’de pazar etkinliğini artırırken hem beyaz hem gri çimentoda yerel oyuncu konumunu güçlendirdi. Öte yandan Çimsa tarafından 2024 sonunda İrlanda’da satın alınan yapı malzemeleri oyuncusu Mannok’un Çimsa bünyesine entegrasyonu başarıyla sağlandı.
	Akçansa mevcut kapasitesi ve coğrafi konumunun sağladığı avantajı kullanarak değişen piyasa koşullarında iç pazar ve ihracat hacimlerini esnek şekilde yönetmeyi sürdürdü. 
	Malzeme Teknolojileri çatısı altında yeniden konumlandırılan ve böylece stratejik odaklanmasını güçlendiren Brisa, satış karmasındaki üst segment ürünlerin payını artırmayı ve pazar liderliğini korumaya devam etti. 
	Akbank, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sağladığı kredi desteğini 1 trilyon 921 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 467 milyar TL seviyesine çıkardı. 
	Zorlu operasyonel koşullara ve yaşanan doğal afete rağmen, Kordsa sağladığı uzun vadeli finansman sayesinde bilançosunu güçlendirdi. 
	Son yıllarda gerçekleştirdiği önemli stratejik hamlelerle, bir otobüs üreticisinden mobilite oyuncusuna dönüşen Temsa, 2025 yılında ciro, ihracat ve üretimde yeni rekorlar kırarken, Avrupa’da ve Türkiye’de bugüne kadarki en yüksek otobüs satış adetlerine imza attı. 
	Dijital Teknolojiler alanında faaliyet gösteren Bulutistan ise Avrupa ve Orta Asya’daki büyümesini sürdürerek, dayanıklı ve ölçeklenebilir bir dijital altyapı platformu oluşturma stratejimiz doğrultusunda bölgesel varlığını güçlendirdi.”


“KURUMSALLAŞMA YOLCULUĞUMUZDA YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI”

2025 yılının, Sabancı Holding’in yönetim ve kurumsallaşma yolculuğunda da yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini sözlerine ekleyen Kıvanç Zaimler şöyle devam etti: “Sabancı Holding Yönetim Kurulu’ndaki değişiklikler akabinde hayata geçirdiğimiz yeni organizasyon modelimizle, kurumsal yönetişim alanındaki öncülüğümüzü pekiştirdik ve portföy odaklı yönetim anlayışımızı daha da güçlendirdik. Sermaye tahsisini stratejik önceliklerimizle hizalayan, ana iş kollarımızda ortak sorumluluğa dayalı bir liderlik yapısı oluşturduk. Tüm bu adımlar, Topluluğumuzun profesyonel iş kültürünü pekiştirirken, portföyümüzün değer yaratma kapasitesini de artıracaktır. Öte yandan, finansal başarılarımızı insan odaklı dönüşüm vizyonuyla pekiştirirken, bu çabalarımızın dünyanın önde gelen platformları tarafından da ödüllendirilmesi bizler için ayrı bir mutluluk. Forbes ve Statista iş birliğiyle hazırlanan ‘Dünyanın En İyi İşverenleri – 2025’ listesinde 51’inci sıraya yükselerek Türkiye’nin en iyi işvereni olurken, geçtiğimiz yıla göre 144 basamak birden yükselerek listedeki en büyük sıçramalardan birine imza attık. Aynı şekilde, TIME dergisinin ‘Dünyanın En İyi Şirketleri’ listesinde de üst üste ikinci kez en üst sıradaki Türk şirketi olmayı başardık. Tüm bu kazanımları değer ve amaç odaklı organizasyon vizyonumuzun önemli birer yansıması olarak görüyoruz.”

