• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Sağlık
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji
  • Dünya Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:58
Monreve Group ve OGGUSTO Ege'de gastronomi ve sanatı buluşturuyor
16:46
Sakız Ağacı mirası İstinyePark İzmir’de ziyaretçilerle buluşuyor
10:56
Avrupa ve Orta Asya Bölgesi için tarımın geleceği İzmir’de masaya yatırıldı
10:16
İzmir iş dünyasından anlamlı 1 Mayıs mesajı
10:04
Genç kadınların mesleki eğitimine güçlü destek
09:51
Folkart’tan Meslek Akademisi hamlesi
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Feyzullah Topçu Mali Hukuk Uzmanı
  3. İthalatın üretim üzerindeki etkisi
Yayınlanma: 24 Aralık 2024 - 14:23
Güncelleme: 24 Aralık 2024 - 14:42

İthalatın üretim üzerindeki etkisi

24 Aralık 2024 - 14:23
Güncelleme: 24 Aralık 2024 - 14:42
Yorumlar
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İthalatın üretim üzerindeki etkisi
Feyzullah Topçu Mali Hukuk Uzmanı

Ülkemiz ithalat çöplüğüne döndü. Bu durum ekonomiyi kötü anlamda etkiledi. İçinde bulunduğumuz, ekonomik buhranın sebebi de budur. Burhandan kurtulmanın tek yolu ve reçetesi katma değeri yüksek yatırımları teşvik etmek ve işletmelerin önündeki engelleri kaldırmak, istihdam yaratan bu sektörlere gerektiğinde devlet desteği yapılarak yerli üretimi artırmaktır. 

Acil durumlarda ve yetmediği zamanlarda geçici olarak ithalat yapılabilinir. Bu durum her ülkede yaşanıyor ve kabul edilebilen bir durumdur ama ne yazık ki; ülkemizde hemen hemen her şeyi ithal edecek duruma geldik.

Peki ne oldu da ithal cenneti olduk. Üretici neden üretmiyor. İktidar neden önlem almıyor. Kısaca sebeplerine ve sonuçlarına bir bakalım.

AKP iktidarıTurgut Özal'la başlayan üretimi yok etme politikasını sürdürdü. Cumhuriyet ile birlikte kurulan değerlerimiz olan fabrikaları, işletmeleri ya özelleştirdi, ya da kapatarak varlıklarını yandaşlarına peşkeş çekti. 

Bununla kalmadı, üretim maliyetlerini yükselterek, yatırımcıyı üretim sektöründen uzaklaştırdı. Mevcut üreticiler ise, ya küçülmeye gitti ya da yabancı ortak almak zorunda kaldı. Yerli sanayiyi katma değer yaratan özel sektör üretim yapamaz hale getirildi. Ayakta kalamayan bazı önemli işletmer, rakabet gücleri kalmadığından iflas ederek kapandılar.  

Ana sektör olan makine sanayi, tekstil, gıda, tarım ve hayvancılık sektöründe küçülmeler, üretimi bırakma ve yılğınlıklar oldu. Türkiye tarım cenneti bir ülke iken, neredeyse topraklarımızın tamamından bereket fışkırıyor olmasına rağmen, çiftçi girdi maliyetleri karışında giderek ezildi. Kredisini ödeyemiyor, traktörünü satıyor, topraklarının çoğu bankalar tarafından hacizli gibi sorunların artması ile üretim yapma isteklerini azalttı.

Hayvancılık sektörü için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Yüksek et fiyatları ve yapay et lobisinin şeytani oyunları sonucu, hayvancılık sektöründe de hızla kan kaybediyoruz. Çok ucuza et ithalatı başladı ama tüketiciye bu düşük et fiyatı yansımadı. Tüketiciye piyasa fiyatından satıldı yani yine İTHALATÇI kazandı.

Ayçiçeği yetiştirmeyen Sırbistan'dan 15 bin ton Ayçiçeği Tohumu ithal eden, dünyadaki tek ülkeyiz. İşte bunu fırsat bilen bazı yandaş yerli ve milli şirketlerimiz, başka ülkelerden satın aldıkları Ayçiçek tohumlarını önce, Sırbistana gönderdiler, oradan da % 0 gümrükle ülkemize getirdiler. 

