EGEMENLİK - Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması misyonu doğrultusunda, Yaşar Müzesi’nde, “Antik Çağda Batı Anadolu Kentlerinde Üretim ve Ticaret” konulu panel düzenledi.
Oturum başkanlığını Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Ersin Doğer’in yaptığı panele; İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi ve Konak-Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Nysa Kazı Başkanı Prof. Dr. Serdar Hakan Öztaner, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Smyrna Bayraklı Höyüğü Bilimsel Danışmanı Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem konuşmacı olarak katıldı.
Panelde, Smyrna’nın ticari bağlantıları, Büyük Menderes Havzası’ndaki üretim faaliyetleri ve Erken Tunç Çağı’nda bölgelerarası ilişkiler gibi antik çağda Batı Anadolu’nun arkeolojik, ekonomik ve kültürel yapısına ilişkin konular değerlendirildi.
![]()
Panelin oturum başkanı Prof. Dr. Ersin Doğer, uygarlığın üretim ve ticarete dayandığını ve buna bağlı olarak panelin konusunun heyecan verici olduğunu vurgulayarak, İzmir’in konumu sebebiyle tarihin her döneminde odak noktası olduğunu ve gözlerin daima üzerinde olduğu İzmir için mücadeleler verildiğini belirtti.
![]()
Prof. Dr. Akın Ersoy, “Smyrna: Yakın/Uzak Kentler ve Coğrafyalar ile Ticari Bağlantıları Üzerine Bir Bakış” başlıklı konuşmasında, kazılarda ortaya çıkan arkeolojik buluntuların Hellenistik ve Roma dönemleri boyunca Efes ve Teos başta olmak üzere çeşitli kentlerle ticari, kültürel ve diplomatik bağlantıları olduğunu aktardı. Smyrna’da zengin bir ticaret ağı olduğunu belirten Akın Ersoy, kazılardaki buluntulardan Smyrna’nın ticari yaşamında 38 kentin izi olduğunu vurguladı. Kendi seramik ürünlerini çoklukla Karadeniz kentlerine pazarlayan Smyrna’nın Akdeniz dünyasından mermer ve seramik ithal ettiği; sağlık, tekstil, gemicilik ve balıkçılığın Smyrna’da öne çıkan sektörler olduğunu anlattı.
![]()
Prof. Dr. Serdar Hakan Öztaner, “Büyük Menderes Havzasının Önemli Kenti Nysa ad Maeandrum’da Üretim ve Ticaret” başlıklı konuşmasında, Nysa’nın ticari ve sosyal yaşamı ile Nysa’daki üretim hakkında bilgi verdi. Nysa’yı çifte kent olarak tanımlayan coğrafyacı Strabon’un gençliğinde eğitim aldığı Nysa gymnasiumu ile Anadolu’da Ephesos Celsus Kütüphanesiyle birlikte en iyi korunmuş örnek olan Nysa Kütüphanesi’nin kentin eğitim, kültür kimliğini gösteren yapılar olduğunu belirtti. Roma Döneminde kentteki üretim ve ticaret ile büyük bir refaha ve zenginliğe ulaşıldığı bunun da kentin planlamasına, anıtsal kamu yapılarının inşasına yansıdığını dile getirdi. Nysa’nın Ephesos başta olmak üzere komşu kentlerle yakın ticari ilişki içerisinde olduğunu, Menderes Nehri üzerinden çeşitli ürünlerin yanı sıra Aphrodisias mermer ocaklarından tiyatronun sahne binasının inşası için mermer blokların getirtildiğini aktardı.
![]()
Prof. Dr. Aylin Ümit Erdem ise, “Eski Smyrna’nın Erken Tunç Çağı’ndaki Bölgelerarası İlişkileri” başlıklı konuşmasında, İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Eski Smyrna’nın (Bayraklı Höyüğü), Erken Tunç Çağı’nda (MÖ 3. binyıl) önemli bir liman yerleşimi olarak bölgelerarası ilişkilerin gelişiminde önemli bir rol oynadığını ve Anadolu kervan yolu üzerinde bulunması nedeniyle Anadolu ticaret ağının önemli bir parçası olduğunu aktardı. Temel geçim kaynakları arasında tarım, hayvancılık ve deniz ürünlerinin öne çıktığını, el sanatları alanında da çanak çömlek, taş alet ve dokuma üretiminin gelişmiş olduğunu belirtti. Erdem, özellikle tunç ve gümüş eserlerin, bölgede madencilikle ilişkili üretim ve ticari faaliyetlerin varlığını gösterdiğini vurguladı.
Etkinliğin sonunda oturum başkanı ve konuşmacılara katkılarından dolayı teşekkür sertifikası takdim edildi.