2003 YILINDAN BU YANA KESİNTİSİZ KÂR PAYI DAĞITIMI YAPIYOR

Öte yandan, 2003 yılından bu yana kesintisiz bir şekilde yatırımcılarına kâr payı dağıtımı yaparak sermaye getirisi alanında Türk iş dünyasına örnek olan Sabancı Holding, bu geleneği 2026 yılında da sürdürecek. 4 Mart 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararı çerçevesinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıklama yapan Sabancı Holding, 2025 yılı faaliyet dönemine ait konsolide finansal tablolarının incelenmesi sonucunda, 2.969.007.455,00 TL’lik nakit kâr payı (hisse başına brüt 1,41 lira) dağıtılması konusunda Genel Kurul’a teklifte bulunulacağını duyurdu. Söz konusu teklifin Genel Kurul’da kabul edilmesi durumunda Sabancı Holding 23 yıldır devam ettirdiği temettü geleneğini 24’üncü yıla taşımış olacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sabanci-son-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-6359.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sabanci-son-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-6359.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sabanci-son-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-6359-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/sabanci-son-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti-6359.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/sabanci-son-5-yilda-6-5-milyar-dolarlik-yatirima-imza-atti/20699/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 09:51:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[EİB'den Şubat ayında 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

EGEMENLİK - Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Şubat ayında yüzde 4 artışla 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde ihracatı yüzde 1 artışla 2 milyar 919 milyon dolar oldu. Sanayi ihracatı Şubat ayında yüzde 4 artışla 761 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 2 artışla 585 milyon dolar olarak gerçekleşti. 

175 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği, Şubat ayında yüzde 22 artışla ihracatını 77 milyon dolara çıkardı ve EİB bünyesinde ihracat artış rekortmeni oldu.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 12 artışla 147 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 21 artışla 125 milyon dolarlık ihracatla Şubat ayını geride bıraktı.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Şubat ayında 99 milyon dolar, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 98 milyon dolarlık döviz getirdi.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 94 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 83 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık ihracat yaptı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 33 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 17 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 15 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 515 milyon dolar

Ege Bölgesi, Şubat ayında 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 308 milyon dolarlık katkı sağladı.

Kasım ayında İzmir, 1 milyar 405 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 55’ini tek başına gerçekleştirdi.

Denizli, Şubat ayında 388 milyon dolar, Manisa 357 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Şubat ayında 102 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 88 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı.

Aydın, Şubat ayında 77 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Afyonkarahisar’ın ihracatı 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kütahya 30 milyon dolar, Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı.



“İhracat artış hızının yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Şubat ayında 183 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirirken 105’ine ihracatımızı artırdık. Almanya yüzde 6 artışla 147 milyon dolarla ihracatımızda ilk sırada, ABD 120 milyon dolarla ikinci sırada, İtalya yüzde 37 artışla 110 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Avrupa Birliği’ne yüzde 10 artışla 708 milyon dolar, Amerika ülkelerine 166 milyon dolar, Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 21 artışla 122 milyon dolar, Afrika ülkelerine 100 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine yüzde 11 artışla 89 milyon dolar, Eski Doğu Bloku ülkelerine yüzde 9 artışla 96 milyon dolar, Serbest Bölgelere yüzde 19 artışla 31 milyon dolar, Türk Cumhuriyetlerine 25 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında kaydedilen sınırlı artışlara rağmen mevcut tabloyu temkinli okumak gerekiyor; küresel talepteki zayıflama, Avrupa pazarındaki durgunluk, yüksek finansman maliyetleri ve kurun enflasyon karşısında yeterince rekabetçi seviyede olmaması ihracatçının kârlılığını ciddi biçimde aşındırıyor. Artış rakamları olumlu görünse de maliyet baskısı altında ezilen sektörlerimiz için sürdürülebilir bir büyümeden söz etmek güçleşiyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde daralan marjlar, üretim iştahını ve yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Eğer finansmana erişim kolaylaştırılmaz ve rekabetçiliği destekleyen adımlar hızla atılmazsa, önümüzdeki aylarda ihracat artış hızının daha da yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır.” dedi.  
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eib-den-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-6608.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eib-den-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-6608.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eib-den-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-6608-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/eib-den-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat-6608.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/eib-den-subat-ayinda-1-milyar-472-milyon-dolarlik-ihracat/20693/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:57:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Basbaş'ta yatırımlar hız kazandı: İhracat hedefi 3 katına çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Bir yıl önce faaliyete geçmesine rağmen 2025 yılında, yarısı ihracat olmak üzere, 12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleşen ve 500 kişi istihdam edilen BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesinde yeni fabrikalar hızla üretime hazır hale getiriliyor. 4 firmanın bu yıl üretime başlamak için gün saydığı bölgede, 2026 yılında ihracatın 3 kat, istihdamın ise 2 kat artması hedefleniyor.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - BASBAŞ tarafından inşa edilen iki üretim tesisi şimdiden kiraya verildi, iki üretim tesisinin kiralama süreci ise devam ediyor. Yeni bir üretim kompleksinin inşaatı da tamamlanmak üzere. Bunun yanı sıra, kendi üretim tesislerini yapacak olan yatırımcılar da inşaatları devam eden fabrikalarını hızla devreye almak için çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.   