İTHALAT HASTALIĞINA YAKALANDIK

Türkiye tekstil cenneti diye seviniyorduk. Ancak yanlış politikalar sonucu başarılı olduğumuz bu sektörü Mısır'a kaptırdık. Eskiden tekstil ülkemizde  ucuz, yurtdışında pahalıydı; şimdi burada pahalı, yurtdışında ucuz. Türkiye kaynaklarını doğru kullanamıyor. Dünyanın en güçlü tekstil ve hazır giyim üreticisiyken, hala daha birçok ürünün makinesini dışarıdan ithal ediyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye'de teknoloji üreten firmalara devletin yeterli desteği verememesi de yerli üretimi azaltıyor. Ülkede üretilen ürünlerin çoğunun ham maddeleri yurt dışından ithal ediliyor. Kaşıkla topladığımız kaynaklarımızı kepçeyle değil, kazanla dışarıya dağıtıyoruz.

AKP iktidarından önce, kendi kendimize yeterlilik oranımız % 85’ti, bugün bu oran % 51’e düştü. Tüm veriler, AKP’nin tarımda üretmek yerine ithalatı tercih ettiğini açıkça ortaya koyuyor.  

AKP'nin ithalat politikalarının Türkiye’nin üretim işletmelerinin geleceğini yok etti. Üreticiyi koruyoruz diyorlar, üretici dedikleri de ithalatçı, gerçek üretici, ihracatçı da kan ağlıyor.

İthalatın ekonomiye şüphesiz yararları yanında birde çok zararları da var. İhalat kısa vadede ihtiyaç duyulan ürünlerin hızlıca temin edilmesini sağlarken, yerli üretimin azalması uzun vadede ekonomik bağımsızlık ve istihdam açısından riskler oluşturabilir. Özellikle döviz kurlarının dalgalanması ve dış ticaret açıkları gibi konular, ekonomi üzerindeki baskıyı artırabilir.

Yapılan İthalatların büyük kısmı, iktidara yakın şirketler tarafından yapılıyor.

Kim kazanır devlet mi? Yada millet mi?

HAYIR İthalatcı kazanıyor.!

Yurt dışındaki üreticiler kazanıyor.

Peki kim kaybediyor?

 İthalat döviz ihtiyacı doğurur, bu hem dış borcu hem de enflasyonu artırdı. 

 Üretimsizlik işsizliği, işsizlikte fakirliği getirdi.

 Dışa bağımlılık arttıkça, fiyatlar arttı, fırsatçılara gün doğdu.  

İthalat baronları parayı istiflerken, halk ise, yanlış politikaların faturasını öder oldu.

Nasıl Öder?

Yüksek enflasyon, yüksek vergi, yoksulluk, yolsulluk, ahlaki bozulmanın bedelini öder.

Sonuç olarak; kırmızı eti Sırbistan’dan, tohumu İsrail’den, sarımsağı Çin’den, soğanı İran’dan, patatesi Suriye’den, fasulyeyi Etiyopya’dan satın alıyoruz. Bu durumun tek sorumlusu tabiki iktidardır. Üretim planlanması yok. Üreticiye destek ve teşvik yok. Ürettiği malı hak ettiği değerden satamayan, aslan payını aracılara kaptıran, bir sistemde ayakta kalmaları ve para kazanmaları, büyümeleri bu sistemde çok zor. 

Halbu ki; bu ucuz iş gücü sayesinde, Türkiye üretim merkezi olması çok mümkün. İktidarın buna göre, taraflarla bir araya gelip kısa, orta, uzun vadeli gerçekçi planlar yapması, üretimde başarıyı getirecektir. Bu başarı da, dış ticaret açığınının kapanmasına ve ekonominin düzlüğe çıkmasında önemli bir rol oynayacaktır. 

Bu yüzden üretim üretim, üretim diyoruz.


