İzmir’de bu yıl beşincisi düzenlenen Uluslararası Mülteci Film Festivali, yalnızca sinemanın değil, çağımızın en yakıcı gerçeklerinden birinin de sahnesi olarak kapılarını açtı. Halkların Köprüsü Derneği’nin organizasyonuyla gerçekleşen festivalin açılışında yapılan konuşmalar, etkinliğin kültürel bir buluşmanın ötesinde, güçlü bir vicdani ve politik çağrı taşıdığını ortaya koydu.
Festivalin açılışında konuşan derneğin kurucu başkanı Cem Terzi, mültecilik meselesinin yaygın biçimde ifade edildiği gibi bir “sorun” değil, doğrudan doğruya bir sistem sonucu olduğunu vurguladı. Terzi, “Mülteci sorunu yok, mülteci üreten bir sistem var” sözleriyle, savaşlar, ekonomik eşitsizlikler ve iklim krizlerinin yarattığı zorunlu göçlere dikkat çekti.
Konuşmasında küresel ölçekte artan çatışmalara ve özellikle Filistin’de yaşananlara değinen Terzi, yaşananları “bir savaş değil, bir soykırım” olarak nitelendirdi. Dünyanın bu tablo karşısındaki sessizliğini eleştiren Terzi, mevcut düzenin insan hayatını değil, güç ilişkilerini koruduğunu ifade etti.
![]()
Terzi: “Göç bir tercih değil zorunluluktur”
Göçün bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çizen Terzi, “İnsanlar göç etmiyor, sürülüyor” diyerek; bombalar, yoksulluk, açlık ve iklim felaketlerinin milyonlarca insanı yerinden ettiğini söyledi. Akdeniz’i “bir mezarlık”, sınırları ise “kimin yaşayacağına karar verilen bir eleme mekanizması” olarak tanımlayan Terzi, bu düzenin tesadüfi değil, sistematik olduğunu dile getirdi.
Festivalin yalnızca bir sinema etkinliği olmadığını vurgulayan Terzi, bu buluşmayı “bir tanıklık alanı” olarak tanımladı. İzleyicilere doğrudan bir çağrıda bulunan Terzi, tarafsızlığın mümkün olmadığını belirterek, “Ya bu düzenin içindesiniz ya ona karşı” dedi. Konuşmasını ise “Bu dünya merhametle değil; hak, eşitlik ve mücadeleyle değişir” sözleriyle tamamladı.
Festival Başkanı Emel Yuvayapan ise etkinliğin, mültecilere yönelik ayrımcılıkla mücadele eden bir dayanışma zemini olduğuna dikkat çekti. Yuvayapan, festivalin milyonlarca yerinden edilmiş insanın sesine kulak verme çağrısı olduğunu belirterek, sinemanın bu hikâyeleri görünür kılmadaki gücüne vurgu yaptı.
Gösterimler Fransız Kültür Merkezi’nde
Toplam 27 ülkeden 46 filmin gösterileceği festival, 14–18 Nisan tarihleri arasında İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Belgesel, kurmaca, deneysel ve animasyon türlerindeki yapımlar; göç, hafıza ve direniş temalarını çok katmanlı bir anlatımla ele alacak. Gösterimlerin ardından gerçekleştirilecek söyleşilerle izleyiciler, hikâyelerin arka planını doğrudan dinleme imkânı da bulacak.
5. İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali, bu yıl da sinemayı bir anlatım aracının ötesine taşıyarak, küresel vicdana dokunan bir yüzleşme alanı kurmayı hedefliyor.