İdatrim firması bir yıldır otomobil koltuk kılıflarını üreterek bölgeden Mercedes ve Audi gibi lüks segment modeller dahil, dünyanın en büyük otomotiv markalarına ihraç ediyor. 

Dört firma ise bu yıl üretime geçmek için gün sayıyor. Fabrikasını tamamlayan Onursan firması, tesise demirbaş ve makinelerini kurarak yılın ilk yarısında üretime geçmiş olacak.  Firma, otomotiv sektörüne yönelik üretim yapacak. 

Endüstriyel raf sistemleri üretecek olan Zenith firması da fabrikasını tamamlamış durumda. Ege Serbest Bölgesinde de yatırımı bulunan Zenith, Bergama’daki fabrikasında ise bu yıl üretime başlayacak. 

Nano ve fiber malzemelerden üretilen teknik tekstili kullanarak sağlık ve kozmetik sektörüne yönelik ürünler üretecek olan Nexture firması da bu yıl üretime başlayacak şekilde personel alımına başlamış durumda. 

Dünyanın ilk ticarileştirilmiş üçüncü nesil ultra düşük atışlı elyaf ürünlerini üreten Hollanda-Çin ortak girişimi Vulcor Soli ise üretim tesisinin yüzde 60’ını tamamlamış durumda. Yılın ilk yarısında faaliyete geçmeyi planlayan firmanın elyaf formunda üreteceği yalıtım malzemeleri çelik metalurjisi, enerji, petrokimya, cam, seramik, yangın güvenliği, elektrik ekipmanları ve güneş enerjisi gibi yüksek ısı ortamlarının bulunduğu pek çok sektörde kullanılacak.

Bunların yanı sıra, bölgede yatırım yapmak için Ticaret Bakanlığı’ndan onay alan  mobilya sektöründen bir firma da yılın ilk yarısında üretime başlayacak şekilde çalışmalarını sürdürüyor.  



Yeni Fabrikalar İhracata ve İstihdama Katkı Sağlayacak 

Batı Anadolu Serbest Bölgesindeki yatırımların hızlı bir şekilde ilerlemesinden memnuniyet duyduklarını belirten BASBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yürütme Kurulu Başkanı Dr. Faruk Güler, bölgedeki tesislerin istihdama ve ihracata katkı sağlayacağını vurguladı. 

2024 yılında yatırımcı kabul etmeye başlayan BASBAŞ Batı Anadolu Serbest Bölgesinden ilk ihracatın 2025 yılında Ticaret Bakanlığı kayıtlarına geçtiğini ve yıl sonunda 12.8 milyon dolarlık ticaret hacmi gerçekleştiğini aktaran Dr. Faruk Güler, şunları söyledi: “Bu rakamın yarısına tekabül eden yaklaşık 6 milyon dolar ihracat gelirinden sağlandı. Katma değerli ürünlerin üretim ve ihracatının hedeflendiği serbest bölgemizde yatırımlar hızla ilerliyor. Bu yıl diğer yatırımcıların üretimleri de başlayacağı için bölgenin ihracatı geometrik bir şekilde artacaktır. BASBAŞ olarak 3 büyük üretim tesisi yaptık ve ikisi doldu, biri için yeni yatırımcılarla görüşüyoruz. Dolayısıyla onlar da üretime başlayacaktır. 2026 yılında geçen yıl yaptığımız ihracatın 3 katına çıkacağımızı tahmin ediyorum. Bölgemizde şu anda yaklaşık 500 kişi çalışıyor. Bu sayının da 2026 yılında iki katına çıkacağını tahmin ediyoruz.” 

Yeni Yatırımcılarla Görüşmeler Sürüyor

Dr. Faruk Güler, Batı Anadolu Serbest Bölgesini en doğru yerde kurmak için yıllar süren titiz bir çalışma sonucunda Bergama’da kurulmasına karar verdiklerini, sahip olunan lokasyon avantajları ile ülkeye gelecek yeni yatırımlar için cazip bir endüstri merkezi olduklarını vurguladı. Yerli ve yabancı yatırımcılardan gördükleri ilginin bunu gösterdiğini kaydeden Dr. Faruk Güler, “Aliağa’daki limanlara, İstanbul-İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü'ne yakınlığıyla öne çıkan bölgemiz Avrupa pazarı başta olmak üzere küresel pazarlara açılmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılara büyük fırsatlar sunuyor. Buradan 30 dakikada limana, 4 saatte bir gümrük kapısına, 6 saatte diğer gümrük kapısına ulaşılabiliyor. Birçok yatırımcı ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bir yıl içinde 6 yatırımcının daha burada inşaata başlayacağını tahmin ediyoruz” dedi.  

Süreç planlandığı şekilde ilerliyor

Bölgede sürecin BASBAŞ’ın planladığı gibi ilerlediğini kaydeden Dr. Faruk Güler, “Burası Ege ve Marmara'da büyük sanayi yatırımlarına uygun nadir alanlardan biri. Bölge, yalnızca sanayi altyapısıyla değil, çalışanların yaşam kalitesine yönelik planlamalarıyla da öne çıkıyor. BASBAŞ Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB), işe giriş sağlık raporlarından periyodik kontrollerine kadar tüm iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini lisanslı biçimde sunuyor. Ayrıca, 10 bin kişiye hizmet verecek Gıda Üretim Tesisini hizmete açmış bulunuyoruz” diye konuştu. 

Dr. Faruk Güler, İzmir'in kuzeyinin sahip olduğu dinamik çalışan nüfusu sayesinde iş gücü temini açısından elverişli olduğunu, bu özelliklerin hem yatırım hem de düşük işletme maliyetleri açısından bölgeyi cazip kıldığını da sözlerine ekledi. 


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basbas-ta-yatirimlar-hiz-kazandi-ihracat-hedefi-3-katina-cikti-929.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basbas-ta-yatirimlar-hiz-kazandi-ihracat-hedefi-3-katina-cikti-929.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basbas-ta-yatirimlar-hiz-kazandi-ihracat-hedefi-3-katina-cikti-929-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/03/basbas-ta-yatirimlar-hiz-kazandi-ihracat-hedefi-3-katina-cikti-929.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/basbas-ta-yatirimlar-hiz-kazandi-ihracat-hedefi-3-katina-cikti/20686/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:17:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mobilyacıların hedefi 'sanayi sitesi']]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Mobilyacılar Odası (İZMOD) Başkanı Zafer Koç ve yönetim kurulu üyeleri, İzmir Büyükşehir Başkanı Dr. Cemil Tugay’a ziyarette bulundu.
Ziyarette şehir içinde faaliyet gösteren mobilya atölyeleri ile Karabağlar ve Kısık Sitesi’ndeki esnafın sorunlarını dile getiren Zafer Koç, ‘İzmir’in farklı ilçelerinde faaliyet gösteren esnafımız rahat üretim yapamazken, vatandaşlar da bazı sıkıntılar yaşıyor. Kısık sanayi sitesi yetersiz kalırken, Karabağlar da artık yükü taşıyamıyor. İzmir Türkiye’nin üçüncü büyük şehri, mobilya sektörü de ilimizin lokomotifi. Yükümüz ağır, işimiz zengin. Sektörün ve İzmir’in refah geleceği için yeni bir sanayi sitesi kurmamız zorunlu’ diye konuştu.

Belediyelerin yükü azalır...

Sanayi sitesi konusunda Cemil Tugay’dan destek isteyen Başkan Koç, ‘Mobilya işletmelerinin üretimlerinden çıkan sanayi atıkları özellikle yaz aylarında önemli bir sorun haline geliyor. Bu atıkların toplanması, bertaraf edilmesi, çevre kirliliği belediyelerimize de artı yük getiriyor. Sanayi sitesi projesini hayata geçirirsek hem Büyükşehir hem de ilçe belediyelerimizin yükleri de azalır’ dedi.

İzmir’in bazı yerlerinde hala mesken altında mobilya üretildiğini de hatırlatan İZMOD Başkanı Zafer Koç sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Türkiye’nin üçüncü büyük şehrinde mobilya üretimi karmaşık bir halde. Karabağlar ve Sarnıç dışındaki ilçelerdeki üyelerimiz mahallelerin içinde üretimlerini sürdürüyorlar. Bu da doğal olarak insanları huzursuz ediyor. Talaşın cilanın süngerin kokusu, evsel atık olmayan kirliliği, gürültüsü İzmir halkını tedirgin ediyor. 

Özellikle Buca Seyhan mahallesinde üretim yapan esnafımız asfaltların delik deşik olduğundan, çöplerin toplanmadığından çok şikayetçi. Yeni bir site hemen yarın olmaz ancak Buca Seyhan mahallesi gibi belirli yerlere el atılması lazım. Sektör üyelerimizin üretim yaptığı yerlerde belediyelerin desteğine ihtiyacımız var. Bu alanları asfaltı düzgün, temiz, ulaşımı kolay hale getirmeliyiz. Örneğin bugün Karabağlar’a kent dışından da çok sayıda alıcı heyet geliyor. İzmir’e yakışmayan görüntüleri ortadan kaldırmalıyız.’

TOKİ Modeli...

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın ülke genelinde15 yıl vadeli uygun rakamlarla  konut inşa ettiğini belirten Koç, ‘Aynı şekilde ihtisas sanayi siteleri de yapıp, uzun vadelerle esnafın hizmetine sunabilir. Üyelerimiz de darboğaza girmeden sermayelerini üretimlerine aktarabilir.  Bu düşüncelerimizi raporlayarak değerli Valimize de sunduk. Arsa olarak uygun gördüğümüz alanlar, fizibilite çalışmalarımız raporumuzda yer alıyor. Bir örneğini de Büyükşehir Belediyesi’ne iletiyoruz. Kentimizin iki büyük yöneticisinin desteği ile sektörümüze bir sanayi sitesi kazandırma arzusundayız.’

Esnaf ile işbirliği...

Esnaf sanatkarların kent ekonomisinin dinamizmi için gerekli olduğunu belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, ‘Mobilyacılar Odası’nın yeni yönetimi ile tanışma fırsatı bulduk. Pek çok konuda hemfikiriz. Hedefimiz İzmir halkının çıkarlarını gözeterek hizmet verirken, kent ekonomisini kalkındırmak. Sektöre yerel yönetimlerin desteğini masaya yatıracağız. Zafer Koç’un sanayi sitesi konusundaki önerileri de akla yatkın projeler.

Mobilya fuarları...

Bunun dışında Mobilya Fuarları konusunda da bazı görüşmelerimiz oldu. Mobilya sektörü yalnız İzmir’de değil, tüm Türkiye’de ihracat ve üretimi ile ekonomiye katkı veren büyük sektörler arasında yer alıyor. Sektörün İzmir’deki temsilcilerine yardımcı olmak görevimiz. Bize düşen konularda destek vermeye hazırız’ şeklinde konuştu.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/mobilyacilarin-hedefi-sanayi-sitesi-5799.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/mobilyacilarin-hedefi-sanayi-sitesi-5799.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/mobilyacilarin-hedefi-sanayi-sitesi-5799-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/mobilyacilarin-hedefi-sanayi-sitesi-5799.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/mobilyacilarin-hedefi-sanayi-sitesi/20653/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 11:20:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İZTO Başkanı Özgener: Dezenflasyon programı 31 aydır uygulamada ancak enflasyon hala hedeflerin üzerinde]]></title>
			<description><![CDATA[İZTO Başkanı Mahmut Özgener Şubat Ayı Meclis Toplantısı'nda, "31 aydır devam eden dezenflasyon programının mevcut ekonomik göstergeler üzerinde henüz arzu edilen seviyelerde olmadığını ve bununla birlikte, Merkez Bankası hedeflerinin üzerinde kalmaya devam ettiğini" söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[EGEMENLİK - İzmir Ticaret Odası (İZTO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

İZTO Başkanı Mahmut Özgener konuşmasına; İzmir Limanı ile Selanik Limanı arasında Ro-Ro seferleri konusunda yeni bir adım atılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “İki dost liman arasında seferlerin başlatılması sadece iki ülke arasındaki ticaret ve lojistik bağlarını güçlendirmekle kalmayacak, ayrıca İzmir üzerinden deniz yolu ile başlayarak Selanik’e ve devamında Avrupa’ya ulaşan entegre bir taşımacılık olanağı da sunacak. Bir diğer faydası ise; karşılıklı turizm işbirliklerinin geliştirilmesine de zemin oluşturacak.

Daha önce de bu konu pek çok kez gündeme gelmiş ancak son olarak 2022 yılında İzmir ile Selanik arasında seferlerin başlatılmasına yönelik Oda olarak yoğun çalışmalarda bulunmuştuk.

O dönemde, haftada 3 kez olacak şekilde seferlere başlanmış, ancak her iki ülkeden ilgili paydaşlarla birlikte bir tanıtım stratejisi oluşturulamaması, liman ve gümrük süreçlerindeki zorlukların giderilememesi ve bu hattın sürdürülebilirliğini destekleyecek teşvik ve sübvansiyon gibi adımların eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında maalesef başarılı olunamamıştı.

Seferlerin sürdürülebilir olması için en önemli iki konuyu; transit süre ve maliyet hesabı olarak değerlendiriyoruz. Önceki tecrübemizde yaşanan olumsuzluklar giderilerek, hem İzmir hem de Selanik’te liman ve gümrük süreçlerinin operasyonel olarak iyileştirilmesi ve doğru bir plan çerçevesinde teknik konuların eksiksiz hayata geçirilmesiyle, seferlerin kentimiz ve ülkemiz ekonomisi için büyük kazanç olacağına inanıyorum” dedi.

UYGULANAN PROGRAM EKONOMİYİ TIKIYOR

Ülke ekonomisinde yaklaşık 31 aydır dezenflasyon programının uygulandığını belirten Özgener, “Mevcut ekonomik göstergeler çerçevesinde, enflasyon düşüş eğiliminde; ancak henüz arzu edilen seviyelerde değil. Bununla birlikte, Merkez Bankası hedeflerinin üzerinde kalmaya da devam ediyor.

Bu tablo, para politikasındaki sıkı duruşun sürdürülmesini gerekli kılmakla birlikte, finansal koşulların reel sektör üzerindeki baskısını artırmakta ve özellikle üretim, yatırım ve istihdam kararlarını zorlaştırmakta. İş dünyamızın bu süreçte dile getirdiği kaygıların son derece anlaşılır ve haklı olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum.

Merkez Bankası, 12 Şubat’ta açıkladığı 2026 yılı ilk Enflasyon Raporu’nda; yıl sonu enflasyon tahmin aralığını %15–21 olarak güncelledi. Kira artış hızındaki yavaşlama, eğitim ücretlerindeki düzenlemeler ve petrol fiyat beklentilerindeki iyileşme olumlu unsurlar olarak değerlendirilmekle birlikte, kısa vadede yüksek aylık enflasyon riskinin sürdüğünü görüyoruz.

Dezenflasyon programının süresine ve finansal sıkılığın sanayi üzerinde etkilerine ilişkin yapılan değerlendirmelerin, özellikle üretim cephesinde ciddi bir karşılık bulduğunu gözlemliyoruz. Sanayimizin kapasite kaybına uğrayabileceğine yönelik endişelerin gerçekçi bir zemini olduğunu düşünüyor ve bu kaygıları biz de paylaşıyoruz.

Gerçekten de sanayi sektörümüzde; finansmana erişim zorluğu, yüksek işletme sermayesi ihtiyacı, reel kur baskısı, iç talep daralması ve kapasite kullanım oranlarında dalgalanma gibi ciddi sıkıntılar yaşandığını görüyoruz. Özellikle emek yoğun ve KOBİ ağırlıklı sektörlerde bu baskı daha belirgin hissedilmekte.

Ancak burada teknik olarak altını çizmemiz gereken önemli bir husus ise, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmeden, sanayide yaşanan sıkıntıların sürdürülebilir şekilde çözülmesi mümkün gözükmüyor. Her zaman söylediğim gibi, bu bir sarmal: Yüksek ve oynak enflasyon fiyatlama düzenini bozar. Uzun vadeli yatırım kararlarını zorlaştırır. Reel faizi sağlıklı hesaplamayı imkânsız hale getirir. Kaynaklar üretime değil, finansal kazanç (arbitraj) arayışına yönelir.

Sağlıklı rekabet yerine maliyet baskısıyla oluşan adaletsiz fiyatlamalar ortaya çıkar. Bu sarmaldan çıkışın tek yolu da “enflasyonun kalıcı biçimde düşürmek olduğunu” ifade etti.

Özgener, “Bu sarmalı ilk başta tetikleyen unsurun ise geçmiş dönemde uygulanan gevşek para politikalarıdır. Herkesi aynı anda ve koşulsuz destekleyen genişlemeci politikalar; kısa vadede rahatlama sağlasa da orta vadede fiyat istikrarını bozarak hem yatırım ortamını hem de gelir dağılımını daha kırılgan hale getirdi. Dolayısıyla çözüm, sanayinin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmak için ‘enflasyon programından vazgeçmek’ olmamalıdır” şeklinde konuştu.

TEDARİK ZİNCİRİ KIRILMALARI VE EKONOMİK RİSKLER

Makro düzeyde ülkemiz ekonomisinin toplam rekabetçilik göstergelerinde bir çöküş olmasa bile, bazı sektörlerin kalıcı biçimde sistem dışına çıkmasına izin verilmesi; uzun vadede kapasite kaybına, tedarik zinciri kırılmalarına, nitelikli işgücü kaybına ve bölgesel ekonomik zayıflamaya yol açabileceğine vurgu yapan Özgener, konuşmasında daha sonra şu görüşlere yer verdi:

“Ülkemizin sanayi yapısı bir kez dağıldığında, onu yeniden inşa etmenin maliyetinin çok daha yüksek olacağını öngörüyoruz. Bu nedenle politika çerçevemizin iki ayaklı olması gerektiğine inanıyoruz. Birincisi; makro tarafta fiyat istikrarına kararlı ve tutarlı biçimde devam etmek.

İkincisi de; enflasyonun tahminlerden daha yavaş düştüğü bu geçiş sürecinde, belirli sektörlerin, bölgelerin ve gelir gruplarının maruz kaldığı uyum maliyetlerinin eşitsiz dağılımını; akılcı ve hedef odaklı mikro politikalarla hafifletmek. Unutulmamalıdır ki, istihdamı korumanın yolu her koşulda sanayi ve tarımda üretim gücünü korumaktan geçiyor.

Bu mikro politikaların; verimlilik şartına bağlı kredi destekleri, dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarına öncelikli finansman, ihracatçıya yönelik seçici Eximbank kapasite artışı, bölgesel kümelenme destekleri, işgücüne yeniden beceri kazandırma programları şeklinde kurgulanmasının daha efektif olacağı kanaatindeyiz.”

EMEK YOĞUN SEKTÖRLERDE KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR

Dezenflasyon programının etkileri, rekabet ettiğimiz ülkeler ve ürün grupları itibarıyla birbirinden çok farklı şekilde ortaya çıktığını belirten Özgener, konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü:

“İzmir ihracatında makine, plastik, motorlu kara taşıtları ve demir-çelik sektörleri güçlü görünümünü korurken; tekstil, hazır giyim ve metal eşyalar gibi emek yoğun sektörlerde finansman ve maliyet baskısının daha belirgin hale geldiğini ve bu sektörlerin ihracatının düşmekte olduğunu görüyoruz.

Son verilere göre; hizmet sektörünün ağırlığı ve fiyat katılığı nedeniyle yaşam maliyetinin büyük şehirler arasında İzmir, ülke ortalamasının üzerinde seyrediyor.

TÜİK’in 2024 yılı verilerine baktığımızda; İzmir’de genel tüketim harcamalarının fiyat düzey endeksi ülke ortalamamızın %10 üzerinde. Lokanta ve oteller grubunda ülkemizin en pahalı ili konumundayız. Konut ve eğitim harcamalarında da üst sıralarda yer alıyoruz.

Başta genel tüketim harcamaları olmak üzere, ortalamanın üzerindeki fiyat düzeyi maliyetlerin de ülke genelinde farklılaşmasına neden oluyor. Satınalma gücü paritesindeki ayrışma, işgücü maliyetlerinden başlayarak diğer tüm maliyet kalemlerine kadar geniş bir alana sirayet ediyor.

Sektörel yoğunluk nedeniyle, kur etkisi ve rekabet edilen ülke baskısı daha yüksek hissediliyor. Buna ek olarak; maliyetlerde Türkiye geneline göre daha yüksek fiyatlara maruz kalınması da, genel ortalama verilerden yola çıkarak politika yapmanın ötesine geçmemiz gerektiğini gösteriyor.

Ülkemiz ekonomisinin gücünü artırmak için, enflasyonun düşürülmesine çalışmaya devam etmek kadar; uzun süren programın farklılaşan etkilerini azaltmak amacıyla acilen daha fazla mikro politika üretilmesi gereklidir.

Bu politikaların ana hedefinin sıkıntıda olan tüm şirketleri yüzdürmek değil; uzun vadeli büyüme ve rekabet artışına yol açmak amacıyla verimlilik artışı, dijitalleşme, ihracat finansmanına erişim ve teknoloji yatırımlarının öncelikli olmasıdır.

Yeni küresel düzende ekonomik dayanıklılığın; yalnızca para politikasıyla değil, aynı zamanda maliye politikası, yapısal reformlar, ticaret diplomasisi ve bölgesel kalkınma politikalarının eşgüdümü ile sağlanmalıdır.

Bunun yanı sıra, enflasyon kalıcı biçimde tek haneye yaklaşana kadar öngörülebilir para politikası duruşunun sürdürülmesi ve bu yönde politika iletişiminin güçlendirilmesi ile beklenti yönetiminin iyileştirilmesi.

Kamu maliyesinde harcama kompozisyonunun verimlilik ve üretken yatırımlara yönlendirilmesi.

Bankacılık sisteminde kredi tahsis kalitesinin güçlendirilmesi ve kredi büyümesinin üretken sektörlere yönlendirilmesi.

İşgücü piyasasında beceri uyumsuzluğunu azaltacak reformların hayata geçirilmesi, kadın ve genç istihdamını artırıcı düzenlemeler yapılması.

Dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarının hızlandırılması, KOBİ’lerin teknolojiye erişimini artıracak mekanizmalar oluşturulması ve tabii ki en önemlisi Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve yüksek katma değerli üretime geçişi destekleyen sanayi politikaları.

Enflasyonu düşürme kararlılığından taviz vermeden; sektörel, bölgesel ve gelir gruplarına özgü farklılaşan etkileri azaltacak mikro politikaların hızla devreye alınması gerektiği fikrindeyim. Bu çerçevede özellikle üç alanda adım atılmasını bekliyoruz.

İlki; finansal sıkılık döneminde nakit akışı bozulan ancak üretim kapasitesi güçlü firmalar için, geçici ve performans kriterine bağlı likidite destek mekanizmalarının oluşturulması, ikincisi rekabet baskısı altında olan sektörlerde kapasite kaybını önlemek amacıyla, verimlilik ve teknoloji yatırımı şartına bağlı dönüşüm desteklerinin devreye alınması.

Üçüncüsü ise bölgesel maliyet farklılaşmalarını dengelemek amacıyla, üretim ve ihracat odaklı firmalara yönelik seçici ve geçici maliyet azaltıcı uygulamaların tasarlanması ve makro istikrar ile mikro dayanıklılığın birlikte sağlanması önem arz ediyor.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/izto-baskani-ozgener-dezenflasyon-programi-31-aydir-uygulamada-ancak-enflasyon-hala-hedeflerin-uzerinde-2945.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/izto-baskani-ozgener-dezenflasyon-programi-31-aydir-uygulamada-ancak-enflasyon-hala-hedeflerin-uzerinde-2945.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/izto-baskani-ozgener-dezenflasyon-programi-31-aydir-uygulamada-ancak-enflasyon-hala-hedeflerin-uzerinde-2945-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.egemenlik.com.tr/images/haberler/2026/02/izto-baskani-ozgener-dezenflasyon-programi-31-aydir-uygulamada-ancak-enflasyon-hala-hedeflerin-uzerinde-2945.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.egemenlik.com.tr/izto-baskani-ozgener-dezenflasyon-programi-31-aydir-uygulamada-ancak-enflasyon-hala-hedeflerin-uzerinde/20650/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 23:51:04 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>