 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kayıt dışı ekonomi - 09 Şubat 2025
  • Temel sorunlarımız - 24 Ocak 2025
  • İsraf ve tasarruf - 14 Ocak 2025
  • Türkiye'de muhalefet partileri - 08 Ocak 2025
  • 2024 yılında hak ve özgürlükler alanında neler yaşandı - 02 Ocak 2025
  • Gelir dağılımı - 18 Aralık 2024
  • Enflasyon ve gerçekler - 10 Aralık 2024
  • Ahlakta yozlaşma - 04 Aralık 2024
  • Türkiye'nin IMF ilişkileri - 25 Mart 2024
  • Halk yorgun ve bitkin - 16 Mart 2024
  • AKP ve kutuplaştırma - 10 Mart 2024
  • Üniversiteli gençliğin bitmeyen sorunları - 04 Mart 2024
  • Yoksul ülkenin yoksul kadınları - 25 Şubat 2024
  • Siyasetin dili - 17 Şubat 2024
  • Ekonomimiz nasıl düze çıkar - 13 Şubat 2024
  • Ekonomide yerel seçim sonrası... - 06 Şubat 2024
  • Ücretlilere yapılan artışların enflasyona etkisi - 17 Ocak 2024
  • Bu politikalar ile ekonomi düzelmez! - 16 Aralık 2023
  • Ahlaki çöküş - 03 Aralık 2023
  • Enflasyonun sosyal yaşama etkisi - 26 Kasım 2023
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
Tuncay Kır
Tuncay Kır
İftarda yoklama
Murat Demircan
Murat Demircan
Akhisar'ın lezzetlerine aşık olacaksınız!
Kayıt dışı ekonomi
Feyzullah Topçu Mali Hukuk Uzmanı
Kayıt dışı ekonomi
KOBİ'leri bekleyen sürpriz
Şerif Yıldız İzmir Mali Müşavirler Odası Başkanı
KOBİ'leri bekleyen sürpriz
İzmir Tarım Grubu'ndan siyasilere açık çağrı
Dr. Pınar Nacak
İzmir Tarım Grubu'ndan siyasilere açık çağrı
Meclis'e sunuldu! Emeklilik yaşı artıyor mu?
Melis Elmen - Sosyal Güvenlik Uzmanı
Meclis'e sunuldu! Emeklilik yaşı artıyor mu?
Ağır engelli çocuğu olan anneler erken emekli olabiliyor!
Yavuz Kurt
Ağır engelli çocuğu olan anneler erken emekli olabiliyor!
1 Mayıs'a övgü
Alpaslan Savaş
1 Mayıs'a övgü
Doğal açıklıktan rahim ameliyatı: Vajinal Histerektomi
Prof. Dr. Ümit İnceboz
Doğal açıklıktan rahim ameliyatı: Vajinal Histerektomi
Aşı zorunlu olabilir mi?
Av. Elvan Kılıç
Aşı zorunlu olabilir mi?
7326 sayılı Bazı Alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasanın getirdikleri
Mehmet Kuzu
7326 sayılı Bazı Alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasanın getirdikleri
Türkiye yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3 büyüdü
Işınsu Kestelli
Türkiye yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3 büyüdü
Genital estetikte doğru bilinen 8 yanlış
Op.Dr. Esra Demir Yüzer
Genital estetikte doğru bilinen 8 yanlış
Adaletle uğraşmayı bırakın!
Ulvi Puğ
Adaletle uğraşmayı bırakın!
Bel fıtığı hakkında doğru bilinen yanlışlar
Doç. Dr. Ahmet İnanır
Bel fıtığı hakkında doğru bilinen yanlışlar
Beyin felcine evde tedavi
Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa
Beyin felcine evde tedavi
5 Haziran Dünya Çevre Günü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı
H. Gökmen Özdemir
5 Haziran Dünya Çevre Günü hiç bu kadar anlamlı olmamıştı
Çok Okunan Haberler
İAOSB Sabahat Dirin Anaokulu açıldı
İAOSB Sabahat Dirin Anaokulu açıldı
İyi yaşam ve eğitim yararına Festiwell 2026 başlıyor
İyi yaşam ve eğitim yararına Festiwell 2026 başlıyor
İzmir iş dünyasından anlamlı 1 Mayıs mesajı
İzmir iş dünyasından anlamlı 1 Mayıs mesajı
Ana Sayfa
Gündem
Ekonomi
Siyaset
Sağlık
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Dünya
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bilim ve Teknoloji
  • Çevre
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim